Daha önce birçok kez Suriye’ye giderek, yaşanan savaşı siyasal, sosyal ve ekonomik boyutuyla mercek altına alan Taştekin İletişim Yayınları’ndan çıkan kitabında dört yıldır süren savaşın harap ettiği Suriye’nin iç dinamiklerini, küresel güçteki devletler ve örgütlerin yarattığı etkileri de hesaba katarak açıklıyor. 


‘Gelin ama Kürt meselesini açmayın’

Taştekin, 8 bölümden oluşan 470 sayfalık kitabının ilk bölümünde Suriye krizinin aktörlerini tanıtıyor. Bu bölümde, Ahrar El Şam’dan Demokratik Birlik Partisi’ne (PYD), Demokratik Değişim İçi Koordinasyon Kurulu’ndan Halk Savunma Birliklerine kadar Suriye’de geniş bir alanda etkin olan siyasi tarafların tanıtıldığı kitabın yine aynı bölümünde, ‘Siyaset karması: Sünni, Alevi, Dürzi, Hristiyan, Arap, Kürt’ başlıkları yer alıyor. 

Taştekin kitabının birinci bölümünde, 1970 ve 1980’lerdeki isyanların dış cephesi, Beşşar El Esad dönemi: Babasının mirası ile umut arasında ve Suriye’ye karşı savaşın anlamı ve vekalet düzeni başlığı yer alıyor.  Kitabın ikinci, üçüncü, dördüncü bölümlerinde ise geçmiş ile bugün yaşananlar arasında köprü kuruluyor. Kitabın beşinci bölümünde, Türkiye’de de tartışılan ve fotoğraflarla kanıtlanan, ‘MİT TIR’ları’, ‘Mit TIR’ları sırra kadem basarken’ başlığı altında kaleme alınıyor. Yine bu bölümün en dikkat çeken konularından biri de, ‘Rojava’sız Cenevre: Gelin ama Kürt meselesini açmayın!’ başlığıyla sunulurken PYD, HDP ve dünya ülkelerinin Cenevre toplantısına bakış açıları tek tek anlatılıyor. 


 Kürtler ve Suriye’de yürütülen direniş 

Kitabın altıncı bölümünde, ‘Çalım sırası Ruslar’da’, ‘İsrail’in seyir çizgisi: İzledi sinsice vurdu ve açıkça müdahil oldu’, ‘İsrail’den Kaide’ye destek’, ‘Eğit donat çatlağı‘ ve ‘Türkiye’nin korkusu: Kürt koridoru’ başlıklarıyla dış aktörler irdeleniyor. Kitabın bu bölümünde bölge ülkelerinin Suriye krizine bakış açısı ortaya konulurken, Kürtler ve Suriye’de yürütülen direnişe ilişkin de anlatımlara yer veriliyor. ‘Ermeniler Türkiye’ye kırgın’ başlıklı bölümde Erdoğan’ın ezberi ve kayıp bilançosuna da yer verilen kitapta, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin 7 Ağustos 2015’de yayımladığı rapor da yer alıyor. 


‘Karalama kampanyası başlattılar’

Kitabı, 2011’den beri tuttuğu notlar ile yaptığı görüşmeleri kaynak kullanarak yazdığını belirten Taştekin, kitabı okuyanların olumsuz tepki vermediğini ancak AKP’nin Suriye politikasına ‘amenna’ diyenlerin otomatik olarak karalama kampanyası başlattığını söyledi. Taştekin, “Hatta kitabı basan İletişim Yayınları’nı protesto edenler de var. Ama gerek akademik çevreler gerek gazeteci-yazar dostlarım gerekse Ortadoğu ile yakından ilgilenen okurlarım çok olumlu tepkiler verdi. Özellikle üniversitelerin uluslararası ilişkiler bölümlerinden hoca ve öğrencilerden gelen yorumlar beni mutlu etti. Olumsuz tepkiler siyasi duruştan ve tarafgirlikten kaynaklanıyor” diye konuştu. 


‘Suriye’nin çöküşü geçerliliğini yitirdi’

Suriye sahasında son yaşananları da değerlendiren Taştekin,  Suriye’de her gün dinamikleri değiştiren yeni gelişmelerin yaşandığını söyledi. Suriye ile ilgili çöküş senaryosunun 2012’de geçerliliğini yitirdiğini belirten Taştekin,  Rusya’nın devreye girmesinin dengeleri alt üst ettiğine vurgu yaptı. ‘Bugün için Kürtler kuzeyde varlıklarını perçinliyor, geri kalan bölgelerde Suriye ordusu ilerleme kaydediyor’ diyen Taştekin, ‘Ama ABD’nin desteklediği Kürt-Arap ortaklığı ile Rus destekli Suriye ordusu nerede karşı karşıya gelir, gelirse fiili bölünmüşlük kalıcı hale dönüşür mü, yoksa barışçıl bir uzlaşı ile Kürtlerin özerkliklerini muhafaza ettiği bir yapı içerisinde siyasi bütünlük sağlanır mı bunları bugünden öngörmek hakikaten güç’ ifadelerini kullandı. 


EVRİM KEPENEK/DİHA/İSTANBUL