
Arap Birliği’nin Suriye’nin üyelik kararını dondurmasından sonra sokaklara çıkan Esad taraftarları ülkedeki büyükelçilik binalarına saldırmıştı. Baskına uğrayan elçilikler arasında muhaliflere açık destek veren Türkiye’nin de elçiliği vardı. Elçilik baskınından sonra Şam yönetimini tehdit eden Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, hemen ‘Ulusal Konsey’ Başkanı Burhan Galyun’la görüştü. Davutoğlu, görüşme sırasında yaptığı açıklamada, kısa bir sürede Konsey’in önemli çalışmalara imza attığını, Konsey’in hedeflerine ulaşması için her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. Suriye Ulusal Konseyi’nin Suriye halkının iradesini yansıttığını ifade eden Davutoğlu, Ulusal Konseyi tanıdıklarını kaydetti.
Saldırılar için tampon bölge
Türkiye, öncelikle muhalifler için bir tampon bölge oluşturmayı düşünüyor. Tampon bölge, Türkiye-Suriye sınırında oluşturulacak ve bölgenin 5 kilometre olacak. Türkiye tampon bölge için Çarşamba günü toplanacak Arap Birliği’nden destek arayacak.
Söz konusu tampon bölge Suriye rejimine yönelik saldırılar için kullanılacak. Türkiye bu saldırılar için de denetimi altında tuttuğu Özgür Suriye Ordusu’nu kullanacak. Türkiye silahlı muhalifler ile Ulusal Konsey’i de birleşterecek. Bu birleşme için Ulusal Konsey ile Özgür Suriye Ordusu önceki gün Türkiye’de ilk toplantılarını gerçekleştirdi.
‘Fransa hazırlıklara başladı’
Libya’da Kaddafi rejimine yönelik askeri operasyon başlatan ve bunun karşılığında da Libya’daki petrolün denetimini sağlayan Fransa da Suriye’ye yönelik askeri operasyon hazırlığında olduğu belirtiliyor. Hükümete yakın bir askeri uzman, TTW’ye yaptığı açıklamada “Savunma Bakanlığı’na bağlı operasyon merkezine, Suriye’de olanlara başa çıkabilmek için plan ve senaryoların oluşturulması yönünde emirler verilmeye başlandı” dedi. İsmini açıklanmasını istemeyen uzman, Kaddafi rejimine karşı elde edilen ‘başarı’nın Suriye’de askeri müdahalede bulunmaya cesaretlendiğine dikkat çekti. Söz konusu kişi, olası bir saldırıda Fransa’nın yalnız olmayacağını da belirterek “Fransa, bazı müttefik ülkelerle askeri hareket planlarını koordine etmeye başladı” dedi.
Libya’ya saldırıda Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’ye “savaş danışmanlığı” yapan ‘filozof’ Bernard Henri Lévy, Le Parisien gazetesine verdiği mülakatta “şu veya bu şekilde, Beşar Esad listedeki bir sonraki isim” demesi ismi açıklanmayan uzmanın görüşlerini destekliyor.
Rıfat Esad: Göreve hazırım
Öte yandan daha önce baba Hafız Esad ile Beşar Esad’ın yardımcılığını yapan ve Fransa’da yaşamını sürdüren Abdülhalim Haddam da Mısır’ın el Yovm gazetesine yaptığı açıklamada Rusya ve Çin’in muhalefetine rağmen askeri müdahalenin mümkün olabileceğini söyledi. Haddam, NATO’nun Yugoslavya’ya müdahalesini örnek vererek “Hatırlarsanız, bazı ülkeler Rusya’nın muhalefeti nedeniyle uluslararası bir karar olmaksızın Yugoslavya’ya müdahalede bulunmuştu. Beşar Esad’ın sonu Libya’nın eski lideri Kaddafi’nin sonu gibi olacak” açıklamalarında bulundu.
Yine Esad ailesinden olan ancak rejime karşı hareket eden Rıfat Esad da iktidarı devralmak için hazır olduğunu duyurdu. El Arabiya televizyonun haberine göre Beşar Esad’ın amcası olan Rıfat Esad, Beşar’ın görevini kendisine veya ailenin bir başka üyesine devretmesi durumunda kendisine uluslararası garanti verilmesini teklif etti.
‘Krizin sonuna geliyoruz’
Suriye yönetimi de bu savaş iddialarına karşı sert çıktı. Dün bir basın toplantısı düzenleyen Dışişleri Bakanı Velid Muallim, Suriye’nin Libya olmadığını dile getirerek, “Libya’daki senaryo Suriye’de tekrar edemez” dedi. Avrupa Birliği ile ABD’nin yaptırımlarının kendilerini etkilemediğini savunan Muallim, “Gelişmeler Suriye halkını endişelendirecek düzeyde değildir” dedi. Suriye’deki krizin sonuna gelindiği ileri süren Muallim ayrıca Arap Birliği’nin sivil çözüm planını rafa kaldırdıklarını belirterek, “Suriye’nin üyeliğinin askıya alınması sonrasında Arap planını uygulamaya sıcak bakmıyoruz” ifadelerini kullandı. Diplomatik temsilciliklere yapılan saldırılardan dolayı da özür dileyen Muallim, ancak Esad taraftarlarının bir daha elçilik baskını yapmayacağı konusunda net konuşmadı. Muallim “ (elçilik baskınları) bu konuda özür diliyorum ve bir daha tekrarlanmaması umudumu ifade ediyorum” demesi dikkat çekti.
ŞAM