Eski CHP ve HDP'li vekiller Meclis'te ortak basın açıklaması yaptı. Kürdistan'daki devlet terörüne dikkat çeken vekiller, "Olağanüstü Hal'in bile bir hukuku var ama burada yok, Meclis'i göreve çağırıyoruz" diyerek çözümün Meclis'te olduğunu söyledi. Açıklama ardından eski vekiller Meclis Muhalefet Kulisi'nde 5 saat oturma eylemi yaptı. 


'Devlet seri katildir'

Kürdistan'da yaşanan katliamlara karşı Türk halkının duyarsız ve sessiz kaldığını vurgulayan Alevi kurumları ve inanç önderleri ise Hz. Ali'nin "Haksızlığa karşı susanlar, haklarıyla birlikte şerefini de kaybeder" sözünü hatırlattı. "Devlet kendi memurunu bölgeden çekerek kendi vatandaşlarını gözden çıkartıyor. Alevi kurumları olarak bu sessizliği anlayamıyoruz ve bunu yok etmek için elimizden geleni yapacağız" diyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Batı'da yaşayan halklar devletin savaş politikasına karşı sesini çıkarmadığı müddetçe barışın tesis edilemeyeceğini kaydetti. Kaplan ayrıca "Devlet bugün seri katil durumundadır. Devlete karşı barış çığlığı yayalım" diyerek, devletin zülmüne karşı susan tüm insanlara çağrıda bulundu. 


'Kürt illeriyle sınırlı kalmaz'

Ankara Demokratik Alevi Derneği (ADAD) Eşbaşkanı Murat Işık da, Kürdistan'da yaşanan topyekün katliam sürecine yönelik Kürdistan coğrafyasında her gün insanların ceanazelerinin kaldırıldığını ama bu savaşın sadece Kürt illlerinde kalmayıp tüm kesimleri vuracağını belirttikten sonra Alevi örgütlerinin barışın inşasında rol oynaması gerektiğini kaydetti. 


'Toplumun vicdani köreldi'

Garip Dede Dergâhı'ndan Pir Celal Fırat ise Kürdistan'da devletin katlettiği insanların Kürtlüğünden dolayı hedef seçildiklerini belirttikten sonra "İnsanların evlerinden sökülüp atılmasına bu toplum sessiz kalıyor" diyerek  toplumun vicdanının körleştiğini ve bu durumun kabul edilemeyeceğini vurguladı. 


'Hayatta kalmakla eş değer'

"Saldıran kim olursa olsun halkın kendini katledene karşılık vererek kendini savunması, hem uluslararası insan hakları yasalarında hak olarak kabul edilen bir durumdur hem de ceza hukunun da ifade edilmektedir" diyen Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukat Serbay Köklü, "Bu gün direnmek hayatta kalmakla eş değerdir" diye belirtti. 


'Sıra Esadullah Timler'inde'

Devletin kürt halkına yaptığı saldırılara karşı halkın verdiği öz savunma mücadelesinin sadece bir direniş değil, yeniden bir inşa süreci olarak değerlendiren Avukat Deniz Özbilgin, "Nasıl IŞİD Kürdistan'da kovulduysa, 'Esedullah Timleri' de oradan kovulacaktır" diyerek, devletin topyekün katliamlarına karşı tepkisini gösterdi.


Barış için sokağa

"Ölümler ve acıların sıradanlaştırdıkları gibi sokağa çıkmamayı da sıradanlaştırmaya çalışıyorlar. Herkes bir an önce bir arada yaşamak ve barışı savunmak için sokağa çıkmalı" diyen 

Avukat Sevinç Hocaoğulları ise, bu süreçte uygulanan sokağa çıkma yasaklarının hiçbir hukuksal temeli olmadığını vurguladı. 


 HABER MERKEZİ