Birleşmiş Milletler (BM) aracılığıyla kararlaştırılan Suriye'deki ateşkes bu gece yerel saatle 24'te yürürlüğe girecek. Suriye'de savaşan taraflardan YPG ile Ceyş El Suwar'ın bileşeni olduğu Demokratik Suriye Güçleri'nin (QSD) yanısıra Esad rejimi ile Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerin desteklediği Suriye Muhalefeti Yüksek Müzakere Komitesi de bu gece başlaması öngörülen iki haftalık geçici ateşkese uyacaklarını duyurmuştu. QSD bileşenleri meşru müdafaa haklarını saklı tuttuklarını da belirtmişti. DAİŞ ve El Kaide bağlantılı Nusra Cephesi ile onlarla birlikte hareket eden radikal dinci gruplar ateşkes kapsamına alınmadı. Bu nedenle de bu örgütlere yönelik operasyonlar devam edecek. 


ABD ve Rusya sorumlu olacak

Birleşmiş Milletler (BM)  ateşkes anlaşmasından çoğunlukla Rusya ve ABD’nin başkanlığındaki Uluslararası Suriye Destek Grubu’nun sorumlu olacağını söyledi. BM yetkilileri, "Şiddeti durdurma konusunda büyük sorumluluk Uluslararası Suriye Destek Grubu’na ve Suriyeli taraflar üzerinde etkiye sahip tüm ülkelere düşüyor" diyor. 


Türkiye sorun çıkarıyor

Ancak Destek Grubu üyesi Türkiye, "ateşkes bizi bağlamaz" diyerek YPG ile müttefiklerine yönelik saldırılarını sürdüreceğini belirtiyor. ABD ile Rusya Türkiye'den Rojava ile Suriye'deki yerleşim alanlarına yönelik bombardımanlarına son vermesini bekliyor. 


Ateşkes denetlenecek 

Öte yandan ateşkesi denetleyecek olan uluslararası çalışma grubu dün akşam Cenevre'de ilk toplantısını yaptı. Uluslararası Suriye Destek Grubu’nun oluşturduğu ateşkes görev gücünün çalışmalarına BM’nin Suriye Özel Temsilcisi Steffan De Mistura da katılıyor. 


Başarıya ulaşacak mı?

BM’nin beklentisi iki haftalık geçici ateşkesin yarım kalan Suriye barış görüşmelerinin yeniden devamına zemin hazırlaması. Hatta her şey yolunda giderse ara verilen Suriye görüşmelerinin 7 Mart'ta yeniden Cenevre'de devam edebileceği dahi belirtiliyor. Ancak geçici ateşkesin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı konusu halen muamma. Zira Suriye'de hem şiddetli bir iç savaş hem bölgesel güçler arasında bir vesayet savaşı yaşanıyor. ABD, Rusya, İran, Irak, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler de hem doğrudan hem de sahada destekledikleri güçlerin eliyle savaşın tam içindeler. Rusya ve İran, Esad rejiminin tarafında; ABD ile Türkiye ve Suudi Arabistan ise karşı tarafta yer alıyor. Ancak müttefik olmalarına rağmen ABD ile Türkiye arasında dahi büyük politika farklılıkları yaşanıyor. ABD, Türkiye'nin DAİŞ, El Nusra, Ehrar El Şam gibi örgütlerle işbirliği yapmasından ve PYD ile YPG'ye yönelik düşmanca tavrından oldukça rahatsız. Son dönemlerde Türkiye'nin YPG mevzilerini bombardımana tutmasıyla iki ülke arasında iyice tırmanan gerilim basın aracılığıyla yapılan sert açıklamalara yansıyacak kadar aleni bir şekilde devam ediyor. Tüm bunlar da ateşkesi tehlikeye sokuyor. Bu nedenle de önümüzdeki günler çok kritik. Eğer tüm taraflar siyasi çözümden yana gerçek bir irade gösterirse ülkeyi kan gölüne çeviren savaş uzun vadede son bulabilir. Aksi halde barış için çaba göstermeyenleri tarih yargılayacak. 


 HABER MERKEZİ