Sürekli bir direniş gerekiyor

Forum Haberleri —

.

.

  • Kürtler tarihi ve kritik bir kavşaktalar. Kazanma ve özgürleşme şansları var. Türk devleti ne yaparsa yapsın Kürtleri yenemez. Yeter ki, Kürtler onların aleti ve işbirlikçisi olmasınlar. Bunun için Kürdistanlı bütün yurtseverlere büyük görevler düşüyor.

ZEKİ AKIL

Kürt halkı çok kritik bir tarihi dönemeçten geçiyor. Türk devleti bütün gücüyle imha konseptini devreye sokarak Kürt halkının taleplerini bastırmak ve kazanımlarını ortadan kaldırmak istiyor. Özellikle 2015’ten beri aralıksız bir saldırı var. Cumhuriyet tarihinin en ırkçı, faşist ve gerici koalisyonunu oluşturdular. MHP-AKP ve Ergenekon eksenli bütün ulusalcı ve devletçi güçleri birleştirip harekete geçirdiler. Cumhurbaşkanlığı sistemi adı altında Türkiye’deki bütün demokratik kazanımları da ortadan kaldırarak faşist bir sistem oturtmaya çalışıyorlar. Baskıcı faşist bir sistem kurmadan Kürtlere karşı soykırım politikalarını uygulayamazlardı. Bu açıdan Kürt düşmanlığı ve imhası aynı zamanda demokrasi karşıtlığına ve kazanımların hedeflenmesine denk düşüyor.

Türk devletini yönetenler savaş ve ırkçı, milliyetçi hamaset dışında bütün rezervlerini tükettiler. Erdoğan ve şürekası 2002’den beri Türkiye’yi yönetiyor. Türkiye’nin hiçbir sorununu kalıcı bir çözüme kavuşturamadı. Kürt sorunu daha kanlı ve içinden çıkılmaz bir hale getirildi. Kıbrıs sorunu olduğu gibi duruyor. Demokratikleşme tersine geriletildi. Ekonomi iflasta. AB’ye gireceklerini söylüyorlardı, şimdi daha da uzaklaştılar. Komşularla sıfır sorundan her yerde ve herkesle savaş haline geldiler. Özgürlükler tümüyle budandı. Basın Erdoğan’ın emrine verildi. Adalet sistemi diye bir şey kalmadı.

Türk dış politikası şimdi Putin ve Trump tahterevallisinde. Erdoğan sıkıştığında ya Putin’e ya da Turmp’a dayanarak durumu kurtarmaya çalışıyor. Suriye’yi işgal ve Libya’daki savaş tümüyle bu eksende yürüyor. Akdeniz’deki basit bir petrol ve gaz araması bile kriz ve savaş çığırtkanlığı üzerinden yürüyor. Çünkü Erdoğan ve Bahçeli yönetiminin elinde başka bir güç kalmamıştır. Yumuşak güç denilebilecek politika, ekonomi, kütür gibi araçlar cephaneliklerinde kalmamıştır. Kala kala savaş ve milliyetçi hamasete kalmışlar.

Bu kadar sıkışmış ve bütün dünyada artık teşhir olmuş Türk faşizmi Kürt halkını soykırıma tabi tutup sonuca gidebilir mi? Kürt halkı dünyada en fazla tanınır ve bilinir bir dönemi yaşıyor. Hala hak ettiği kadar destek gömüyor. Bu da egemen güçlerin çıkarlarını halkların varlığından ve demokratik değerlerden üstün görmesinden kaynaklanıyor. Ancak Kürtler eskiden daha fazla dünyadan izole edilmiş ve dışlanmışlardı. Şimdi bu önemli oranda aşıldı. Bu açıdan Türk devleti acele ediyor. ABD, NATO, Rusya dahil bütün güçleri kullanarak, taviz vererek, tehdit ve şantaja başvurarak sonuca gitmek istiyor.

Bir avuç Êzîdî’nin kaldığı Şengal’i bile savaş alanına çevirmekten geri durmuyor. Suriye, Irak dahil nerede Kürtler ve kazanımları varsa üzerine çuvallanıyor. Ancak elindeki bütün savaş makinasına ve devletlerle olan ittifaklarına rağmen Kürtleri yenemiyor. Çünkü Kürt halkı artık bilinçlenmiş ve örgütlenmiş bir halktır. Kürt partileri tümüyle bir araya gelemediler. Aralarındaki sorunları ve çelişkileri demokratik mekanizmalarla çözemediler. Ancak halk tabanda birleşiyor. Halkın tümü birlikten yanadır. Bu Kürdistan devriminin en büyük kazanımıdır.

Kürtlerin gerekli birliği kuramamalarına rağmen Türk devleti onları yenmeyi başaramıyor. Bunun için sürekli Kürtleri birbirine düşürmeye, bir kısmını yedeğine almaya çalışıyor. Kuzey’de Hizbullah’ı kullandı. Koruculuğu örgütledi. Güney’de sürekli bir işbirlikçi Kürt ayağını öğütlemek için uğraştı. Bugün yine aynı oyun tezgahlanıyor. YNK bu tezgaha yatmayınca hemen onları tehdit ettiler. ENKS, PYD ve diğer partilerle birlik görüşmelerine başlayınca onları hedeflediler. En değme işbirlikçisi de olsa kim ki, Kürtlerin çıkarlarını ve birliğini savunsa hemen hedefe konuluyor.

Türk devleti şimdi saldırılarını Güney üzerinde yoğunlaştırmış. Özellikle Heftanîn’den iç alanlara yerleşmek istiyor. Bütün tekniğini, hava gücünü vb. kullanıyor. Buna rağmen başarma şansı yoktur. Onun için KDP’yi daha fazla bu savaşa çekmeye, işbirlikçi Kürt ayağını aktifleştirmeye çalışıyor. Kürt halkı şunu iyi bilmelidir; Türk devleti kendi gücüne dayanarak Kürtleri yenemez. Kürtleri darbelemek için mutlaka bir Kürt işbirlikçi desteğe ihtiyacı olacaktır. Bugün de işbirlikçi ayak olarak KDP kullanılmak isteniyor. Maalesef KDP kendisini bu noktaya getirdi. Türklere o kadar askeri üs vererek, ekonomisini o kadar onlara dayandırarak kendisini de büyük bir tuzağa düşürdü. Bugün Güney’de sadece gerilla güçleri tehdit altında değildir. Güney’in bütün kazanımları da tehlikede. Türk soykırımcıları asla Kürdistan’ın bir parçasının özgürleşmesini kabullenemezler. MHP gibi bir parti bugün iktidarda, onların ideolojisi hükümete ve devlete hakim. Güney de dahil bütün Kürdistan soykırım kıskacında.

Tekrara belirtelim, Kürtler tarihi ve kritik bir kavşaktalar. Kazanma ve özgürleşme şansları var. Türk devleti ne yaparsa yapsın Kürtleri yenemez. Yeter ki, Kürtler onların aleti ve işbirlikçisi olmasınlar. Bunun için Kürdistanlı bütün yurtseverlere büyük görevler düşüyor. Başta sanatçıları, aydınları, kadın ve gençlik kesimi harekete geçmelidir. Kazanma şansını elimizden kaçırmayalım. Türk faşistlerine fırsat yaratmayalım. Gerçek bir seferberlik halinde olmak ve harekete geçmek zamanıdır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.