IŞİD ölüm ve çete grubu tarafından Şengal’in işgal edilmesi ve katliam girişimine karşı, HPG – YJA Star/YPG-YPJ güçlerinin bunu karşı gösterdikleri direniş beraberinde yeni tartışmalar ve ittifakları gündeme getirdi.

Bilindiği gibi son günlerde, IŞİD’i yaratıp geliştiren uluslararası güçlerin öncülüğünde bu arayış başladı. Zira yarattıkları canavar kendilerine dönmeye başladı. Kendilerini hiç beklenmedik yerlerde ve anda vurmaya başladı. Bu gerçeklik Türkiye, ABD, KDP ve diğer tüm güçler için geçerli bir gerçekliktir.
Kendi silahları kendilerine dönünce uluslararası güçler istemeyerek de olsa Kürt Özgürlük Hareketi gerillaları ile Rojava’nın savunma gücü YPG ile YPJ’nin de içinde olabileceği ittifak arayışına yöneldi. Öyle ki Suriye içinde ABD başta olmak üzere uluslararası güçlere bağlı bir şekilde Suriye’de rejime karşı mücadele ettiklerini söyleyen güçlerin de ilişki ve ittifak arayışlarına giriştiler. Bu girişim Efrîn’den başlatıldı. Daha önce Rojava’ya yönelik saldırılarıyla tanınan, Tel Aran ve Tel Hasıl katliamını gerçekleştiren Abdulcabbar Egidi, Efrîn Kanton Yönetiminin savunma bakanı ve YPG komutanlarından görüşme talebinde bulundu. Bu görüşme gerçekleşti.
Görüşmede Egidi Kürtlerden özür dileyerek, büyük bir yanlışlık yaptığını söyledi. IŞİD’e karşı işbirliği ve ittifak teklifinde bulundu. Egidi'nin görüşme istemi ve talebi uluslararası güçlerin Rojava ve savunma güçlerine yönelik değişen bakışlarından bağımsız ele almak büyük bir hata olur. Egidi'nin görüşmesini birçok güç, yapı hazm edemedi. Egidi'nin ardından Ehrar Şam yöneticileri de YPG ile bazı görüşmeler gerçekleştirdi. Ehrar Şam’ın en yetkili ismi Şeyh Hesen Abud Idlip’ta vurulmadan iki gün önce YPG yönetimiyle bir görüşme gerçekleştirmişti. Görüşmede gruplarının YPG ile yakınlaşmasını hazım edemeyen hatta başlarına bir şey getirebileceklerini dile getirmişti. Görüşmeden iki gün sonra Ehrar Şam sorumlusu Hesen Abud ile yönetim kademesinin tasfiye edildiler.
Egidi ile başlayıp Hesen Abud'la devam eden görüşmeler ve Abud ile yönetim kademesinin tasfiyesi Rojava ve Suriye’de devrimin yepyeni bir aşama girdiğini, bunun motor gücünün ise Rojava sistemi ile savunma güçleri YPG olduğunu kanıtlıyor. Ancak Abud’un ve yönetim kademesinin tasfiye edilmesi üzerinde düşünülmesi ve açığa çıkarılması gereken bir husustur.
Abud’un başında olduğu Ehrar Şam, Cephet El Nusra’nın farklı bir versiyonu gibiydi. El Kaide’nin bir bileşeniydi. Başta Türkiye olmak üzere birçok güç tarafından desteklenen bir gruptu. Hatta kimi yerlerde bu güçlerin istemi üzerine Rojava'ya farklı zamanlarda ve alanlarda saldıran bir gruptu aynı zamanda. Rojava Suriye’ye yönelik değişen dengeler ve bakışlardan ötürü Rojava Özerk Kanton Yönetimi eli savunma güçleriyle ittifak arayışına girince ağır bir şekilde darbelendiler. Ehrar Şam’a vurulan bu darbeyi hiçbir grup ve ülke üstlenmedi.
Suriye muhalefeti ile Rojava Özerk Kanton Yönetimi ile savunma güçleri Suriye muhalefeti arasında herhangi bir ittifak ve işbirliğinin gelişmemesini isteyen güçlerin başında Türkiye geliyor. Bu konu farklı zamanlarda kamuoyuna sunulan belgelerle de kanıtlanmış durumda. Yine bu gruplardan bazılarının sorumlularıyla yapılan görüşmelerde Türkiye’nin bu yönlü dayatmalarını dile getirmişler. Zira Egidi’de geçen sene Tel Aran ve Tel Hasıl Katliamını gerçekleştirmek için Antep’te ÖSO komutanları adıyla toplantı yapmıştı. Orada alınan karardan sonra bu katliamı gerçekleştirmişti.