Suriye’ye için bugün kritik gün. Zira İngiliz Parlamentosu’nun askeri hareketa onay vermesi halinde Britanya, ABD ile Fransa’nın BM raporunu beklemeden Suriye’ye saldıracağı ileri sürülüyor. Suriye’ye askeri müdahale tartışılırken bir yandan da propaganda ve diplomasi savaşı sürüyor. Beyaz Saray, “Amaç rejim değişikliği değil” derken, Obama ile Cameron dün de iştişarelerini sürdürdü, BM’den ise “diplomatik çözüme şans verin” çağrısı geldi. BM Özel Temsilcisi Brahimi de ABD ile müttetfiklerine “Müdahale için BMGK kararı gerekli” dedi.


‘Hedef rejim değişikliği değil’

ABD ve İngiltere, Suriye’de kimyasal silah kullanılıp kullanılmadığına dair BM araştırmasının sonucunu beklemeden müdahale hazırlıklarını hızlandırıp askeri operasyon için üs arayışına girerken saldırının en erken bugün başlayabileceği ve üç gün süreceği iddia ediliyor. Beyaz Saray’a göre 3 günle sınırlı olacak operasyonun amacı Esad rejimine mesaj vermek. “Değerlendirmekte olduğumuz seçenekler arasında rejim değişikliği bulunmuyor” şeklinde konuşan Beyaz Saray sözcüsü Jay Carney, “Konu kimyasal silahların kullanılmasını engelleyen uluslararası standartların çiğnenmesine bir yanıt verilmesiyle ilgilidir” dedi.

İstihbarat raporu bekleniyor

Ancak ABD, henüz kimyasal saldırıya ilişkin istihbarat raporunu açıklamadı. Raporunun bu hafta içinde açıklanması bekleniyor. Beyaz Saray sözcücü Carney, raporun bazı bölümlerinin kamuoyuna açıklanabileceğine işaret etti. Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi Başkanı Mike Rogers de istihbarat birimlerinden yetkililerle görüşmelerinin ardından yaptığı açıklamada, Esad rejiminin kimyasal saldırının arkasında olduğuna dair inandırıcı kanıtlar bulunduğunu savundu.

Biden ‘kesin’ dedi

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden da saldırının ardında Suriye rejiminin olduğundan şüphe duymadığını, buna “kesinlikle bir yanıt verilmesi” gerektiğini vurguladı.

Suriye ‘bahane’ diyor

Suçlamaları kesin bir dille reddeden Esad yönetimi ise “Kimyasal bahane” diyor ve saldırı olması durumunda kendilerini güçlü bir şekilde savunacaklarını söylüyor.

Diplomasi savaşı yürütülüyor

ABD ve İngiltere arasında Suriye diplomasisi de hızlandı. ABD Başkanı Barack Obama ile İngiltere Başbakanı David Cameron dün telefonda Suriye’ye müdahale seçeneklerini konuştular. Görüşmeden sonra İngiliz Başbakanlığı‘ndan yapılan açıklamada iki liderin, kimyasal silah saldırısından Esad rejiminin sorumlu olduğu konusunda hiç bir kuşkuları bulunmadığı vurgulandı. İngiltere Başbakanlığı, Obama ve Cameron’un bu kuvvetli inancını “Rejim güçleri o sırada söz konusu bölgeyi muhaliflerden geri almaya çalışıyordu ve muhalefetin, bu tür bir kimyasal silah saldırısı kapasitesi olduğuna dair hiç bir kanıt yok” diyerek gerekçelendirdi. Dünkü temas, Obama ile Cameron arasında son bir hafta içinde yapılan ikinci telefon görüşmesiydi.

‘Kara operasyonu düşünülmüyor’

ABD, İngiltere ve Fransa, Esad rejimine karşı olası bir askeri müdahale için hazırlıklarını sürdürürken, Beyaz Saray sözcüsü, ABD Başkanı Barack Obama’nın kara operasyonu dışında seçeneklere sıcak baktığına, askeri olmayan seçeneklerin de halen göz önünde bulundurulduğuna işaret etti.

