Aslında kendi rutinini gerçekleştirecek bir milletvekilliği seçimi olması gereken 7 Haziran seçimlerinin maksadını aşıp bir başkanlık seçimine dönüştüğünü görüyoruz. Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Erdoğan kendisini derin dokunulmazlık zırhına bürümek için 7 Haziran seçimlerine açıktan katılıyor. Bu yaklaşımı ile anayasal bir suç işlediğinden de sıkı sık halk oylaması ile göreve gelen ilk “cumhurbaşkanı” olarak muadillerinden “farklı” bir tarzı olduğunu tekrarlayarak kendine meşruiyet alanı açmaya çalışıyor.
Aslına bakılırsa bunda da hiç iddia ettiği gibi yalnız değil. Nitekim ülkeyi uluslararası kapitalist sermayenin hizmetine açmayı hedefleyen 12 Eylül darbesinin başındaki Kenan Evren de darbe sonrası “yeni Türkiye’nin” anayasası ile devlet başkanlığını aynı sandıkta oylatarak hem halk oyu ile seçilmiş hem de bu yolla iktidarını pekiştirmişti. Bunu yaparken yeni anayasada yer verilen Geçici 15. Madde ile derin bir dokunulmazlığı da mutlaklaştırdı.
Erdoğan’ın “Hedef 2023” sloganı ile dayattığı “Yeni Türkiye”nin hedefi de ülkeyi Suudi öncülüğündeki Sünni Arap sermayesine açma hesabıdır. Erdoğan başkanlık sistemi ile yeni bir sermaye diktatöryasının inşası peşindedir. Yine Erdoğan da 12 Eylül darbecileri gibi yeni bir anayasa ile kendine derin bir dokunulmazlık peşindedir. Erdoğan’ın “Türk tipi başkanlığının” en özgün yanı tarihsel kökeninin yine Türk tipi bir diktatörlük modeli olan 12 Eylül’den almasındadır.
Erdoğan’ın “Türk tipi başkanlık” modeli de aslında Kenan Evren’in Geçici 15. Madde ile hukuki dokunulmazlıkla “ taçlanmış” Cumhurbaşkanlığı’nın daha da kapsamlı bir devamıdır. Hedefi de Sünni Arap sermayesine dokunulmazlık alanı açmaktır.
Baksanıza, seçimler öncesi 4.8 milyar Dolar kayıt dışı paranın Körfez ülkelerinden Türkiye’ye aktarılmasını, IŞİD’in bütün para trafiği Türk bankaları üzerinden yapılmasını nasıl izah edeceğiz?
Öte yandan ne halk oyu ne de yüksek duvarlarla çevrili bin odalık saray Erdoğan ve Bilal’in merkezinde olduğu yolsuzlukla bezenmiş kirli ilişkileri örtmeye yetmedi. Tayyip Erdoğan’ın uluslararası boyutu da olan yolsuzluklarının onu ve iktidarını destekleyen Suudi merkezli Sünni sermaye açsından bir sorun teşkil etmediği açık. Zira demokrasi ve özgürlüklerden yoksun bu rejimler Ankara’da da Sünni bir diktatöryal iktidarı Batı ile ilişkilerinde örnek olarak ellerinde tutmayı gerekli görüyor gibiler.
Erdoğan’ın 7 Haziran seçim sandığını Evren gibi kendine başkanlığın yolunu açacak bir seçime dönüştürme çabası işte bundan.
Ancak Erdoğan’ın ülkeyi bir sandığa hapsetme hesabı Kürdistan’da bozuluyor. “Çözüm sürecini” PKK’yi tasfiye planı olarak kullanma girişimi Kürt Özgürlük Hareketi tarafından boşa çıkarılan Erdoğan’ın başkanlık hesapları da sandıkta HDP’in direncine takıldı. Kendisine başkanlığın yolunu açacak meclis aritmetiği için HDP’nin baraj altında kalmasını planlayan Erdoğan’ın bu hesabı tutmadı. Öyle ki, AKP’nin milletvekili adayları Erdoğan’ı başkanlık yolculuğunda yalnız bırakmaya başladı.
AKP’nin “Kürt politikasında” önde gelen isimlerinden Diyarbakır milletvekili adayı Abdurrahman Kurt ile genel merkez yöneticiliği de yapmış Batman adayı Mehmet Emin Ekmen adaylıktan çekildi. Geçmişte aynı seçim çevrelerinden Kürt adayların bağımsız olarak seçime katılmasından doğan boşluğu kullanarak milletvekili olan bu iki isimin “seçilebilir” yerlerden aday olmalarına karşın adaylıktan çekilmeleri HDP’nin barajı aşacağının kesinleştiği ve bunun AKP’de büyük bir paniğe neden olduğunun kanıtı niteliğinde. Zira Diyarbakır 6. sıradaki Kurt’un da Batman 2. sıradaki Ekmen’in de adaylıktan çekilmesi sıralama ne olursa olsun AKP adaylarının HDP’nin Kürdistan’dan tulum çıkaracağına kesin gözü ile baktıklarını gösteriyor.
Geminin Kürdistan’da karaya oturduğunu görenler “kaptanı” terk ediyor. AKP’de başkanlık sistemine geçilebileceği inancı iflas etti.
7 Haziran seçimleri AKP’nin destekçisi Sünni Arap sermayesine karşı halklarımızın emeğe dayalı iktidar yolculuğunun karşı karşıya geleceği bir mücadele alanıdır artık. Bu mücadeleden Erdoğan’a kalacak olanda en iyimser haliyle kendi değimi ile “Türkiye’nin muhtarlığı” olacaktır.