
Kürtlerin varlığını kabul etmeyen AKP iktidarı, bir yandan çözüm istiyormuş gibi HDP heyeti aracılığıyla olumlu bir hava yansıtırken diğer yandan siyasi soykırıma ısrarla devam ediyor. Bu duruma dikkat çeken KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Kürt halkı bu operasyonları kesinlikle serhildan gerekçesi olarak görüp direnişle karşılık vermelidir” dedi.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, AKP Hükümeti’nin bir taraftan toplumda sahte algı ve umutlar yaratırken, bir taraftan da her gün direnen onlarca Kürt’ü gözaltına aldığı, işkenceden geçirip tutukladığına dikkat çekildi. “Bu uygulamalar AKP’nin Kürt halkının varlığını kabul etmeyen zihniyetinden kaynaklanmaktadır” denilen KCK açıklamasında, şöyle denildi: “Kürtlerin halk olarak varlığını kabul etmeyen bu politikalardan, Kürt sorununun çözümü adına beklenti içinde olmak ve bu zihniyetle müzakere yapmak kesinlikle mümkün değildir. Çözüm ve müzakere için AKP iktidarının her şeyden önce Kürt halkının varlığını kabul etmesi, buna saygı duyması ve TC yasalarında net olarak yer vermesi gerekmektedir. Kürt halkının varlığını tanımayan, halen ret ve inkar politikalarında ısrar eden AKP iktidarı ile Kürt sorununun çözümü müzakere edilemez. Çözüm ve müzakere için Kürtleri halk olarak tanımak şarttır. AKP iktidarı bunu kabullenip tüm kamuoyuna açıkça deklere ettiğinde ancak samimiyetinden söz edilebilir. Aksi durumda ret-inkar üzerine kurulu her türlü soykırım ve psikolojik savaş politikalarını sürdürdükçe Kürt halkının buna karşı varlığını koruma ve özgürlüğünü geliştirme mücadelesini kararlı biçimde yükselteceği açıktır.”
Serhildanla yanıt verilmeli
Meclis’teki ‘güvenlik yasası’na dikkat çeken KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “AKP’nin yeni güvenlik yasasıyla asker ve polis güçlerine tanıdığı yetkiler; tekçi, oligarşik, faşist iktidarına karşı direnen herkese ve Kürt halkına toplu gözaltı ve tutuklama cesareti vermiştir” tesptinde bulundu. Son günlerde Kürdistan’da siyasi ve kültürel soykırım operasyonları yoğun biçimde devam ettiğine işaret eden KCK, “Kürt halkı bu operasyonları kesinlikle serhldan gerekçesi olarak görüp direnişle karşılık vermelidir. Hiçbir yurtsever Kürt ve direnişçi AKP’nin siyasi-kültürel soykırım operasyonlarına tepkisiz kalmamalı, AKP’nin polis güçleri hiç kimseyi öyle rahat biçimde tutuklayamamalıdır. Her tutuklama yeni serhildanlara neden olmalıdır” dedi.
Misilleme hakkımız doğar
Halkın geliştirdiği serhildanların haklı ve meşru olduğunun altını çizen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, AKP’ye uyarısını yineleyerek şöyle dedi: “Kürtler varlığını korumanın, özgürlüğünü geliştirmenin mücadelesini vermektedir. Sürekli operasyonlar geliştirerek halkımızın iradesini kırmaya ve direnen güçleri teslim almaya çalışan AKP’nin zorba politikaları olmaktadır. Hareket olarak AKP’yi bir kez daha uyarıyoruz. Kürtler üzerinde siyasi-kültürel soykırım operasyonlarını geliştirip tutuklamalara devam ederse bizim de misilleme hakkımız doğacaktır. Biz de halkımız üzerinde baskı uygulayan ve suç işleyenleri gözaltına alıp tutuklayarak kendi hukukumuzu uygulayacağız.”