İngiltere de yoğun hazırlık
Suriye’deki gelişmeler üzerine tatilini yarıda keserek ülkesine dönen İngiliz Başbakan David Cameron dün Ulusal Güvenlik Konseyi acilen toplayarak, olası bir harekatın saldırı planlarını masaya yatırdı. Toplantıya ordu ve istihbarat kurmayları ile ilgili bakanlar da katıldı. Toplantı öncesi basına konuşan Cameron, “henüz müdahale kararı alınmadı” dedi.

Parlamento karar verecek
Ancak İngiliz Parlamentosu, Esad rejiminin kimyasal silah kullandığı iddialarına ne şekilde karşılık vereceği konusunu görüşmek üzere bugün acil toplanıyor. Özel oturumda, İngiltere’nin olası bir askeri müdahaleye katılımın oylanması bekleniyor. Ancak herhangi bir harekat takviminin açıklanması beklenmiyor. İngiliz hükümeti, milletvekillerini yaz tatili sırasında göreve çağırarak, Suriye konusunda düzenlenecek özel oturuma katılmalarını istedi. Meclisin yaz tatili normal koşullar altında gelecek Pazartesi günü sona eriyordu.

BM’ye taslak sunuldu
Ayrıca İngiltere, Suriye’de Esad rejimi tarafından kimyasal silah kullanılmasını kınamak ve sivilleri korumak için gereken adımların atılması amacıyla Birleşmiş Milletler’e (BM) karar taslağı sundu. Taslak, İngiltere Başbakanı David Cameron tarafından Twitter hesabında duyuruldu. Cameron, attığı Tweet’te, “BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye’ye olan sorumluluğunu sürekli yerine getirmesi gerektiğinden bahsettik. Bugün, bunu yapmak için bir şansımız var” dedi. Haber hazırlandığı sırada ABD’nin Newyork kentinde bulunan BM’deki görüşme henüz başlamamıştı.

‘Müdahale iç savaşı bitirmez’

ABD ve müttefikleri, Suriye’ye askeri operasyon seçeneğini de Güvenlik Konseyi’nde değerlendirmeyi düşünse de Çin ve Rusya’nın veto hakkını kullanmasından endişe ediyor. Zira Rusya, Çin ve İran askeri müdahaleye şiddetle karşı çıkıyor. Moskova ve İran, askeri müdahalenin “felaketle sonuçlanabileceği”ne dikkat çekiyor. Rusya Parlamentosu Başkanı Sergey Narişkin de dünkü açıklamasında Suriye’ye olası askeri müdahalenin iç savaşı bitirmeyeceğini, aksine güvensizliği ve tansiyonu yükselterek daha büyük kayıplara yol açacağını yineledi. Narişkin, Suriye’de durumun çok karmaşık ve gergin olduğuna dikkati çekerek, Batılı politikacıları bu ülkeye olası askeri müdahale fikrini bir kez daha düşünmeye davet etti.

‘Aksine felaket getirir’
İran’dan dün ise en üst düzeyde açıklama yapıldı. Ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney müdahaleye karşı çıkarak, “Amerikan müdahalesi bölge için bir felaket olacak. Bölge barut fıçısı gibi. Gelecek önceden bilinmez” uyarısında bulundu.


‘Türkiye’ye uyarı’
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Seyid Abbas Arakçı da Suriye’ye karşı yapılacak bir harekata katılmanın sadece İsrail’in çıkarlarına yarayacağını belirterek, Türkiye ve bölge ülkelerini uyardıklarını duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Seyid Abbas Arakçı, “Türk dostlarımızı Suriye’ye karşı girişilecek bir saldırının Siyonist rejimin çıkarlarına hizmet edeceği konusunda dikkatli olmaya çağırıyoruz” dedi. Olası bir saldırının Ortadoğu’yu sarsarak, bütün bölgeye yayılabileceğini söyleyen Arakçı, “Bütün bölge akılcı davranmalı ve krizin hazmedilemeyecek boyutlarını ulaşmasına izin vermemelidir” çağrısında bulundu.

