HDP Eşbaşkan Yardımcısı Hişyar Özsoy, ABD’nin çekilme kararının ardından birçok gücün buradaki boşluğu doldurmaya çalışacağını ve Suriye’de sert müzakerelerin olacağını söyledi. Türkiye’nin tampon bölge planının tutmayacağına dikkat çeken Özsoy, Kürtler için de; “Sahada başarılı olmak yeterli değil diplomaside de başarılı olmak lazım”  dedi.

SELMAN GÜZELYÜZ / MA/ANKARA

ABD Başkanı Donald Trump, 20 Aralık’ta DAİŞ’e karşı “zafer” ilan ederek Suriye’den çekileceğini söylemesi sonrası Türkiye de, ABD’nin boşaltacağı alanları doldurma arayışına girdi. ABD’nin söz konusu kararı sadece uluslararası alanda değil ABD iç kamuoyu ve siyaset çevrelerinde de önemli tepkilere neden oldu. Çekilme kararı, daha sonraki günlerde farklı boyut kazandı. ABD Başkanı Trump son olarak yine sosyal medya üzerinden “Biz Suriye’den çekildikten sonra Kürtlere saldırırlarsa, Türkiye’yi ekonomik olarak çökertiriz. 20 millik (32 km) güvenli bölge kuracağız. Aynı şekilde Kürtlerin de Türkiye’yi provoke etmesini istemiyoruz” açıklaması tartışılmaya devam ediyor.

HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Hişyar Özsoy, ABD’nin çekilme kararı başta olmak üzere Suriye’ye dair yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

Trump’a baskı yapıldı 

ABD’nin Suriye’den çekilme kararının hesapsız alındığını ve hem Washington hem de diğer ülkelerin bu anlamda kaygılarını dile getirdiklerini söyleyen Özsoy, “Bu kaygılardan bir tanesi de ‘Türkler Kürtlere saldırabilir’ şeklindeydi.  İşin doğrusu batı kamuoyunda özellikle de ABD basınında Kürtlere karşı muazzam bir sempati durumu oluştu. Trump’a çok ciddi yüklendiler. Belli ki Trump daha önce hesaplamadan yaptığı kalkışmaya yönelik bir takım girişimler yapıyor. Biliyorsunuz Bolton, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey ile birlikte Türkiye’ye geldi. Beyaz Saray ve dış işlerinde bir takım görüşmeler var. Ama belli ki çekilme kararından hoşnut olmayan kesimler, Trump üzerinde önemli bir baskı kurmuş ve Trump bu baskılar sonucunda Türkiye’ye yönelik böylesi bir açıklama yaptı” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin tampon planı tutmaz 

Suriye sınırında “Güvenli bölge” kurulacağı yönünde yapılan açıklamaları da hatırlatan Özsoy şöyle devam etti: “Şimdi Türkiye eskiden beri ‘tampon bölge oluşturulsun’ diyordu. Ama Türkiye’nin tampon bölgeden kastı Efrîn’den Irak sınırına kadar bütün Rojava ile Türkiye arasındaki sınıra 25-30 km içeri girerek, orayı komple işgal ederek bir tampon bölge oluşturma planı vardı. Ancak görünen o ki, Türkiye’nin planladığı tampon bölge planı tutmayacak. Çünkü ABD çekildiği zaman o sınır bölgelerine Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden kimi güvenlik güçlerinin oraya konuşlandırılması şeklinde bir öneri taslağı vardı. Doğrusu Türkiye’nin işgalindense bazı Arap güçlerin o bölgelere yerleşmesi konusuna Esad da olumlu baktı.”

