Siyasal ve Sosyal Araştırma Merkezi (SAMER), Kürt illerinde, Türk Başbakan Recep T. Erdoğan tarafından açıklanan 'demokratikleşme paketi' sonrasındaki algı ve beklentileri tespit etmek amacıyla bir kamuoyu yoklaması yaptı. Kuzey Kürdistan'da 22 ilin kent merkezinde, 3 bin 171 hanede rastgele seçilen örnekleme yüz yüze görüşmeler ile anket uygulayan SAMER, araştırmaya katılan grupların yüzde 67,2’sinin kimliğini Kürt, yüzde 21,1’inin Türk ve yüzde 2,2’sinin de Arap olarak tanımladığı bilgisini verdi.


Süreç olumlu gidiyor: Yüzde 39,6

SAMER anketinde, çözüm süreci üzerine olumlu gelişmelerin yaşandığını düşünenlerin sayılarında ciddi düşüş yaşandığı dikkat çekti. 21 Mart 2013 tarihinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Newroz’da okunan mesajı sonrasında SAMER tarafından yapılan ve Nisan ayında kamuoyuyla paylaşılan araştırmada "yüzde 74,4’lük bir kesimin son dönemde Kürt sorununun çözümüne ilişkin bir takım olumlu gelişmeler yaşandığı" görüşüne sahip olduğu hatırlatılarak, "Ekim ayında yapılan araştırmada ise Kürt sorununun çözümüne ilişkin bir takım olumlu gelişmeler yaşandığı görüşüne sahip olanların oranının yüzde 39,6’ya indiği görülmektedir" denildi.

Hükümetin projesi yok: Yüzde 32,2

Yine bir başka trajik oransal düşüş, araştırma dahilinde sorulan "Hükümetin Kürt sorununun çözümüne dair somut projeleri olduğunu düşünüyor musunuz” sorusuna ilişkin yanıtlarda belirginleşiyor. Zira SAMER’in Nisan ayında yaptığı araştırmada hükümetin Kürt sorununun çözümüne ilişkin somut projelerinin olduğunu düşünme oranı yüzde 53,8 olarak hesaplanmışken, bu araştırmada alınan yanıtlara göre araştırma grubunun yüzde 32,2’si hükümetin Kürt sorununun çözümüne dair somut projeleri olduğunu düşünmektedir."

Paket talepleri karşılamıyor: Yüzde 66,7

Araştırmada, 'demokratikleşme paketi'ne ilişkin yöneltilen sorularda ise yüzde 66,7’lik bir çoğunluk bu paketin toplumun taleplerini karşılayamayacağını düşündüğünü açıkladı. Paketin Kürt sorununun çözümü noktasında yeterli olup olmayacağı sorusuna ise sadece yüzde 17,4'lük bir kesim olumlu yanıt verdi. Araştırmada, başörtü yasağının ve öğrenci andının kaldırılması ise destek buldu.

Özel okulda anadil yetmez: Yüzde 76,5

"Özel okullarda anadilde eğitim" ise yüzde 76,5'lik bir oranla olumsuz karşılanıyor. Bununla beraber, araştırma grubunun yüzde 91,4'ü anadilde eğitim için çocuğunu özel okula gönderme olanağı bulunmadığını belirtiyor.

Beklenen talepler

Yapılan araştırmada, bu bulguların yanında, "Bir sonraki 'demokrasi paketi'nde sizce hangileri yer almalıdır" şeklinde bir soruya verilen yanıtların oranı ise şöyle:
* Yüzde 74’ü Kürtlerin statüsünün tanınmasının demokrasi paketinde yer almasını,
* Yüzde 74,8’i devlet okullarında anadilde eğitimin yer almasını isteğini,
* Yüzde 71’i Kürtçenin resmi dillerden biri olarak kabul edilmesini,
* Yüzde 68,9’u demokratik özerkliğin,
* Yüzde 71,3’ü genel affın,
* Yüzde 76,7’si yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin bir sonraki demokrasi paketinde yer alması yönünde görüşler sunuyor.

Suriye politikası olumsuz: Yüzde 64,2

Araştırma sonuçlarına göre; hükümetin Suriye'deki Kürtlere yönelik politikası da, ankete katılanların yüzde 64,2'si tarafından olumsuz bulunuyor.

Öcalan'ın koşulları değişmeli: Yüzde 70

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın iletişim olanaklarının artırılmasının gerektiğini düşünenler de çoğunlukta. Araştırmaya katılanların yüzde 70'e yakını Öcalan'ın olanaklarının artırılmasını isterken; yüzde 63,8'i de Akil İnsanlar Heyeti'nin Öcalan ile görüşmesi gerektiğini dile getirdi.

Çatışmadan endişe duyanlar: Yüzde 54,2

Araştırma grubuna “silahlı çatışma ortamının tekrar başlayacağına dair endişeleriniz var mı” sorusu da yöneltildi. Alınan yanıtlara göre araştırma grubunun yüzde 54,2’si silahlı çatışma ortamının tekrar başlayacağına dair endişe taşıdığını bildirdi. Bunun nedeni sorulduğunda ise, silahlı çatışma ortamının başlayacağından endişe duyanların yüzde 39’u hükümetin üzerine düşeni yapmadığı ve atılan adımların eksik olmasından dolayı endişe duyduğunu belirtti.

 AMED