
Amed’in Sur ilçesinin Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde önceki gün sabah saatlerinde bariyerlerle abluka altına alınıp yıkıma başlandı. Mahalledeki tüm giriş ve çıkışları yasaklayan polis ablukanın içerisinde evi olan yurttaşların dahi alana girmesine izin vermedi.
Sur’a bağlı Alipaşa Mahallesi’nde kepçelerle yıkım sürerken bir bina çöktü. Kepçe çalışırken yıkım müteahhidi Süleyman Baran ve operatörü enkaz altında kaldı. İlk müdahaleyi işçiler yaparken, AFAD ve 112 sağlık ekiplerine haber verildi. Yapılan çalışma sonucu iki kişi enkazdan çıkartılarak hastaneye kaldırıldı. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’ndeki yaralıların tedavisi sürüyor. Mahalle sakinleri, enkaz altında kalan müteahhidin bir ayağının koptuğunu bildirdi.
Önceki gün nöbet başlatan Sur’un Yıkımına Hayır Platformu Eş Sözcüsü Büşra Cizrelioğulları, 28 Kasım 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasağını hatırlatarak, “O dönem yıkılmayan evler ‘Kentsel dönüşüm’ adı altında bugün yıkılıyor. Baskı ve zor aygıtları kullanılarak, halk evlerinden göç ettirilmek isteniyor” dedi. Abluka altındaki mahallerde evlerin boşaltılmasına tepki gösteren Cizrelioğulları, “Halk evine giremiyor. Sokağa çıkma yasağı olmamasına rağmen yasak uygulamasıyla karşı karşıyayız. Mahalleli evini terk etmek istemiyor. Sur’a aidiyet hissediyorlar. Sur hiçbir zaman bu kadar yıkıma uğramadı. İş makineleri ile yıkımlar yapılıyor. Boş evler durduğu halde, insanlar evde iken kepçelerle yıkım yapılıyor” diye konuştu.
Yıkıma karşı başlattıkları eylem ve etkinlikler kapsamında resmi makamlara yaptıkları başvuruların karşılıksız kaldığını ifade eden Cizrelioğulları, devamla şunları söyledi: “Sur halkının yıkımın durdurulması talebi var, bu talep bizim de talebimizdir. Dört aydır yıkımı durdurulması için mücadele ediyoruz.”
İlçede 103 gün süren sokağa çıkma yasağı sırasında yıkıma maruz kalan evlere ait enkazların Dicle Nehri’ne atıldığını ve halkın kendilerine ait eşyaları enkazlar arasında aradığını hatırlatan Cizrelioğulları, yıkımın durdurmasını istedi.
Livaneli’den yıkıma tepki
Sosyal medyada #SurYıkılıyorDurDe hashtagıyla başlatılan kampanya kapsamında konuşan ünlü sanatçı Zülfü Livaneli de yıkıma tepki gösterdi. ”Sur’a sahip çıkalım” diyen Livaneli’nin mesajı şöyle: ”Sur benim için çok önemli. Hayatımda yer tutan bir yer çünkü büyük bir tarihi eser ve UNESCO’ya göre bütün tarihi anıtlar korunmalıdır. Bana göre en büyük anıt insandır, orada (Sur’da) yalnız binalara değil insanlara yapılanlar da benim yüreğimi yaktı ve ben bunu protesto etmek için UNESCO’daki büyük elçilik görevimden istifa ettim. Yani ben Sur’u yüreğimde hiçbir zaman terk etmedim. Türkiye’de kendini sorumlu hisseden, bu ülkeye bağlı hisseden, bu toprağa ve Sur’a bağlı hisseden hiç kimsenin de terk etmesini de istemem, Sur’a sahip çıkalım.”
UNESCO’yu eleştirmişti
Yaklaşık 20 yıl UNESCO’nun iyi niyet elçiliği görevini yürüten Livaneli, 25 Mayıs 2016’da görevinden istifa ettiğini açıklamış, istifasına ‘kurumun, hükümet politikalarını eleştiremez konuma düşmesini’ gerekçe göstermişti. Livaneli istifa mektubunda UNESCO’ya şöyle seslenmişti: “... Bunlar karşısında susarak insanlık zirveleri yapmak ve soyut barış söylemlerinde bulunmak, UNESCO’nun temel idealleri ile çelişki oluşturuyor. Sur’daki tarih hazinesi yok edilirken İstanbul’da Dünya Kültür Mirasını Koruma konuşmaları yapmak iki yüzlülük anlamına geliyor.”
AMED