Selahattin Yıldırım yoldaş, Çorum Alaca’da doğdu, çok genç yaşta devrimci mücadelede yerini aldı. Çorum olayları sürecinde özellikle devrimcilerin oluşturduğu direnişe aktif olarak katıldığı için hakkında davalar açıldı, yargılanma süreci başladı. Ülkeyi terketmek zorunda kaldı ve birçok devrimci gibi onun için de sürgün yılları başladı. 

12 Eylül faşist darbeler cuntasının iktidara gelmesiyle gericilik ve yenilgi yıllarının başlaması onda hiçbir zaman yılgınlık ve karamsarlık yaratmadığı gibi, onun mücadele azminin daha da artırdı. Sürgünde faşizme karşı sürdürülen mücadeleye aktif olarak katıldı, mitinglerde, yürüyüşlerde, dayanışma açlık grevlerinde en ön saflarda yerini aldı. Zindanlardaki yoldaşlarıyla devrimci dayanışmayı örgütleyenlerin arasına katıldı. Devrimci kişiliği ve duruşuyla daima düşüncelerinden taviz vermeyen, teslimiyeti ve yılgınlığı red eden, daima devrimin ve devrimci mücadelenin yanında yer alan bir örnek insandı.

Selahattin Yıldırım yoldaş her zaman sosyalist olarak işçi sınıfının mücadelesinin örgütleyicisi, uluslararası işçi hareketinin aktif savunucusu ve pratikte uygulayıcısı olmuştur. Bu bağlamda Enternasyonalist bakışı hiç eksik olmadı onun yaşamında.

Selahattin yoldaşı anarken, onun kişiliği ve mücadelesi bizim için belirleyici:

-Selahattin, işçi hareketiyle bütünleşmiş bir işçiydi. Her dönem işçi örgütlerine, sendikalara bağlı olarak faaliyet sürdürdü. Yerli ve göçmen işçilerinin birliğini sağlamak için Türkiyedeki işçi hareketiyle dayanışma eylemlerini Avrupa çapında örgütleyen oldu. Bu noktada Deri işçilerinin, ups işçilerinin, Ünaldı dokuma işçilerinin, Tekel işçilerinin vb. onlarca grevle dayanışmak için mücadele etti, uluslararası delegasyonların oluşturulmasında yerini aldı. Uluslararası alanda ILO’yu ve Avrupa Sendikalar Birliğini kazanarak, onların Türkiyedeki işçi hareketiyle dayanışmaların en önemli sesi ve örgütleyicisi oldu. Tekel grevi sürecinde Ankara’da binlerce işçiye hitap eden konuşmalar yaptı.

-1 Mayıs’ta Taksim yasağını kaldırmak ve bu meydanın işçilerin 1 Mayıs alanın çevrilmesini sağlamak için Selahattin’in yoldaşın girişimiyle Avrupa çapında NGG Gıda İşçileri Sendikası Dortmund şubesinin çağrısıyla delegasyonlar oluşturulup, İstanbul Taksim mitingine katılım sağlandı. Burada delegasyon adına Selahattin yoldaş kürsüden yüzbinlerce işçiye seslenerek bu dayanışmanın önemini aktardı.

-Selahattinin yaşamında barış hareketine aktif olarak katılma mücadelesi de önemli bir yer tuttu. 90’lı yıllarda Körfez savaşı sırasında başlayan barış mücadelesi daima önemli bir halka oluşturdu yaşamında. Başta Irak ve Balkanlardaki emperyalist saldırılar olmak üzere emperyalist savaşlara barış mücadelesinin en önünde yerini aldı. 

-Ötekileştirilen, ezilen bütün halklarının mücadelesinin yanındaydı Selahattin. Başta Kürt halkıyla dayanışmak olmak üzere bütün ötekileştirilen kimliklerin (Alevi, Ermen vb.) haklarını korumayı görev bildi. Faşizmin zulmüne ırkçı soykırım saldırılarına karşı kürt özgürlük mücadelesinin yanında oldu.

-12 Eylül faşist generallerinin, işkencecilerinin yargılanması için oluşturulan komitenin içinde yer alıp, işçi sendikaları ve insan hakları örgütleriyle birlikte heyet oluşturup Ankara’da başlayan darbecilerin yargılanması için başlayan davaya katıldı.

Selahattın yoldaşın yaşamında enternasyonalist kişilik, kimlik ve vatan duygusunun üzerindeydi. Yurtdışındaki siyasi faaliyetlerinden dolayı pasaportu Türk devleti tarafından iptal edildikten sonra bir dönem vatansız statüsünde yaşadı. Bu noktada 17 ülkeden Türkiye sürgünlerinin bir araya gelerek oluşturduğu Sürgün Meclisinin oluşumuna katıldı. Sürgünlerin özgürce ülkelerine geri dönmeleri mücadelesine omuz verdi.

Selahattin yoldaş dar grup çıkarları yerine tüm işçilerin, emekçilerin antifaşist ve demokrasi mücadelesinin fedakar savunucusu oldu. Daima sosyalistlerin, ezilenlerin ve ötekileştirilenlerin yanında yerini aldı. Azimle mücadele etti.

Birbuçuk yıldır mücadele ettiği beyin tümörünü yenemedi. Hatta İstanbul’da ilk beyin tümörü ameliyatına girdiğinde doktoruna şunları söylemişti: ‘Beyinimi size teslim ediyorum, fakat özgürlükçü, eşitlikçi, demokratik, hürriyetçi ve adaletçi yanına dokunmayın.’ – İşte bununla bütünleşiyordu Selahattin yoldaşımız.

Geride dolu dolu bir yaşam bıraktı bize. Bizleri, bu ansız erken acı kayıp derin etkiledi. Onu mücadelemizde ve anılarımızda yaşatacağız. Bizim için Selahattin daima sıcak ve samimi bakışıyla, güzel gülüşüyle dinamik ve hareketli davranışıyla belleğimizde yerini alacaktır.

Böyle de uğurluyoruz yoldaşımızı, dostumuzu...