
Dış güçlerce desteklenen Suriyeli muhalifler, ülkenin bir dış müdahaleye maruz kalmasına davetiye çıkarıyor. Muhaliflerin, özellikle Humus’ta devlet güçleriyle silahlı muhalifler arasında yaşanan çatışmalarda çelişkili bilgiler vermesi dikkat çekiyor.
Suriye’de silahlı muhalifler ile devlet güçleri arasındaki çatışma devam ediyor. Çatışmalar Humus’ta yoğunlaşıyor. Rejimin yabancı basının bölgeye girmesine izin vermemesinden dolayı Humus’ta sağlıklı bilgiler alınmıyor. Humus’ta yaşanan çatışmaların bilançosu tek taraflı basına yansıyor. Humus’un birçok bölgesinin kontrolünü sağladıklarını ileri süren muhalifler, dün sabah saatlerinden itibaren devlet güçlerinin saldırısına maruz kaldıklarını ileri sürdü. Farklı basın kuruluşlara açıklamalarda bulunan muhaliflerin, farklı bilgiler vermesi dikkat çekti.
Suriye Devrimi Genel Kurulu’nun Humus’taki sözcüsü Hadi Abdullah, el Arabiya televizyonuna yaptığı açıklamada, devlet güçlerinin kente giriş çıkışları kapattığını, her taraftan saldırıya maruz kaldıklarını söyledi. Ölü sayısı hakkında bilgi vermeyen Abdullah, saldırılardan dolayı yaralıları hastaneye götüremediklerini ifade etti.
BBC muhabiri Humus’ta
Suriye Genel Devrim Konseyi’nden bir başka kişi, ülke genelindeki operasyon ve çatışmalarda 33 kişinin hayatını kaybettiğini ve ölenlerin çoğunun Humus kentinden olduğunu ileri sürdü.
Reuters’e açıklamalarda bulunan Suriye Ulusal Konseyi’nden Catherine el Talli ise, sabah saatlerinde itibaren başlayan saldırılarda 50 kişinin hayatını kaybettiğini öne sürdü.
BBC de Paul Wood isimli muhabirlerinin Humus’a girmeyi başardığını ve muhabirlerinin verdiği bilgiye göre, yaşanan çatışmalarda 15 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. BBC muhabiri de, muhaliflerin “çatışma sabah saat 6’a başladı” bilgisini doğruladı. BBC’nin muhabiri çatışmanın karşılıklı olduğunu da söyledi.
Muhalifler, Halidiye, Bab Amro ve Bab Dreib mahallelerinde patlamaların meydana geldiğini, ancak dünkü saldırıların Cuma günkünden daha geniş çaplı olduğunu belirtti.
Rejim de açıklama yapmıyor
Özgür Suriye Ordusu kaynakları, Humus’taki el Bayada bölgesinin Özgür Suriye Ordusu askerleri tarafından tamamen ele geçirildiğini ileri sürdü. Bölgede yaşanan şiddetli çatışmalardan sonra ele geçirilen el Bayada’da 1 albay ve 10 asker de esir alındı. Yaşanan çatışmalarda can kaybı hakkında hiçbir bilgi vermemesi dikkat çekti.
Muhaliflerin bu açıklamalarına rağmen Şam yönetimi herhangi bir açıklama yapmıyor. Esad rejimi, devlet güçlerinin sadece ‘teröristlere karşı’ savaştığını ileri sürüyor.
Suriyeli muhalifler Cuma gecesi Halidiye mahallesinin topçu ateşine tutulması sonucu en az 200 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişlerdi.
Ev ve konutlara ateş açtığını yalanlayan Suriye yönetimi, internette yer alan ceset görüntülerinin düzmece olduğunu öne sürüyor.
‘Yüksek Devrimci Konseyi’ kuruldu
Bu arada Humus kentinde yer alan Suriye’nin ana petrol rafinerilerinden birini besleyen ham petrol boru hattında patlama olduğu belirtildi.
