
Avrupa Parlamentosu’nda (AP) salı günü başlayan 12. Uluslararası Kürt Konferansı ikinci gün oturumlarıyla sona erdi.
“Yeni politikaları keşfetmek ve bölgesel çözümler” başlıklı dün sabahki oturuma Hollanda Wageningen Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Joost Jongerden konuşmacı olarak katıldı. Bugünkü kaosun sebebi olarak gösterilen Sykes-Picot anlaşmasının geçerliliğini yitirdiğini söyleyen Jongorden, Kürtlerin dışlanamayacağına dikkat çekti. Cenevre görüşmelerinde Kürtlerin yok sayılmasının statükoya onay anlamına geleceğini söyleyen Jongerden, PKK’nin de ‘terörist örgütler’ listesinden çıkarılmasını istedi. “Çünkü PKK siyasi bir örgüttür” diyen Jongerden, PKK’nin Türk devletinin uygulamalarına karşı savaştığını vurguladı.
Cizre’den AB’ye mesaj
Yazar Nurcan Baysal ile Avusturya Yeşiller Partisi Milletvekili Berivan Aslan’ın moderatörlüğünü yaptığı “Yeni politikaları keşfetmek ve bölgesel çözümler” konulu oturuma, saldırı altındaki Cizre’den Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç telefonla katılarak son durumla ilgili bilgi verdi. Avrupa Parlamentosu ve AB’ye ‘Sessiz kalmayın’ çağrısında bulunan Tunç şöyle konuştu:
“Cizre’de büyük bir katliam yaşanıyor ve büyük bir soykırımla yüz yüzeyiz. AKP Hükümeti ve TC devleti 21’inci yüzyılda düşmana karşı kullanabilecek silahları kendi halkına karşı kullanıyor. Oradaki dostlara sesleniyoruz, bu vahşeti durdurabilirsiniz. Aksi takdirde oluşacak bir katliamda sizleri de bunun suç ortağı görmek durumundayız.”
Öz yönetimi talebini anlattı
DTK Eşbaşkanı Selma Irmak da Cizre’de yaşananların bir iç savaş değil bir soykırım olduğunu ifade etti.
Kürtlerin bu yüzyılda direnerek bir statü sahibi olmak istediğini vurgulayan Irmak, “Kürtler kendi öz gücü ile bir sistem kurmaya çalışıyor. Bu sistem, komünal, ekolojik, kadın özgürlükçü bir sistemdir” ifadesini kullandı.
Oturumun konuşmacılarından AP Türkiye Raportörü Kati Piri, ‘çözüm süreci’nden umutlansalar da, 7 Haziran seçim sonuçlarına müdahale, Roboski’nin cezasız kalması, Hükümet’in Rojava yaklaşımı, Suruç ve Ankara katliamları ile gidişatın değiştiğini ifade etti.
Batı’ya Cenevre eleştirisi
Toplantıda konuşan Rojava Temsilcisi Sinem Muhammed de batılı ülkelerin Kobanê’ye yaklaşımlarını ve PYD’nin Cenevre konferansına davet edilmemesini eleştirdi.
Konferansta konuşan AP Sosyal Demokrat Grup Başkan Yardımcısı Josep Weidenholzer de “Çatışmalar Türkiye’nin güneydoğusunun tamamına mı yayılacak? Daha geniş çatışmalar yaşanmaz mı? Ateşkesi empoze etmek gibi bir görev ile karşı karşıyayız. AB’nin, durumun düzelmesi için görevi bulunuyor. Bu çatışmaların durması için, dışarıdan olan ama durumdan etkilenen tarafların müdahale etmesi gerekiyor. İrlanda örneği var, dış aktörlerin rolü önemli idi. Kürtler aynı zamanda AB’nin temel değerlerini savunuyor. Kürtler olmasaydı Kobanê’de insanlığın başına ne geleceğini kimse bilemezdi. Suriye görüşmelerinde de Kürtlerin rolü çok önemli. PKK’yi terörist örgütler listesinden de çıkarmak gerekiyor” dedi.
Comte: Barış süreci hukuksuz olmaz
9 Ocak 2013’te Paris’te katledilen PKK kurucularından Sakine Cansız, KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan ve Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şaylemez’in ailelerinin avukatı Antoine Comte de bir sunum yaptı. Comte, “Türkiye, insan hakları sözleşmesi konusunda ceza alan ülkeler arasında en üst sırada yer alıyor. AİHM’ye yapılan başvurular, buz dağının görülen yüzüdür” dedi.
Paris Katliamı’nda MİT’in rol oynadığı ilk günden beri dillendirildiğini de sözlerine ekleyen Comte son altı ayda yürütülen araştırmalar konusunda Türk gizli servisinin bu cinayete dahil olduğunun netleştiğini de belirtti. Comte, “Ama hala Türkiye’nin işbirliği yapmasını bekliyoruz. İsimler net değil çünkü. Şimdi bir kişi yargılanacak” dedi. Konferans oturumları ardından haber yayına hazırlandığı sırada sonuç bildirgesinin açıklanması bekleniyordu.
ANF/BRÜKSEL
Öcalan’ın ödülü verildi
Geçtiğimiz aylarda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a İtalya Uluslararası Barış Bürosu tarafından verilen Barış Ödülü ve Palermo kentinin onursal vatandaşlık belgesi HDP Urfa Milletvekili Dilek Öcalan’a teslim edildi.
Uluslararası Barış Bürosu Temsilcisi Dr. Maria Guiseppina Indelicato ödülü vermeden önce yaptığı konuşmada “Öcalan 17 yıldır tutuklu, tutukluluk şartları da çok ağır. Biz de olan bitenden endişeliyiz. Türk devletinden avukatların Öcalan’ın ve diğer tutsakların yanına gitmesine olanak vermesini, CPT’nin müdahale etmesini, Avrupa Birliği’nden de özgürlüğüne kavuşması için girişimde bulunmasını istiyoruz. Ayrıca imza kampanyası düzenledik ve binlerce kişi Öcalan’a özgürlük istedi” dedi. Güney Afrika ve Kürdistan özgürlük mücadelelerini kıyaslayan Indelicato, “Nelson Mandela Apartheid rejimine karşı mücadele ediyordu, Öcalan da kendi halkının özgürlüğü için mücadele ediyor” diye konuştu.
Palermo belediyesini temsilen konuşan eski milletvekili Guisto Catania ise, “Öcalan’a borcumuz var. 1999’da yapmamız gerekeni yapmadık. Öcalan’a vatandaşlık vermedik, bu onursal vatandaşlık, o dönemin hükümeti tarafından verilmeyen bir hakkı bir nevi vermek anlamına geliyor” dedi. Konuşmalar ardından belge ve ödül Dilek Öcalan’a teslim edildi.