Sur’da direnişin 50. gününde saldırılar yoğunlaştı. Önceki gece peşpeşe top atışları sonrasında bombaatarlarla evler ve tarihi mekanlar hedef alındı. Mahalleler ağır silahlarla tarandı. 

Daha önce Kurşunlu Cami ve Paşa Hamamı’nı ateşe veren özel harekatçılar, tarihi Hacı Hamit Cami’sini yıktı. Hasırlı Cami’de top atışları sonucu hasar meydana geldi. 

Devlet güçlerinin gelişi güzel mahalleri taraması sonucunda, kurşunlar diğer ilçelerdeki yaşam alanlarına da isabet etti. 

Yenişehir ilçesinde bulunan Sümerpark’ta “Yorgun mermi” olarak adlandırılan mermilerin isabet ettiği Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Müdürlüğü ve Kent Konseyi’ne ait binalarda hasar oluştu. 


Sivillerden haber alınamıyor

Dün sabah itibariyle top ve tank atışları artarken, Yoğurt Pazarı, Fatih Faşa, Dabanoğlu, Savaş ve Cemal Yılmaz mahallelerine dönük saldırılara YPS güçlerinin de karşılık vermesi üzerine çatışmalar yoğunlaştı. 

Mardin Kapı İlköğretim Okulu civarından mahalle içlerine doğru top ve bomba atar saldırıları yapılırken, DİHA Fatih Paşa Mahallesi’nde çok sayıda sivilden haber alınamadığını yazdı.


Tuğgeneral Aksakallı komuta ediyor

50 gündür her türlü savaş tekniğini kullanmasına, tüm ordu birimlerini sevketmesine rağmen direnişi geriletemeyen Türk devleti, yeni takviyeler yapıyor. Türk Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı 4 taburdan oluşan bordo bereliler de ilçeye gönderildi. 

Türk medyası Sur’a giden bordo berelilere Özel Kuvvetler Komutanı Tuğgeneral Zekai Aksakallı’nın komuta ettiğini yazdı. Önceki gece ilçeye bordo berelilerin sevk edilmesinden hemen sonra yaşanan çatışmalarda ise YPS’nin keskin nişancılarının vurduğu bir uzman çavuş ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Uzman çavuşun Diyarbakır Asker Hastanesi’nde öldüğü bildirildi. n AMED



Direnişin 50 günü


Tam 50 gündür büyük bir irade savaşı veren Sur’da saldırılar Amed Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesinden hemen sonra başladı. Kürdistan’ın diğer ilçelerinde olduğu gibi Sur’da işgal harekatı, sokağa çıkma yasağıyla ilan edildi. 9 gün süren saldırılar ardından 10 Aralık gecesi, mahallelerin boşaltılması için yasağa 17 saatlik ara verildi. Direnişin 29. günü olan 30 Aralık’ta ise, sadece Gazi Caddesi’nde yasak kaldırıldı. 


JÖH, PÖH, SAS yetmedi!

İlçede ilk olarak Polis Özel Harekat (PÖH) ile direnişi kırmak isteyen Türk devleti sonuç alamayınca askeri devreye soktu. 12 Aralık 2015 tarihinde tanklar eşliğinde Jandarma Özel Harekat’la (JÖH) direniş karşısında tutunmaya çalıştı. Adeta ordusunu Sur’a yığan devlet, her türlü zırhlı aracını da ilçeye gönderdi. 


Deniz piyadeleri Sur’da

Bu takviyelerle de YPS/YPS JİN güçlerinin direnişi karşısında istediği sonucu alamayan devlet, bu defa denizi olmayan Kürdistan’a Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı deniz piyadeleri ile SAS komandolarını gönderdi. 

