Cumhuriyetin hafızasında, yok edip kurtulduğu Ermeniler, Rumlar ve daha nice farklı kimlik için pek az ve anı tadında kayıt bulunur. Ancak yok ederek kurtulamadıkları canını fena yakıyor bu aralar. Ve denilebilir ki, Süleyman Efendi nasırından çekmişti bu dünyada, T.C. ise Kürtlerden...
Türkiye’de resmi ideolojinin uydurduğu Kart- kurt’tan başlayıp terörist Kürde varan bir algı vardır, kuyruklu Alevilerden müslüman Alevilere uzanan süreç gibi. Ancak, kıyımlarla yok edemedikleri Alevileri Sünnileştirerek ehlileştirme gayretleri nasıl işe yaramadıysa, tehdit, aşağılama, kıyım, zenginlik ve itibar vaadi ile ehlileştirilmeye çalışılan Kürtler’de yollarına devam kararlılığındalar. Ve önlerinde sadece özgürlük değil, bölgesel özerklikten büyük Kürdistan’a kadar değişik seçenekler var artık…
Arap akrabalarımızla sınır bayramlaşmalarından bildiğimiz Suriye ise başka bir kapının anahtarı oldu. Önce, Ordadoğu yeniden şekillenirken kuyruğunu kabartarak etrafa horozlanan Başbakan Erdoğan’ın forsunu bozdu Suriyeli Kürtler. Sonra, bile isteye gözlerini Kürtlerin taleplerine kapatan, bu ülkenin siyasetçisine, “aydın”ına da iyi bir ders verdiler. Bu Zat-ı muhteremler panik içinde “söyleyin kim bilebilirdi Suriye’de olanları, bir ay öncesine kadar kim tahmin edebilirdi?” diye feryat ederken, Kürdistan ve daha pek çok demokrasi ve özgürlük söylemi döküldü dillerinden. Demokrasi, halkların tercihlerine saygı, özgürlüklerin değeri ve daha pek çok konudaki engin söylemleri ile kamuoyunda yeni tartışmalar başlattılar istemeden...
Bütün bu gelişmeler karşısında TC tedirgin. Siyasi iradelerini, kimlik haklarını hiçe sayarak sadece Kürtlerin ve Kürtçenin varlığının resmi olarak kabul edilmesi ile sorunu çözmeyi planlarken eli böğründe kaldı. Savaştan kurtarılan Suriyeli Kürtler bile gelip T.C. topraklarında Kürt bayrağı açtılar üstelik. İki haftadır Şemdinli ve çevresinde yaşananlar ise, onca top, tank, uçak, bombalar, kurşunlar, koca Türk ordusu ve sonucunda yenilmeyen bir halk gerçeği ile yüzleştirdi dostu düşmanı…
Bütün bu olanlar karşısında aklını başına alması beklenen AKP ise, yaşananları halktan gizleyerek gerçeklerden kaçamayacağı gün gibi açık olduğu halde, son bir haftadır Suriyeli Kürtler’le ilgili haberlere fiili yasak koyarak konuyu gündemden uzak tutmaya çabalıyor. Öte yandan da cami duvarına işer gibi askeri operasyonlara hız vermiş durumda. Bu da yetmeyince pek çok şehirde halkı birbirine düşürecek nefret saldırıları sahneye koyuyor yeniden…
Biliyoruz ki; Kart-Kurt’tan Kürde, Suriye’nin kuzeyinden, Kuzey Suriye ve Kürdistan’a uzayan yoldan daha fazla, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan, Türkiye Kürdistan’ına giden yolun korkusu sardı AKP’yi. Bu korku doğruyu bulmasına yardım edecek mi hep birlikte göreceğiz.