Irak'ta Musul'a bağlı Güney Kürdistanı'ın Hewlêr kentine  yaklaşık 100 kilometrede uzaklıkta bulunan Maxmur Kampı sakinleri, 1994 yılında Türk devletinin sürgün ettiği Kürtlerden oluşuyor. Kampın bugünkü nüfusu 12 bine ulaşmış durumda. Çöl ortasında tam bir Kürt kasabası görünümüne sahip Maxmur'da, sürülmüşlüğe ve sürgünlüğe inat örnek model bir Kürt dünyası yaşanıyor. Tüm kurum ve kuruluşlarıyla Maxmurlulara hizmet veren belediye ve halk meclisleri, bir de 'Rojev' adında Kürtçe gazete çıkararak Kürdistan'ı ve dünyayı Maxmurlulara ulaştırmaya çalışıyor.


Rojev 10 yaşında
İlk baskısını 2004 yılında yapan Rojev, ilk çıktığı dönemlerde 15 günde bir okurlarıyla buluşuyor. Ancak ilginin artmasıyla 2008 yılından itibaren haftalık baskısı yapılıyor. Ekonomik yetersizliklere rağmen gördüğü ilgiyle birlikte profesyonelliği esas alan gazete, her geçen gün kendisini geliştirerek kurumsallaşmış durumda. Sekiz sayfa olarak çıkan gazetenin ağırlıkta kadınlar olmak üzere, toplam 10 muhabir ve büro çalışanı mevcut. Maxmur'da hazırlanan ve Hewlêr'de baskısı yapılan gazetenin aktüel ve dosya haberler olmak üzere köşe yazarları, forum, kültür-sanat, kadın, gençlik, toplum-yaşam, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın yazılarının yer aldığı Önderlik ve bulmaca sayfaları bulunuyor.

Ekonomi ve dağıtım sorunu

Maxmur halkının yakından takip ettiği gazete, zaman zaman Hewlêr'de çalışan Kürt işçilerin de ilgi alanı içinde yer alarak okunuyor. Şu an bini aşkın tirajı olan gazetenin en önemli sorunlarının başında ekonomik yetersizlikler ve dağıtım ağında yaşanan aksaklıklar geliyor. Okur kitlesinin yaklaşık 2 binin üzerinde olduğunu belirten gazete çalışanları, Kürtçe okuma noktasında yaşanan yetersizlikler, özellikle Hewlêr'de yaşanan dağıtım sorunları ve haftalık çıkmanın getirdiği eksikliklerden dolayı istenilen tiraja ulaşamadıklarını vurgulayarak, "Tüm bu yetersizliklere rağmen bin kişinin düzenli bir şekilde Kürtçe okuması bizim için çok önemli ve bu rakamı oldukça ciddiye alıyoruz" diye belirtiyor.   

Gündemi okurlar belirliyor

Tüm gazetelerin gündemleri sayfa editörlerin katıldığı toplantılarda belirlenir. Rojev gazetesi ise, gündemini okurlarıyla birlikte yaptığı toplantılarda belirliyor. Her hafta dönüşümlü bir şekilde gazete bürosuna gelen genç, yaşlı, kadın, erkek Maxmur halkı gündem toplantılarına katılarak  kendileri için öncelikli konu ve sorunlar hakkında görüş bildirip gündemi belirliyor. Gazetenin imtiyaz sahibi, yazı işleri müdürü, editör gibi sıfatlara sahip olmadığını belirten Rojev Gazetesi çalışanları, "Biz okurlarımız için çıkıyoruz. Onların sesi olmak önceliğimizdir. Gazete biz, muhabir veya büroda çalışanların değil onlarındır. Okurlarımızda öyle görüyor" diye belirtiyor.

'Sürgünlük bir yazgı değildir'

Gazete sayfalarını attırmayı hedeflediklerini sözlerine ekleyen gazete çalışanları, Etruş Kampı'ndan Maxmur'a kadar çok uzun bir yol katettiklerini belirterek, "Buraya ilk geldiğimizde tam bir çöl ortasıydı. Su yok, bir tek ağaç yok, elektrik yok ve sıcaklık 55' dereceye kadar yükseliyordu. Önce derme çatma çadırlarda yaşadı insanlar. Sonra imar planı çıkartılarak, evler yapıldı, mahalleler kuruldu. Şimdi gördüğünüz gibi burası tam anlamıyla yeşil bir kasaba görünümünde. Bunları gerçekleştiren halktı" ifadesine yer verdi. Sürgünlüğün bir yazgı olmadığını da vurgulayan Rojev çalışanları, "Halkımızı yerinden, yurdundan sürerek sürgüne gönderdiler. Kaybolacağımızı ve bir daha yüzümüzü ülkemize çevirmeyeceğimizi düşünüp planladılar tüm bunları. Ama olmadı. Şimdi burası bir Kürdistan" diye belirtti.  

'Aynı geleneği paylaşıyoruz'

Yeni Özgür Politika gazetesi ile aynı geleneği paylaştıklarına dikkat çeken Rojev çalışanları, Avrupa'da sürgünde yaşayan Kürdistanlıların sürgünlüğe karşı çıkışlarını, sürgünlüğü boşa çıkarmalarının ve kimliklerini korumalarının tek yolunun örgütlü olmaktan geçtiğini belirterek, "Halkımızın kendi elleriyle ve emekleriyle ortaya çıkardığı değerlere sarılması, sürgünlüğe inen bir tokat anlamına gelir. Yeni Özgür Politika Gazetesi de sürgünlük yazgısına karşı çıkışın adıdır. Ona sahip çıkarak, okuyarak, okutarak veya abone olarak sürgünlüğümüzü boşa çıkarmış olurlar. Yeni Özgür Politika ve Rojev yalnızca bir gazete değil, aynı zamanda sürgünlüğe karşı toplumsal bir duruş ve değerdir" ifadelerine yer verdi.


ALİ ONGAN