Ablukanın 20. gününde 10 bini aşkın asker, polis, tim, SAS ve komando ile zırhlı araç ve tank, Sur etrafına konuşlandırılırken, SAS komandolarının da devletin beklentilerine cevap verememesi üzerine, korucular devreye konuldu. Ancak her defasında olduğu gibi, devletin Sur direnişini kırmak için sarıldığı korucularda fiyasko ile sonuçlanan bir tekniğe dönüştü. 
Bir türlü direnişi geriletemeyen devlet, son olarak 4 taburluk bordo berelileri Sur’a gönderdi. 


Tarihi de yok etmek istiyor

Evleri yıkarak ilerlemeye çalışan devlet güçleri en fazla da tarihi mekanları hedef aldı. 

Dünya Kültür Mirası’na aday olan Sur’ları da içine alan, kiliseleri, camileri hamamlarıyla ayrı bir yeri olan Sur’da Kurşunlu Cami gibi çok sayıda tarihi mekan özellikle yakılıp yıkıldı. 


Demografiyle oynamak için

Bir yandan ilçe halkını zorla göçertmeye çalışan devlet güçleri evleri ve tarihi mekanları yerle bir ederek TOKİ projelerinin hayata geçirilmesinin de zeminini hazırlamaya çalıştı. Sur’a yönelik saldırıların 21’inci gününde hükümetin kalemşör gazetesi Star’ın “TOKİ göreve” manşetiyle servis ettiği haber, Sur üzerindeki devlet planlarını da açığa çıkardı. 


YPS Sur ilan edildi 

Tüm bu saldırılara karşı Sur halkının cevabı ise direnişi büyütmek oldu. Başta YDG-H ile ifadesini bulan direniş, zamanla daha örgütlü hale geldi. Sur direnişi 2016 yılına YPS çatısı altında örgütlenerek girdi. YPS Sur, yılın ilk gününde kuruluşunu ilan etti. 


Keskin nişancı kadınlar 

YPS Sur’un ilan edilmesiyle ardından çatışmaların şiddeti daha da arttı. Bütün savaş gücünü yığan Türk devlet güçleri, YPS öncülüğündeki halk direnişine karşı kayıp üstüne kayıp verdi. Özellikle sosyal medyada keskin nişancı YPS’li kadınlar, bir şehir efsanesi olarak konuşulur hale geldi. 


12 sivil katledildi

İlçede 50 günlük abluka boyunca 12 kişi katledildi. 2 Aralık’ta ilan edilen yasağın hemen ardından sabah saatlerinde başlayan saldırılarda Dört Ayaklı Minare yakınlarında 16 yaşındaki Çekvar Çubuk, 3 Aralık’ta Mehmet Demirel, 22 Aralık’ta Serhat Doğan, 23 Aralık’ta İsa Oran ve Mesut Seviktek, 30 Aralık’ta Ramazan Öğüt, 8 Ocak’ta 17 yaşındaki Rozerin Çukur, 3 Ocak’ta yasaklı olmayan İskenderpaşa Mahallesi’nde Melek Alpaydın, 25 Aralık’ta Aziz İlhan, 16 Aralık’ta Turgay Girçek ve Gündüz Akmeşe katledildi. 70 yaşındaki Salih Baygın da yasaklı olmayan Melik Ahmet Caddesi’nde tek başına yaşadığı evde astım krizi nedeniyle yaşamını yitirdi. 

Cenazeleri günlerce alınamayan İsa Oran, Mesut Seviktek, Ramazan Öğüt ve Rozerin Çukur’un aileleri çocuklarının cenazelerini almak için açlık grevine başladı. n HABER MERKEZİ



Şırnak’ta 9 polis öldürüldü


Türk işgal güçlerine karşı YPS öncülüğündeki halk direnişi devam ederken HPG gerillaları da misilleme eylemleri yapıyor.

