• Şehit Rıza Altun arkadaş, nasıl bir kadro olunacağına verilecek en iyi örnektir. Bütün süreçlerin mücadele ruhunu, azmini, cesaretini, kararlılığını yakalamayı başarmıştı.
  • Şehitlerin tarihi mirasından oluşan hafızayı, direniş ruhunu, irade gücünü ve tecrübe birikimini bir araya getirerek, doğru temsilin yapılması halinde aşılmayacak engel yoktur.

HÜSEYİN GEDİK

Kürdistan Özgürlük Hareketi'nde kahramanlık, fedailik mertebelerini en fazla hak edenler, yaşamlarını feda eden şehitlerdir. Bedenleriyle bedel ödeyerek kendilerini ispatlayanlardır. Eğer bir başarıdan ve kazanımdan söz edilecekse de bu şehitlerin eseridir.

Şehitlerin ardından konuşmak her zaman zordur. Bazen boğazlar düğümlenir, bazen kelimeler kifayetsiz kalır. Şehitlerin geride bıraktığı manevi miras ne kadar anlatılmaya çalışılsa da genelde yetersiz kalındığı da bir gerçektir. Sergilenen kahramanlıkları, yapılan fedakarlıkları, yaşanmış muazzam zorlukları, işkenceleri, acıları kim hangi duygu ve hangi ruh haliyle anlatırsa anlatsın bir şeyler hep eksik kalacaktır. Direniş tarihini kanlarıyla yazdıran şehitlerimiz de son nefeslerini verdiklerinde, son vasiyetleri yarım kalan mücadelenin tamamlanmasıdır. 

Mücadelenin büyük şehitlerinden Mehmet Hayri Durmuş, Diyarbakır zindanında ölüm orucu direnişinde şehadete yürürken, ‘halka borçlu olduğunu’ söylemesi bir anlamda bütün şehitlerin hissiyatını, duygusunu, düşüncesini dile getirmiştir. Kürdistan halkının özgürlüğü uğruna ‘canımdan başka bir şeyim olsa da onları da feda edeyim’ düşüncesi, mücadele ruhunu taşıyanlarda her zaman hakimdir. Davaya ve yoldaşlığa bağlılık da bunu gerekli kılmıştır.

Şehitlerin vasiyetlerini yerine getirmek, anılarına bağlı kalmak ve her daim layık olmak, onları yaşamın gerekçesi yapmakla olur. Şehitlerin vasiyetleri, hayatta kalanlara bir talimattır. Şehitlerin anılarına bağlılık için verilecek sözün sorumluluğu daimdir ve başarmayı gerektirir.

Silahlı mücadele döneminde şehit düşen tüm kahraman şehitlerin topluca ilan edildiği bu dönemde, şehitlere verilecek söz, yeni dönemin mücadelesine layık olmaktır. Tarihi bir eşik aşılmaktadır. Silahlı mücadeleden daha fazla çetin bir yola girilmektedir. Yeni dönem görevleri karşısında sorumluluk duyan her birey, ‘sorun varsa çözümü de mutlaka vardır’ esprisiyle çözüm gücü haline gelmelidir. Dönemin ihtiyaç duyduğu kadrolar haline gelinmesi halinde tarihin akışını değiştirmek kaçınılmaz olacaktır.

Şehadetinin 7. yıl dönümünde Rıza Altun arkadaşı anarken, nasıl bir kadro olunacağına verilecek en iyi örnektir. Mücadeleye adım attığı ilk günden ebediyete intikal ettiği son güne kadar, her dönemin ihtiyaç duyulan kadrosu olmayı bilen örnek bir kişiliktir. Bütün süreçlerin mücadele ruhunu, azmini, cesaretini, kararlılığını yakalamayı başarmıştır. Kıvrak zekâsı, iş bitiriciliği en belirgin özelliklerindendi.

