Suriye’de Esad rejimiyle dış destekli ‘Ulusal Konsey’ şiddeti körüklemeye devam ediyor. Esad rejimi ‘zaferden başka seçeneğimiz yok’ dedi ve Humus’un Bab Amro semtine girdi. Washington yönetiminin ‘silahlarınızı bırakmayın’ çağrısına uyan muhalifler ise yine dış güçlere ‘müdahale edin’ davetinde bulundu.
Suriye’de aylardır devam eden ve binlerce kişinin canına mal olan bunalım artarak devam ediyor. Tarafların birbirine üstünlük sağlayamaması nedeniyle şiddet öne çıkıyor. ‘Arap Baharı’nın yaşandığı ülkelerde siyasi sürece müdahil olmayan ancak sürpriz bir kararla geçtiğimiz ayın sonlarına doğru Suriye ile muhalifler arasında arabulucu olan Arap Birliği’nin girişimi sonuçsuz kalacağına benziyor. Arap Birliği’nin bir tarafı suçlayan açıklamaları da bu ihtimali güçlendiriyor. Arap Birliği’nden yapılan yazılı açıklamada Şam yönetiminin sokağa çıkanlara yönelik şiddete başvurmama sözünü tutmadığı belirtildi. Arap Birliği, açıklamasında planın başarısızlığının büyük bir felakete neden olacağını savundu.
Arap Birliği’nin sözünü ettiği şiddet olayı Humus’ta meydana geldi. Esad rejimine bağlı devlet güçleri dün öğle saatlerinde ‘Özgür Suriye Ordusu’ üyelerinin yoğun olduğu kentin Bab Amro mahallesine girdi. Günlerdir devlet güçlerine büyük kayıplar verdiğini ileri süren silahlı muhalifler bölgeyi terketti. Suriye ordusunun çok sayıda silahlı muhalifi öldürdüğü belirtiliyor.

Muhalifler ‘dışarıya’ güveniyor
Devlet güçlerine direnemeyen muhalifler, uluslararası kurumlara “Humus’a müdahale edin” çağrısında bulundu. İstanbul’da kurulduğu için ‘İstanbul Meclisi’ olarak da bilinen ‘Ulusal Konsey’ ülkeyi dış müdahaleye açık hale getirmek için Humus’ta ‘insani durumun kötü’ olduğunu ileri sürdü. Muhaliflerin bu iddiası bağımsız kaynaklarca doğrulanamıyor. BM, İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği ve diğer uluslararası kurumlara çağrı yapan muhalifler, Humus’un felaket bölgesi ilan edilmesi ve katliamın durdurulması için harekete geçilmesini talep etti.
Suriye rejimi de muhalifler karşısında ‘zafer’ dışında seçeneklerini olmadığını duyurarak önümüzdeki günlerde baskısını daha da arttıracağı mesajını verdi. Devlet Başkanı Beşar Esad, “Bağımsızlığımızı, egemenliğimizi ve özgürce verdiğimiz ulusal kararlarımızı hedef alan her savaştan zaferle çıkmaktan başka seçeneğimiz yoktur” dedi.

ABD alenen suçlandı
Bu arada ilk kez ülkede süren istikrarsızlığın ABD’den kaynaklandığını söyleyen Şam yönetimi Washington’un rejim karşıtlarına silahlarını teslim etmemesi çağrısı yapmasının ABD’nin ‘teröre’ verdiği desteğin açık bir göstergesi olduğunu açıkladı. Suriye hükümeti, olaylara karıştığı halde elini kana bulamamış olanları affedeceklerini bir kez daha yineledi ve Washington’u Rusya ve Çin’e şikayet etti. Rusya, Çin, Hindistan, Güney Afrika ve Brezilya dışişleri bakanlarının yanı sıra Arap Birliği, BM Genel Sekreteri ve BM Güvenlik Konseyi Başkanı’na birer mektup gönderen Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Velid el Muallim, “Suriye Arap Cumhuriyetinin şiddet olaylarının sona ermesi için oldukça önemli bir adım atması ve silahlananları teslim olmaya davet ederek kana bulaşmamış olanların affedileceklerini ilan ettiğine işaret etti. Suriye’nin bu ilan ve çağrısından sonra, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victorya Nuland’ın söz konusu şahısların silahlarını Suriye yönetimine teslim etmemeye çağırdığına dikkat çeken Muallim, Suriye’nin ABD’nin bu çağrısını garipsediğini belirtti” dedi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland, geçtiğimiz Cuma günü Suriyeli rejim karşıtlarına silahlarını yönetime teslim etmemesi yönünde çağrıda bulunmuştu.

Suriye’nin Washington Büyükelçisi İmad Mustafa da, ABD’nin Suriye’de yaşanan krizi körüklemeye çalıştığını, krizi alevlendirmek, uzatmak ve siyasi çıkarlar sağlamak amacıyla elinde gelen her çabayı harcadığını öne sürdü.

ŞAM