Kent sakinleri ve aktivistlerin verdiği bilgiye göre boru hattında bu hafta ikinci defa meydana gelen patlama, Cumhurbaşkanı Beşar Esad’a bağlı güçlerin saldırısı altında bulunan Bab Amro mahallesinde yaşandı.
Diğer yandan Suriye ordusundan ayrılan asker ve subaylar, ülkeyi Devlet Başkanı Beşar Esad’ın yönetiminden “kurtarmak” üzere üst düzey askeri bir konsey kurduklarını açıkladılar.
Özgür Suriye Ordusu’nun yerini alacak olan ve “Yüksek Devrimci Konsey” olarak adlandırılan yapıya ordudan ayrılan en üst düzey subay olan ve Türkiye’ye kaçan General Mustafa Ahmed el Şeyh başkanlık edecek.
Reuters’a gönderilen açıklamaya göre, konseyin sözcüsü ise daha önce Özgür Suriye Ordusu sözcülüğü görevini yürüten Binbaşı Maher el Naimi olacak.
Öte yandan Almanya Başbakanı Angela Merkel, Suriye lideri Esad’a ‘görevini bırak’ çağrısı yaptı. Hükümet sözcüsü aracığıyla açıklama yapan Merkel, Esad’ın ülkesinin başında artık yerini kaybettiğini ve Suriye’de değişimin yolunu açması için derhal istifa etmesi gerektiğini belirtti.
ŞAM
ABD elçiliğini kapattı
ABD, devlet güçleriyle muhalifler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı Şam’daki büyükelçiliğini kapattığını duyurdu.
Güvenlik Konseyi’ndeki Rusya ve Çin’in vetosundan sonra başta Amerika olmak üzere AB ve Arap ülkeleri, Suriye’ye karşı sert adımlar atmaya başladı. Amerika Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un Suriye rejiminin silah kaynaklarının kurutulacağı ve Suriye’ye uygulanan yaptırımların şiddetlendirileceğini açıklamasından sonra Şam’daki büyükelçiliğini kapattığı, Suriye’deki diplomatlarını geri çektiğini duyurdu.
Amerika Başkanı Barack Obama ise, bir kez daha Suriye’ye askeri müdahale seçeneğini gündeme getirdi. Obama, Suriye krizinin askeri müdahale olmadan gerçekleşmesinin tek yolunun Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın görevi bırakması olduğunu belirterek, bu hedef doğrultusunda baskılarının artacağını söyledi. Obama, “Bizim için önemli olan, Suriye krizinin askeri müdahaleye ihtiyaç duymadan çözüme kavuşturulmasıdır. Bize göre bu mümkün” dedi.
AB’nin yeni yaptırımları yolda
İngiltere Başbakanı David Cameron ise, Suriye’ye karşı uygulanan yaptırımların daha da şiddetlendirileceğini, AB’nin yeni yaptırım kararı için ay sonunda toplanacağını söyledi. Cameron, ayrıca Suriye hükümetine baskı uygulamak için Birleşmiş Milletler Genel Kurulu gibi Güvenlik Konseyi dışındaki karar mercilerinin harekete geçirileceğini söyledi.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ise, ilerleyen günlerde Rusya Cumhurbaşkanı Dmitriy Medvedev’le görüşeceğini açıkladı. Sarkozy, Suriye Temas Grubu’nun kurulması için Arap ve Avrupa ülkeleriyle görüş alışverişine devam ettiklerini söyledi.
Batılı ülkelerin sert eleştirilerinin hedefi olan Rusya ise, Suriye krizinin barışçıl yola çözüme kavuşturulması için görüşmelerde bulunmak üzere Dışişleri Bakanını Şam’a gönderiyor. Bugün Suriye’ye gidecek olan Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Esad’la bir araya gelecek.
WASHINGTON