Şırnak merkeze bağlı Yenimahalle’de Cizre yolu üzerindeki karayolları kavşağında önceki gece art arda 5 büyük patlama meydana geldi. Patlamaların ardından şiddetli çatışmalar başladı. Patlamaların olduğu yere çok sayıda ambulans sevk edildi. Kentin üzerinde yoğun helikopter hareketliliği de gözlendi. Polis servis aracı da roketlerle vuruldu. Türk medyası, 2 polisin öldüğünü, 10 polisin de yaralandığını ileri sürdü. Yaralı polisler Şırnak Devlet Hastanesi ve Askeri Hastaneye kaldırıldı. Türk güçleri, çatışmalar devam ederken zırhlı araçlarla Yenimahalle’yi ablukaya alıp ağır silahlarla taradı.

HPG Basın İrtibat Merkezi de dün konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. BİM, “18 Ocak günü saat 18.30’da Şırnak merkez ile Cizre yolu üzerinde içerisinde 22 polisin bulunduğu polis otobüsüne yönelik gerilla güçlerimiz B7 roketatar silahları ve ferdi silahlarla bir eylem gerçekleştirmiştir. Güçlerimiz otobüsü etkili bir şekilde vurarak ümden imha etmiştir. Gerçekleşen bu eylemde net 9 polis öldürülürken 4 polis de yaralanmıştır” dedi. HPG BİM, eylemin Van’daki infaza misilleme amacıyla yapıldığını belirtti. 


Nusaybin’de TOMA ve Akrep

Nusaybin’de ise önceki gece Zeynel Abidin ve Kışla mahallelerini ablukaya altına alan TOMA ve Akrep tipi 2 zırhlı araca, YPS’liler tarafından roketatarlı saldırı düzenlendi. Eski Vakıflar Bankası yakınından yapılan saldırıda her 2 zırhlı araç da kullanılamaz hale geldi. Zırhlı araçlar, olay yerine gelen başka zırhlı araçlara bağlanarak çekilirken, Türk güçlerinin kaybı öğrenilemedi.


Van’da polis aracı vuruldu

Van’ın merkez İpekyolu İlçesi’ne bağlı Esentepe Mahallesi’nde gece geç saatlerde zırhlı polis aracının geçişi esnasında şiddetli bir patlama meydana geldi. Patlamada polis aracında maddi hasar meydana gelirken, ölü veya yaralılar konusunda bilgi edinilemedi. Patlamanın ardından bölgeye çok sayıda polis ekibi ile ambulans sevk edildi.




Kin ve nefretimiz artıyor




Haftalardır tank ve top atışlarının altında yaşayan Amed halkı, devlet güçlerinin öz yönetim direnişlerine çarptığını söylüyor. 

Sur’ları aşmanın mümkün olmayacağın anlatan esnaf Enver Tekay (57), “İrademizi kırmaları mümkün değil. Tank ve toplar kin ve nefretimizi artırıyor. Kürt halkı, 7’den 70’e haklarının ne olduğunu iyi biliyor. Çocuklarımız en küçük bir haksızlığa karşı; ‘bu benim hakkımdır’ diye karşılık veriyor” sözleriyle direnişin yaşam biçimi haline geldiğini anlattı. 

“Saldırılar devam ettiği sürece biz de direneceğiz. Tank ve toplarıyla kimi bitireceklerini zannediyorlar” diye soran 30 yaşındaki Zülfi Yaşar’ın sözlerini tamamlayan 29 yaşındaki Engin Gece, “Birçok çocuğun ‘terörist’ ilan edilmesinin anlamı çok büyüktür. Artık bu tür bir kardeşliği kabul etmeyeceğiz” diyor. Sur ilçesine bağlı İskenderpaşa Mahallesi’nde top seslerin altında yaşayan Meryam Zerda (49) ise, “Cumhurbaşkanı firavun oldu. Her top sesi sanki evimize vuruluyor gibi yüreğimiz yanıyor” dedi. Yıllarca metropollerde çalıştıktan sonra Sur’a döndüğünü söyleyen 25 yaşındaki Muhammed Ateş de, “Her an başımıza bir tank mermisi düşmesinden endişe ediyoruz. Ama bu tanklara karşı direnip hiçbir yere gitmeyeceğiz” diye belirtti.