EHMED SEMÎR-BESÊL REŞÎD / ANHA/QAMISLO
Rojava yönetiminin Suriye ile ilişkilerini değerlendiren Bedran Çiya, "Biz Suriye ile diyaloga varız ve bu konuda ciddiyiz. Ancak şimdiye kadar ciddi bir adım görmedik. Diyalog konusunda ciddi değiller" dedi.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Yürütme Meclisi Eşbaşkan Yardımcısı Bedran Çiya Kurd, Demokratik Toplum Hareketi’nin (TEV-DEM) Qamişlo’daki yıllık toplantısında konuştu. Ortadoğu ve Suriye’deki son siyasi gelişmeleri değerlendiren Bedran, uluslararası koalisyon güçlerinin bölgeden çekilmesi, Türk devletinin Suriye topraklarında yayılan işgalciliği, Suriye güçlerinin sınırda konuşlanması, QSD’nin direnişi, uluslararası destek ve Suriye ile Özerk Yönetim arasındaki diyalog süreci gibi konularda önemli değerlendirmelerde bulundu.
DAİŞ’i yok etmemizden rahatsızlar
QSD’nin DAİŞ’i yok ettiğine işaret eden Bedran, “DAİŞ’in yok edilmesi dünya ile bizim aramızdaki ilişkilerin başlamasının ilk adımı oldu. Suriye’deki krizle ilgilenen kimi devletler başta Türk devleti olmak üzere DAİŞ’in yok edilmesinden rahatsız oldular. Türk devleti kendi çıkarlarını korumak için diğer taraflara da baskı yaparak bizim kazanımlar elde etmememiz için her yolu denedi. Suriye krizinin çözümü için yapılan toplantılara katılmamız Türk devleti tarafından engellendi. Türk devleti Anayasa Komitesi çalışmalarına katılmamızı da engelledi” diye konuştu.
Uluslararası koalisyon sözünü tutmadı
Türk devletinin hem ABD’den hem de Rusya’dan destek görmeye çalıştığını ifade eden Bedran, “Rusya ve ABD ikisi de Ortadoğu’daki hegemonyasını artırmak için uğraşan iki devlet. Hegemon devletler kendi aralarında anlaşarak Türkiye’nin Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî’yi işgal etmesine izin verdi. Yaklaşık 5 yıldır uluslararası koalisyon ile ortak çalışma yürütüyoruz. Türk devletinin saldırılarından önce uluslararası koalisyon devletleri Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik her türlü saldırının karşısında durma sözü vermişti. Fakat bu devletler verdikleri sözleri unuttular. Birçok askeri üslerinden çekildiler. Türkiye'nin bize saldırmasına yol verdiler” ifadelerini kullandı.
Efrîn, Serêkaniyê, Gire Spî özgürleşecek
Bedran, Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî’nin özgürleştirilmesi kendileri için stratejik bir dava olduğunun altını çizerek, “İşgal edilen topraklarımız özgürleşene kadar mücadelemiz sürecek. Suriye ile yaptığımız anlaşma askeri bir anlaşmaydı. Anlaşma kapsamında Suriye güçleri Dêrik’ten Minbic’e kadar sınır hattına konuşlandı. QSD güçleri her alanda savaştaydı. Suriye güçleri uluslararası yola kadar gelerek durdu. Savaş alanına girmedi. Rusya, elimizdeki her şeyi Suriye’ye teslim etmemiz için bize tehditler savurdu. Hiçbir tehdide boyun eğmedik ve teslim olmadık” şeklinde konuştu.
QSD’nin zayıflamasının terörün yeniden canlanması anlamına geldiğini kaydeden Bedran, dünya devletlerinin bunun farkında olduğunu ve kimsenin QSD’nin zayıflamasını istemediğini söyledi.
Suriye diyalogta ciddi değil
Suriye ile yapılan çözüm diyaloglarını değerlendiren Bedran, “Biz Suriye ile diyaloga varız ve bu konuda ciddiyiz. Bazı kırmızı çizgilerimiz var bunlardan vazgeçmeyiz. Bu şartlarımızdan birincisi Özerk Yönetim’in tanınması ve kabul edilmesi ikincisi de QSD’nin kabul görmesidir. Suriye ile yaptığımız her diyalogda bölgede yaşayan Kürt, Arap ve Süryani tüm halklar yer aldı” dedi.
Suriye’nin ise diyaloğa ciddi yaklaşmadığını söyleyen Bedran, “Şimdiye kadar ciddi bir adım görmedik. Rusya bizi ve Suriye’yi yakınlaştırmak istiyor. Fakat Suriye hiçbir şartımızı kabul etmiyor. Diyalog konusunda ciddi değiller. Sürekli şiddet dilini kullanıyorlar. Bu nedenle diyalog süreci uzun sürecek gibi görünüyor" ifadelerini kullandı.