
Destansı Sur direnişi, 150 YPS savaşçısının bir kentin merkezinde NATO’nun en büyük 2. ordusuna piyade tüfekleriyle meydan okumasıyla başladı ve 103 gün sürdü.
AKP yönetimindeki Türk devleti, 2 Aralık 2015’te YPS kontrolündeki Kürt mahallelerine 4 bin polisle saldırı başlattı. İlk etapta 9 gün aralıksız süren savaşta polisler tarumar edildi. YPS’li Mehmet Demirel’in şehadetine karşılık Türk güçleri 23 kayıp verdi.
9. günün sonunda devlet, çaresiz olarak savaşa 17 saat ara vermek zorunda kaldı. Bu aranın sonunda yasak kaldığı yerden devam etti. Polis Özel Harekat (PÖH) yine ağır kayıplar verince yasağın 14. gününde 4 tabur Jandarma Özel Harekat (JÖH) operasyona dahil edildi (tank, top, obüs vb ağır silahlarla). Çatışmalar sürdükçe, devlet hezimet üstüne hezimetler yaşadıkça zaman içerisinde savaşa dahil edilen askeri güç 18 tabura çıkarıldı.
Üstünlük sağlayamadı
7 alt komutanlığa ayrılan Kürt bölgelerinin çeşitli noktalarında çatışmalar yaşandı. Şubat ayının ilk haftasında devlet olağandışı kayıplar vermeye başlayınca 11-16 Şubat arası mahallelere sızma girişimlerine son verdi. Devlet bu süreçte sadece top atışları yaptı. Fakat savaşın hiçbir safhasında hiçbir noktada üstünlük sağlayamadı. Devlet girmeye çalıştığı her sokaktan ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldı.
Şehid Numan Cephesi
YPS’li meskin nişancıların her attığını vurduğunu gören Türk güçleri girmeye çalıştığı her sokaktaki yapıları önce saatlerce top atışına tuttu. Buna rağmen yüzlerce asker ve polis YPS’lilerce vuruldu. 103 günlük süreçte, savaşın en çetin geçtiği cephe 25 kadar YPS savaşçısının görevli olduğu Şehid Numan Cephesi oldu. Bu cephede 40 gün kadar süren savaşta 230 civarında JÖH/PÖH elemanı YPS’lilerce etkisiz hale getirilirken 9 YPS’li de şehit düştü.
Direnişin 62. günü
Direnişin 62. gününde insanüstü bir enerjiyle YPS’liler, Sur’un yasaklı olmayan mahallelerine sadece bir gecede 150 civarında hendek kazıp barikatlar kurdu. Üstelik polislerle sürekli sıcak temas/çatışma haliyle. Yasaklı olmayan mahallelere yerleşen YPS’liler, 63. günün gecesinde Muallak Sokak’taki polislere ansızın eylem yaptı. Bu eylemle 8 PÖH elemanı öldürülürken yasaklı bölgedeki bazı yaralı YPS’lilerin de tahliyesi sağlandı.
Yaralı arkadaşlarını yasaklı bölgeden çıkaran YPS’liler, 64. günün gecesinde Sur’u terketti. Bu hamleyle YPS’nin cesaret ve gücünü gören asker ve polisler, büyük bir korkuya kapıldı.
Cephane sıkıntısı
YPS’nin en büyük talihsizliği savaşın bu derece uzun süreceğini öngörememesi oldu. 100. güne yaklaşılırken YPS cephane sıkıntısı yaşamaya başladı. Buna rağmen son güne kadar bile devlet hiçbir noktada üstünlük sağlayamadı. Cephane bitme noktasına gelince, Şehid Çiyager’in talimatıyla Sur’daki sivillerin tahliyesi kararlaştırıldı. Sur’dan onlarca sivil tahliye edildi. Devlet bu sivillerin birçoğuna insanlık dışı muamelede bulundu.
Kahramanca şehit düştüler
Daha sonra YPS’liler ile bir araya gelen Şehid Çiyager, Cizre’deki gibi bir katliam yaşanmaması adına tüm YPS’lilere inisiyatif verdi. EYP’ler ve RPG başlıklarının tümüyle tükenmesiyle Çiyager’in inisiyatif verdiği bir kısım YPS’li savaşçı geri çekildi. Kalan son grup savaşçıların bir kısmı son kurşunuyla intihar ederken, bir kısmı da son kurşununa kadar çarpışarak kahramanca şehit düştü.
103 günde 598 kayıp verdi
Türk devleti, 103 gün süren savaşın sonunda ölü ve yaralı sayısını 598, yaralılarını da bunu üç katı olarak verdi. Bu, T.C tarihi boyunca bir muharebede verilen en büyük profesyonel savaşçı kaybıydı. Bugüne kadar Sur’dan 37 şehit YPS’linin cenazesi çıkarıldı. Son teknoloji silahlarla donatılmış 10 bini aşan Türk işgal güçlerine karşı, piyade tüfeği ve RPG’lerle savaşan bir avuç genç. Savaş tarihinin en asimetrik savaşı. Buna rağmen Çiyager komutasındaki YPS’liler, 598 kayıp verdirerek irade kavramına yeni bir boyut kazandırdı. Savaşın son gününe kadar büyük bir irade ve profesyonellikle savaşçıları koordine eden Komutan Çiyager, adını Fermandar Egît’in yanına yazdı.