‘Esad Tahran’da değil’
Beşar Esad’ın ailesiyle birlikte İran’a kaçtığı iddiaları da İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yalanlandı. İran Dışişleri Bakanlığı’nın bir sözcüsü Esad’ın İran’a kaçtığı iddialarını “gülünç” olarak nitelendirdi.

Davutoğlu Suudi Arabistan’da
Baştan beri uluslararası toplum içinde Suriye’ye karşı bir ‘gönüllü ülkeler ittifak’ oluşturulmasından söz eden Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise dün kendileri gibi askeri müdahaleyi destekleyen Suudi Arabistan’ı ziyaret etti.

Almanya çekimser
Almanya’nın tutumu ise belirsizliğini koruyor. Başbakan Angela Merkel, Almanya’nın olası bir müdahaleye katılıp katılmayacağı konusunu açık bırakırken, Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, “Şayet zehirli gaz kullanıldığı kesinlik kazanırsa, uluslararası toplumun harekete geçmesi zorunlu olur” demesi dikkat çekti.

Irak hava sahası açmıyor
İtalya ise BM’siz bir müdahaleye soğuk. İtalya Dışişleri Bakanı Emma Bonino “İtalya, BM dışındaki askeri bir oluşumda yer almayacak” dedi. Irak, ABD’ye hava sahasını kullandırmayacağını duyururken, operasyon planlamalarına ev sahipliği yapan Ürdün, komşuya saldırıya rampa olmayacaklarını kaydetti.

Venezuala ‘savaş büyür’ dedi
Venezuela Devlet Başkanı Maduro da kendi halkına karşı kimyasal silah kullandığı gerekçesiyle Suriye’ye askeri müdahalede bulunmanın bölgede “korkunç bir savaşa” yol açabileceği uyarısında bulundu.

Piyasaları vurdu
Öte yandan uluslararası piyasalarda Suriye’ye askeri müdahale kaygısı sürüyor. Asya hisse senetleri dün de düşmeye devam ederken petrol fiyatları tırmandı.

HABER MERKEZİ




BM denetçileri hala Şam’da


BM’ye bağlı silah denetçileri geçen hafta Şam yakınlarında kimyasal saldırı düzenlendiğinden şüphelenilen yerleri ziyaret etmeye devam ediyor. Salı gününden bu yana Şam’da bulunan BM denetçileri, güvenlik koşullarının elverişli olmaması nedeniyle zorluk yaşıyor. Heyet, önceki gün konvoylarına keskin nişancılarca ateş açılması üzerine çalışmalarına ara vermişti. Güvenlikleri sağlanan uzmanlar dün yeniden sahaya çıkarak incelemelerine devam etti.

‘BM kararı gerekir’
Ayrıca müdahalenin, BM uzmanlarının Suriye’yi terk ettikten sonra başlayacağı iddia ediliyor. BM’nin Suriye elçisi Lahdar Brahimi de denetçilerin çalışmaları tamamlanana kadar beklemesi çağrısında bulundu. BM’nin Cenevre ofisinde dün basına açıklamalarda bulunan Brahimi, ABD ile müttefiklerine seslenerek “Müdahale için BM Güvenlik Konseyi’nin kararı gerekli” dedi. Cenevre-2 Konferansı için ABD ve Rusyalı yetkililerle görüşmeye devam ettiğini de belirten Brahimi, ancak konferansın ne zaman yapılacağının henüz netlik kazanmadığını söyledi.

Diplomatik çözüm çağrısı

Öte yandan BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ise Suriye’deki iç savaşa diplomatik çözüm bulunması çağrısında bulundu. Uluslararası Adalet Divanı’na ev sahipliği yapan Lahey’deki Barış Sarayı’nın 100. kuruluş yıldönümü kutlamasına katılan BM Genel Sekreteri, burada yaptığı konuşmada, Suriye’de kimyasal silah iddialarını araştıran BM heyetine çalışmalarını tamamlaması için süre tanınmasını istedi. Suriye’de diplomasiye şans tanınması gerektiğinin altını çizen ve taraflara birbirleriyle konuşmaları çağrısında bulunan Ban Ki Moon, “Barış ve diplomasiye şans verin” dedi.