581 kişi tutuklandı
6 Ekim’de başlayan Kobanê serhildanı ardından AKP Hükümeti, ‘KCK operasyonları’na benzer gözaltı ve tutuklama furyası başlattı. Operasyona paralel olarak ‘güvenlik yasası’nı da gündeme getiren ve Meclis’e taşıyan iktidarın operasyonu bir buçuk aydır aralıksız devam ediyor. Kürdistan kentleri olmak üzere Kobanê eylemlerinin yapıldığı merkezlerden her gün gözaltı ve tutuklama haberleri geliyor. HDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş gazetemize; 6 Ekim-18 Kasım tarihleri arasında, 2 bin 265 kişinin gözaltına alındığını, en az 581 kişinin tutuklandığını açıkladı. Tutuklananlar arasında sayıları netleştirilememekle birlikte gençler ve çocukların çokluğu da dikkat çekiyor. Beştaş’ın verdiği bilgiye göre tutuklananlar arasında yaşları 13-15 arasında değişen en az 20 çocuk da bulunuyor.
Dün 17 gözaltı
Kobanê serhildanına katıldıkları gerekçesiyle Patnos, Taşlıçay ve Tutak’ta dün 17 kişi gözaltına alındı.
Ağrı’nın Taşlıçay (Avkevir) İlçesi’nde gözaltı furyası devam ediyor. Sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında Fevzi Dağ (29) Yusuf Aladağ (60), Erol Işık (40), Sevdin Taşdemir (51) ve HDP Yöneticisi Haci Murat (45) gözaltına alındı.
Patnos’ta da sabaha karşı birçok eve polisler tarafından baskın düzenlendi. Ramazan Uygar (65), DBP’li İl Genel Meclis üyesi Atilla Uygar (45), Cahit Uygar (18), Abdullah Uygar (24) Sefa Başboğa (19) Nasır Çakan (22), Behçet Usboğa (20), Ali İhsan Karakurt (18) gözaltına alındı. Kurdegöz köyündeki ev baskınlarında ise İ.S. (17) ve İ.S. (17) adlı çocuklar gözaltına alındı. Patnos’ta önceki gün gözaltına alınan Vedat Durcu (25) ise “örgüt üyesi” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine konuldu.
Tutak İlçesi’nde ise B.T. (17) ve Ferdi Dinç (36) çarşı merkezinde polisler tarafından gözaltına alınarak emniyete götürüldü.
ESP’ye operasyon: 18 gözaltı
İstanbul’un Gaziosmanpaşa, Sultangazi, Sancaktepe ve Eyüp ilçelerinde Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) üyelerinin evlerine dün eşzamanlı baskın yapıldı. ESP Sancaktepe ve Sultangazi ilçe binasına da baskın düzenleyen polis, bazı afişler ile bilgisayara el koydu. HDP PM Üyesi Erdal Demirhan’ın da aralarında bulunduğu 18, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Dört kişi hakkında ise yakalama kararı bulunuyor. ESP Genel Başkanı Sultan Ulusoy, baskınlara ilişkin, “Rojava devrimi ile dayanışma mücadelemiz ve ‘direnenler buluşuyor’ şiarıyla düzenlenecek olan etkinliğimiz bizi özel olarak hedef haline getirdi. Kobanê ile dayanışmasını yükselten partimizin terörize edilmeye çalışıldığını düşünüyoruz” dedi.
Gün TV evine baskın
Amed’de yayın yapan Gün TV çalışanlarının kaldığı eve önceki gece saat 03.00 sıralarında özel harekat timleri eşliğinde polislerce baskın yapıldı. Baskında binanın ve TV çalışanlarının kaldığı dairenin kapıları polislerce koçbaşı ile kırıldı. Evin altını üstüne getiren polisler, TV muhabiri Kübra Söylemez’i hakkında arama olduğu gerekçesiyle gözaltına aldı. TV çalışanı Selamet Turan, “Kapıyı açmaya gidene kadar kapıyı kırıp, içeri girdiler. Bir ikisi hariç diğerlerinin yüzleri maskeliydi. Bizi yerlere yatırdılar. Kübra’yı da yerde kelepçelediler. Evi aradılar ve hepimizi bir odaya aldılar. Her şeyi dağıttılar. Kafamıza silah dayayıp, konuşmamıza bile izin vermediler” dedi.