Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde Amed, Van, Mardin ve Ağrı'da Rojava için toplanan acil ihtiyaç malzemelerini içeren yardımlar 1 Ağustos'tan itibaren sınırda bekletiliyor.

Rojava'daki kadın ve çocuklar için acil yardım eşyalarının yer aldığı 12 yardım kamyonunun önceki gün Şenyurt Sınır Kapısı'ndan geçişine izin verilmedi. Bunun üzerine yüzlerce kişi sınır kapısına yürüyerek engellemeyi protesto etti. Aralarında DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökhan'ın da bulunduğu kadınlar geceyi sınır kapısında nöbet tutarak geçirdi. Kadınların nöbeti dün de devam etti. Yapılan görüşmelere rağmen gazetemiz yayıma hazırlandığı esnada yardım konvoyunlarının geçişini izin verilmemişti.  
DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, hükümetin güvencesine rağmen yardımların engellendiğini belirterek, "Biz 24 saattir (dün itibariyle) buradayız. Devlet yetkilileri ile 24 saattir yaptığımız görüşmelerde toplanan acil ihtiyaç malzemesini bir an önce sınırın öbür tarafındaki insanlara ulaştırmak istediğimizi belirtmemize rağmen, hala bir sonuç almış değiliz. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve Dışişleri Bakanlığı düzeyinde görüşmeler gerçekleştirdik. Dün (önceki gün) itibari ile yaptığımız her görüşmede toplanan yardımların sınır kapısından geçebileceği söylendi, ancak bir takım bürokratik sorunlar yaşanacağı, bu sorunların çözüleceği söylendi. Atalay 'toplanan yardımların yarım saat içinde gönderilecek' demesine rağmen sınır kapısındaki yetkililere resmi bir yazının ulaşmadığı için toplanan yardımlar hala bekletiliyor" diye konuştu.

'Yardım koridoru açılsın'
"Devletin ciddiyetsiz yaklaşımıyla karşılaştık" diyen Tuğluk, getirdikleri 12 kamyon ihtiyaç malzemelerinin tamamen çocukların, kadınların acil ihtiyaçları olduğunu belirterek, devletin tutarsız yaklaşımını kınadıklarını aktardı. Yaşanan engellemeyi kesinlikle kabul etmeyeceklerini vurgulayan Tuğluk, karşı tarafta 10 dakikada ulaştırabilecekleri malzemelerinin devletin yaklaşımından dolayı saatlerce bekletildiğini söyledi. Tuğluk, "Bu yapılan insanlık dışıdır. Karşımıza çıkarılan hukuksuzluğun kendisidir. Bu hukuksuzluk malzemelerin gönderilmesini engelliyor, bir insani yardım koridoru açılabilir" diye konuştu.

'Yapay sınırlar kaldırılsın'

"Rojava'daki halkımızın mücadelesi bizim mücadelemizdir. Biz onları asla yalnız bırakamayız. Onlarla ne pahasına olursa olsun her koşulda dayanışma içinde olacağız" diyen Tuğluk şöyle konuştu: "Rojava'daki halkımızın bu direngen direnişine yeterince sahip çıkamamanın burukluğu içerisindeyiz. Biz bunu telafi etmek istiyoruz. Biz özeleştiri de vermek istiyoruz. Halkımıza karşı bu engeller artık kalkmak durumunda. Sınır kapısında yardımlar geçinceye kadar biz burada kalmaya devam edeceğiz. Tahammülün sınırına geldik. Bu kapılar açılmak durumundadır. Bu yapay sınırlar kaldırılmak durumdadır. İnsani yardım çerçevesinde hiçbir engel kalmamalıdır. Bu eksende tüm halkımızın duyarlı olmasını, yardımlarını esirgememesini istiyoruz. "

Kızılay beklemede

Mardin Valiliği tarafından Sınır Kapısı'na gönderilen Kızılay ve AFAD ekipleri ise, 1 Ağustos'tan bu yana beklemelerine rağmen, kendilerine henüz resmi bir yazı ulaşmadığı için, toplanan yardımların kontrolünü yapamıyor. 

DİHA/URFA




'Seferberliğe herkes katılmalı'

El Nusra Cephesi çetelerinin saldırıları nedeniyle uzun süredir yardım gönderilemeyen Efrîn'e, Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı'ndan önceki gün 2 kamyon temel gıda malzemesi gönderildi.
Çetecilerin saldırıları nedeniyle daha önce Akçakale Sınır Kapısı'ndan yapılan yardımlar durdurulmuştu. Sur Belediyesi'nde toplanan 2 kamyon gıda malzemesini Kilis'e götüren Suruç Belediyesi görevlisi ve DTK Yardım Toplama Komisyonu Üyesi Faruk Tatlı, yardımların ulaştırılması için kapıların açılmasının önemine vurgu yaptı. Ellerindeki yardımın Efrîn'den gelen heyete teslim edildiğini söyleyen Tatlı, yardım kampanyasına yönelik duyarsızlığa da tepki gösterdi. Tatlı, "Sadece açıklamalarla Rojava'ya destek olunmaz. Şu an bir seferberlik ruhu var. Eğer diğer parçalardaki Kürtler bu seferberliğe destek olmazsa, tarih bunun hesabını soracaktır. Kobani ve Efrîn'de halkın acilen gıdaya ihtiyacı var. Bu kentlerin etrafı kuşatılmış ve ulaşmak çok zor" dedi.




Kampanya başlatıldı

Diyarbakır Tabip Odası'nın (DTO) da aralarında bulunduğu DTK Sağlık Meclisi, Bölge Tabipler Odası, SES Genel Merkezi, Bölge Eczacılar Odası ve Bölge Diş Hekimleri Odası, Haziran ayında Rojava'yı ziyaret etti. Sağlık heyeti, Rojava'nın en temel ihtiyacının gıda ve ilaç olduğunu kaydetti. Heyet içerisinde yer alan Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Kemal Karadaş, ihtiyaç ve beklentileri yerinde görmek için bir sağlık heyetiyle Rojava'ya gittiklerini söyledi. Kemal, "Savaşın şiddetinin gün geçtikçe artmasından dolayı şu anda ihtiyaçlar daha çok artmıştır. Bu savaş ortamında acil ihtiyaç ise ilaç ve gıdadır. Her türlü ilaca ihtiyaç vardır. Tabipler Odası olarak bu hafta Rojava'ya ilaç yardımının kampanyasının startını verdik. Bizim yardım startında hedef kitlemiz öncelikle hekim arkadaşlarımızdır. Kampanyaya destek vermesi için tek tek hekimlere ulaşıp yardım talebinde bulunacağız" dedi.  
Rojava'nın tarihi ve stratejik bir dönemden geçtiğine vurgu yapan Karadaş, "Rojava'nın içinde olduğu bu sürece Tabip Odası ve halk olarak cevap olmalıyız. Başta hekim arkadaşlarımız olmak üzere tüm duyarlı kesimleri yardıma çağırıyoruz" diye konuştu.

 HABER MERKEZİ