Mücadeleye katılışı bile sıradan bir katılım değildir. Mücadelenin ilk grup aşamasının en hiperaktif kadrosudur. Kendisinin oluşturduğu bir arkadaş gurubuyla ve çekirdek ailesiyle birlikte mücadeleye katılmıştır. Kemal Pir ile eylemci kişiliğin ruh ikizidir. Silahlı direnişin öncülerindendir. Kırsalda olduğu gibi zindanlardaki direnişin de temsilcisidir. Askeri, siyasi, diplomatik ve örgütçü yetenekleri şahsında somutlaştırandır. Hitap gücü, yaşam ve çalışma tarzı, temposu, yaratıcı yöntemleriyle girdiği her çalışmada ısrarcı ve sonuç almaya odaklıydı.

Mücadelenin ihtiyaç duyduğu her alanda ve her görevde Rıza arkadaşın temsil gücü belirgindir. Kürt Özgürlük Hareketi'nde, ideolojik derinlik kadar teorik yetkinliği yakalamayı başaran, eğitici, öncü ve yönetici kadrolardan biri olmuştur. Teori ve pratiği birlikte ören kapasiteye ve yetkinliğe sahipti.

Rıza arkadaş, kendisini alabildiğine geliştirmiş, yetkinleştirmiş ve her dönemin ihtiyacına cevap veren ender bir kişilik haline gelmeyi başarmıştır. İçinde bulunduğumuz Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin en çok aranan kadro özelliklerini kendisinde somutlaştıran çok yönlü bir yapıya sahipti. Rıza arkadaşın bu dönem çalışmaları için bıraktığı boşluk kendisini daha fazla hissettirmektedir.

Şehadete ermiş yaklaşık 50 bin kişilik manevi bir orduya sahip olan Özgürlük Hareketi'nin takipçileri olarak, aranılan ve ihtiyaç duyulan bütün özelikleri kahraman şehitlerimizin yaşamlarında, pratiklerinde bulmak mümkündür. Şehitlerin tarihi mirasından oluşan hafızayı, direniş ruhunu, irade gücünü, tecrübe birikimini bir araya getirerek, doğru temsilin yapılması halinde aşılmayacak engel yoktur.

Şehitlerin izinden yürümek, anılarına bağlı kalmak, mücadeleyi kesintisiz sürdürmekle mümkündür. Şehitlerin manevi huzurunda verilen sözlerin gereğini yerine getirmek gibi görev ve sorumluluklar vardır. Yeni strateji ve taktikler temelinde pratikleşmek durumunda olanlar, sıradan bir yürüyüşün bu dönem için yeterli olmadığını bilmelidir.

Her ne yapılacaksa şehitlerin yol göstericiliğinde şimdiden yapılması gerekir. Hiç kimseden hiçbir şey beklemeden her alanda örgütlenmek ve demokratik mücadeleyi yükseltmek durumundayız. Eğer şehitleri rehber edinmişsek gerekçelere, mazeretlere takılmadan dönemin görevlerine yeterli hale gelmeyi başarmak durumundayız. Yoktan var etmesini başarmış Hareket'in her bir cesur kadrosu, şehadet yıl dönümü vesilesiyle andığımız Rıza arkadaşın ölçülerine ulaşmayı ilke edinmelidir. Rıza arkadaşları çoğaltmamız gerekiyor.

Toprağa düşen her can, bedenimizden kopan bir parça gibidir. Büyük bir kültür, sanat ve edebiyat hazinesi oluşturan yaşam hikayeleri, sayısız romana, şiire, şarkıya ve filme konu olabilecek kapsamdadır. Şehitlerimizi yeterince anlatamamanın burukluğu içinde anmaya çalışıyoruz. Anılarını demokratik siyasi mücadelemizde yaşatma sözümüzü bir kez daha yeniliyoruz.   

25 Eylül 2019 tarihinde şehit düşen Rıza Altun arkadaşın şahsında, kalbimize gömdüğümüz tüm şehitlerimizi bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz.