Güler, Dêrsim’de yıllardır uygulanan asimilasyon politikalarından en çok Kirmanckî’nin etkilendiğini söyledi. Güler, anadilin sosyal yaşantıda çok az kullanılmasının dilin geleceğe taşırılması anlamında ciddi bir tehlike oluşturduğunu kaydetti. “Dilin kurtarılması hayati önemdedir” diyen Güler, Kirmanckî’nin yaşaması için ilk aşamada çocuklara aktarılması gerektiğinin altını çizdi. Bu gerçeklikten yola çıkarak çocuk korosu kurduklarına değinen Güler, ardından da kadınların dili çocuklara direk aktaran olması boyutuyla kadınlar için de koro kurduklarını belirtti.


Koro dil bilincini arttırdı
Kadınlar koroya ilk başladıklarında dilin konuşulmasına ilişkin belirli önyargıları taşıdığına değinen Güler, çalışmaların dile ilişkin farkındalığı arttırması ile bu durumun ortadan kalktığını söyledi. Güler, aynı zamanda koronun yarattığı motivasyon ile kadınların dili öğrenme reflekslerinin geliştiğine dikkat çekerek, “Bu refleks ile birlikte kadınlar gündelik hayatta daha çok Kirmanckî konuşmaya başladı” dedi.
Koronun kadınlar için yeni bir sosyal alan açtığını da sözlerine ekleyen Güler, şunları kaydetti: “Kadınlar burada alternatifsiz. Dêrsim’de diğer bölgelere oranla kadın-erkek arasında görece bir eşitlik durumu yaşansa da kadınlar kültür-sanat ve sosyal alanda da kendilerine yeterince yer bulamıyor. Bu çalışma aynı zamanda kadınlar için önemli bir alternatif oluşturuyor.”

Albüm yakında çıkıyor

Bütün bunların yanında koroyu kurmanın ötesinde koronun tanıtılması gerektiğine vurgu yapan Güler, “Bunun için çaba içindeyiz. Türkiye metropolleri ve Avrupa’da turneler düzenlemek istiyoruz. Ayrıca albüm çalışması da var. Çocuk korosunun albümü Avrupa’da Mir Müzik tarafından yayınlandı. Kadınların albümü de yakında çıkacak. Böyle bir çalışmanın gün geçirmeden Türkiye’de de yayınlanması gerekiyor“ diye konuştu.   

Kızım benden etkileniyor  

Koro üyesi ve sağlık çalışanı Emine Sürgeç ise “Anadilimiz neredeyse yok olmak üzere bu da beni ciddi bir şekilde rahatsız ediyor” düşüncesiyle koroya katıldığını ifade etti. Belediyenin koro çalışması yaptığını duyduğunda hemen katılmak istediğini belirten Sürgeç, sözlerini şöyle sürdürdü: “7 yaşımda bir kızım var kilamları söylediğimde o da benden etkileniyor. Benimle Kirmanckî’yi öğrenmiş oluyor. Bu da benim için çok büyük bir kazanım. Ev, okul, çarşı, işyeri nerede olursak olalım anadilimizi herkese öğretmeliyiz. Çünkü dilimizi yaşatmak zorundayız.”


Daha çok Kürtçe dinliyorum
Koronun en genç üyesi Ebru Çiçek, lise son sınıf öğrencisi. Koroda Kirmanckî söylendiğini öğrendiğinde hemen katılmak istediğini ifade eden Çiçek, şu şekilde konuştu: “Dilimizi fazla bilmiyordum. Evde fazla konuşmuyorduk. Koro ile birlikte annem ve babamla konuşmaya başladım. Artık daha fazla Kürtçe şarkı dinliyorum. Benim gitmemle birlikte arkadaşlarımda gelmek istiyor.”
Koroya katılan Dêrsim Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Fethiye Yıldırım, koroya anadil hassasiyetinden dolayı katıldığını söyleyerek şunları kaydetti: “Anadilimi 8 yaşına kadar güzel konuşurken o dilde kilamlar söylerken şimdi dilimi unuttum. Koro dili öğretme işlevi de görüyor. Kendi dilimde kelimeler öğrendikçe mutlu oluyorum. Kilamları söylemek çok hoşuma gidiyor. Arkadaşlarla hep Kürtçe konuşuyorum ki dilim otursun. Koroyla hafızamda çocukluğumdan kalan sözcükleri yeniden bulmak istiyorum. Bundan sonra kızım ve torunumla bu dili konuşacağım. Torunlarımıza üç kelime bile öğretsek 6 kelime olacaktır.”



ÖNDER ELALDI/DÊRSIM