
Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) Eşbaşkanı Suna Aras, Türkiye’de yaşanan baskılara karşı başta yazarlar olmak üzere toplumsal muhalefetin sessiz kalmasını eleştirdi. Aras, yazarlara şu çağrıda bulundu: “Kendinize gelin, gerçekten iyi durumda değiliz. Bugün dilimize kilit vurulmuşsa yarın kalbimize vurulacak.”
TYS’nin Yıldız Sarayı’ndaki bürosunun kapısına sarayı artık Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kullanacağı için Kültür Bakanlığı’nın kararı ile duvar örülmesini ve sendikanın bürosuna el konulmasını değerlendiren Suna Aras, “Bir süredir odanın kapanmaması için direniyorduk. Daha sonra polisler geldi kapıya, kimliklerimizi kontrol ettiler. Can sıkıcı durumlar yaşadık. Bizi çıkarıp daha sonra gelip duvar ördüler.”
‘Artık diktatörlüğe geçtik’
“Bir yandan barışı savunan ve insan haklarını savunan tutuklanıyor öbür taraftan sessizlik var” diyen Aras, Türkiye’de basın ve ifada özgürlüğüne yönelik baskıları ise şöyle değerlendirdi: “Sanıyorum artık diktatörlüğe geçtik. Yazarı cezaevine koymak, onun dilini, kalemini, dünya görüşünü elinden almak anlamına gelir. Ama bu mümkün değildir” diye konuştu.
‘Bir şeyler yapmak zorundayız’
Suna Aras, başta yazarlar olmak üzere toplumsal muhalefetin Türkiye’de yaşananlara karşı sessiz kalmasını ise şu sözlerle eleştirdi: “Bir yerde bir çiçek koparılsa bile incinmesi gerekiyor şairin ve yazarın. Kürt illerini yakıp yıktılar ki buna rağmen Kürtler bizden daha iyi durumda. Çünkü orada bir mücadele var. Ölüm kalım savaşı var. Biz daha kötü durumdayız. Üzerimize sanki ölü toprağı serpilmiş. Biz daha suskunuz. Bir şeyler yapmak zorundayız.”
‘Gerçekten iyi durumda değiliz’

“Düşünce özgür değilse ben nasıl yazacağım” diyen Aras şunları söyledi: “Nasıl kendimi ifade edeceğim. Düşünce özgürlüğü dil ve konuşma demektir, kendini ifade etme demektir. Onlar elimden alınırsa ben kendimi insan bile kabul edemem. Onun için direnmek zorundayız. Ne yapacağız? Onu birlikte bulacağız. Kendinize gelin, gerçekten iyi durumda değiliz. Bugün dilimize kilit vurulmuşsa yarın kalbimize vurulacak.”
İSTANBUL / DİHA