
Ata, Suriye’de yaşanan savaştan ötürü 3 yılda 2 milyondan fazla insanın Suriye’yi terk ettiğine değinerek, BM verilerine göre, Türkiye’ye sığınan kayıtlı Suriyeli mülteci sayısının 577 bin olarak gözüktüğünü, fakat kayıtsızlarla bu sayının 1 milyonu geçtiğini kaydetti. Yüzde 75’inin kadın ve çocuklardan oluştuğu Suriyeli göçmenlerin çoğunun hiçbir hakka sahip olmadan insanlık dışı koşullarda yaşam mücadelesi verdiğine vurgu yapan Ata, şunları belirtti:
Evlilikler ticarete dönüşmüş
"Her savaşta olduğu gibi Suriye’de yaşanan iç savaş ve çatışmaların da en büyük mağduru kadınlar ve çocuklar olmaktadır. Özellikle Hatay, Urfa ve Kilis’te Türkiyeli erkeklerin Suriyeli kadınlarla para karşılığında ikinci ve üçüncü eşleri olarak evlendikleri basına yansımıştır. Suriyeli kadınların genellikle kandırılarak bekar zannettikleri yaşlı bir erkekle evlendikleri, fakat evlendikten sonra erkeğin hali hazırda eşi ve çocuklarının olduğunun ortaya çıktığı ifade edilmektedir. Geleneksel olarak “kuma getirmek” olarak adlandırılan bu durum, kadınların cinsel olarak istismar edilmesine ve hem ilk eşin hem de sonradan evlenilen Suriyeli eşlerin erkeklerin 'hizmetine' girerek sömürülmesine yol açmaktadır.
Suriyeli kadınlarla yapılan evliliklerin bir ticarete dönüşmüş olmasının ardındaki sebep kadınların ve ailelerin her anlamda güvencesiz olması nedeniyle her türlü istismara açık halde bulunmalarıdır. Savaşın ortaya çıkardığı işsizlik, mülksüzlük ve güvencesizlik, kadınların kendilerine ve ailelerine az da olsa güvence sağlayabilecek kişilerle evlenmeyi kabul etmelerini dayatmaktadır. Bu da erkeklerin git gide daha az meblağlar karşılığında daha fazla eşle evlenmelerini sağlamış, 'masrafsız' olduğu gerekçesiyle Suriyeli kadınlarla yapılan evliliklerin sayısı artmıştır."
Cinsel istismara dayalı tahakküm
Basına yansıyan haberlerden, Suriyeli göçmenlerin yoğun bulunduğu illerde Suriyeli kadınlara “yaşına ve güzelliğine” göre fiyat biçilerek evlenildiğinin öğrenildiğine dikkati çekerek, buradaki yaş kriterinin Türkiye’nin son haftalarda tekrar gündemine girmiş olan çocuklara cinsel istismar ve sömürü gerçeğine işaret ettiğini ifade eden Ata, "Yine yukarıda da belirtilen nedenlerde on dört-on beş yaşlarındaki Suriyeli kız çocukları da belli bir para karşılığında evlendirilmekte ve çocuk yaşta anne olmaktadır. Ayrıca ilk eşler elli yaşındaki eşlerinin yirmi beş yaşlarında genç kadınları 'kuma getirdiğini' söylemektedir. Bu durum yaşananların cinsel istismara dayalı ve kadının tamamen tahakküm altında alındığı bir gerçekliği ifade etmektedir" diye kaydetti.
Patates karşılığında!
Ata, "Suriyeli kadınlarla yapılan evliliklerin bir pazara dönüşmüş olmasının bir başka göstergesi de evlendikleri erkek tarafından para ile takas edilebilecek metalar gibi görülmeleridir. Bölgedeki kadın derneklerinin anlattığı üzere, kirasını ödeyemeyen ailelerden kira yerine 'kızını vermesi' istenmekte, Suriyeli bir kadınla evlenen erkek bir süre sonra kadının hasta olduğunu ya da memnun kalmadığını ifade ederek, bir kadınla daha evlenebilmektedir. Ayrıca aracı olarak çalışan kişiler de, örneğin 'patates' karşılığında mağdur kadınları başka illerden erkeklerle evlendirdiklerini de ifade etmişlerdir" eleştirilerini yaptı.
Ata, işi, evi ve güvencesi olmayan Suriyeli kadınların birer metaya dönüştürülerek para karşılığında evlendirilmesine sebep olan faktörlerin araştırılarak, bu sömürünün son bulması için alınması gereken önlemlerin tespiti amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını talep etti.
ANKARA