Tüm politikaları iflas etti

Türkiye’nin Suriye’de uyguladığı çift başlı politikadan kaynaklı her iki küresel güç olan Rusya ve ABD’yi zorlayan bir noktaya geldiğini aktaran Özsoy’a göre, Türkiye Suriye’de çamura batmış vaziyette. Özsoy, Suriye’de tüm politikaları iflas eden Erdoğan’ın Moskova ile ABD arasındaki gerilimleri dengeleyerek mesafe almaya çalıştığını ve Kuzey ve Doğu Suriye’ye işgal operasyonun diplomatik çerçevesini oluşturmayı amaçladığını söyledi. Özsoy, gelinen vaziyete planlanan işgal operasyonun çerçevesinin hala oluşturulamadığının da altı çizildi.

Sert bir dönem 

Trump’ın verdiği ilk karardan sonraki boşluğu doldurmaya çalışan çok fazla güç olduğuna dikkat çeken Özsoy, “Bu sebeple Trump’ın aldığı kararın olduğu gibi uygulanacağı görünmüyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönem,  çok sert müzakerelerin olacağı bir dönem olacak. Türkiye eğer karambolden de faydalanıp Rojava’ya girmeye çalışırsa, Suriye denklemini çok fazla karmaşıklaştıracak ve batının orada kalması için çok daha güçlü bir zemin olacak. Yani öyle bir durumda ABD’nin geri çekilmesi ve çıkıp gitmesi o kadar mümkün görünmeyecektir” diye de ekledi.

Kocaman bir Kürt meselesi var 

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun; “Biz hiçbir zaman dışarıda da içeride de Kürt düşmanlığı yapmıyoruz” söylemine hatırlatan Özsoy, “Devlet aklı Kürtleri yok etmek üzerine kodlandı” dedi.  Özsoy, “Artık kocaman bir Kürt meselesi var. Hem bölge de hem de dünyada Kürtler var. Düşünün ki artık ABD, Rusya Türkiye İran herkes Kürt sorunun içine girmiş. Ama asıl mesele; Türkiye’nin kendi sınırları içerisindeki kocaman bir Kürt meselesine ne yapacağını bilememe sorunu” diye konuştu.

Kürtlerin ellerini hızlı tutmalı 

Kürtlerin diplomasi mücadelesi yoğunlaştırmaları gerektiğini ifade eden Özsoy şöyle devam etti: “Rojava’da bir model var; yani oralarda yaşayan değişik halkların müzakeresine, ortak yaşamasına, dair bir model üretmişiz. Bu çerçevede Suriye’deki Kürtler sadece Esad rejimi ile değil, diğer halklar ile diplomasilerini müzakerelerini çok yoğunlaştırmaları gerekiyor. Araplar, Türkler ve diğerler halklar ile...  En nihayetinde buradaki halklar, nasıl bir siyasal bir form içinde yaşayacaklarına dair karar verecekler. En büyük tehlike o kadar güç kavgası içerisinde, kan içerisinde kimse bu halklar nasıl bir arada yaşayacak sorusuna bir cevap veremiyor doğru düzgün. Kürtlerin en azında buna verdikleri bir cevap var. Dolayısı ile kendi modellerini diğer halklara çok yaygın şekilde anlatmak durumundalar. Son olarak da Kürtlerinki bir varlık yokluk meselesidir. Bu kadar saldırı karşısında da Kürtlerin esnek bir takım taktikler ile yeni ittifaklar bularak Ortadoğu’da ilerleyeceklerdir. Biraz ellerini hızlı tutmaları lazım. Çünkü zaman çok önemlidir. Bunu Efrîn meselesini referans alarak söylüyorum. O dönemde bazı müzakereler için geç kalınmıştı. Ama en seri şekilde müzakerelerini yürütüp ittifaklarını güçlendirip, hem yerelde hem diplomatik alanda hem de diğer Kürtler ile birlikte bu durumu bir fırsata dönüştürebilirler. Tehlikeler var kriz çok büyük ama Kürtler için fırsatlar da var. Sadece sahada olmak, savaşta başarılı olmak değil, aynı zamanda bu işin diplomasisinde de başarılı olmak lazım. Yani sahada kazandığınızı masada kaybetmemek için biraz daha çalışmaya ihtiyaç var.”