
Kürtlere karşı sürdürdüğü savaşta hiçbir kural ve değer tanımayan Türk devleti, en büyük metropolünde vuruldu. Önceki akşam İstanbul’da çevik kuvvet polisini hedef alan TAK, onlarca polisi öldürdü. ‘Milli yas’ ilan eden Türk hükümeti, her zamanki gibi intikam naraları attı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Kazakistan gezisini erteledi. Eylemin, bir önceki akşam 50 bine yakın polisle kentlerde ‘huzur operasyonu’ adı altında yapılan gövde gösterisinden sonra yapılması dikkat çekti. TAK eylemi üstlendiği açıklamasında “Faşizm ya kendi eliyle ipini çekecek, ya da biz onu döktüğü kanda boğacağız. Kürt halkı rahat olsun; bu korkunç savaşın kazananı biz olacağız!” dedi.
İstanbul Dolmabahçe’deki Beşiktaş Vodafone Arena’nın yanında ve Maçka Parkı’nda iki fedai eylem yapıldı. Türk tarafı eylemin hemen ardından yayın yasağı getirerek, “20 yaralı var” anonsuyla yetindi ve medyasında da aynı sözleri çevirdi.
Bakanlardan açıklama
Eylemin ardından İstanbul’a gelen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ, gece yarısı İstanbul Polis Eğitim ve Kongre Merkezi’nde patlamaya ilişkin açıklama yaptı. Kurtulmuş, şunları söyledi: “Beşiktaş taraftarı ve ardından Bursaspor taraftarı stadı terk ettikten sonra statta kalan Çevik kuvvet ekibine bombalı saldırı oldu. Oradan geçmekte olan seyir halindeki bir araç patlatıldı. 45 saniye sonra da Maçka parkında bir kişi kendini patlattı. Milli birliğimizi ulusal birliğimizi diri tutmak zorundayız.”
Süleyman solmuştu
Bir gün önce böğürerek, Kürt halkına hakaretler yağdıran ve Kürt Özgürlük Hareketi için ömür biçen Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, epey solmuş bir vaziyete, şunları söyledi: “Maç ardından taraftar tahliye olduktan sonra çevik kuvvet ekiplerimizin toplanma yerinde bomba yüklü bir araç el düzeneği ile patlatılıyor ve orada olay yerinde şehitlerimiz ve yaralılarımız oluyor. 45 Saniye sonra Maçka Parkı‘nda yine bağlantılı olduğunu düşündüğümüz bir başka canlı bomba polisler tarafından fark ediliyor tertibat alınıyor etraflı ama araç patlatıldıktan hemen sonra polislerin ortasında kendisini patlatıyor. Burada içimizin yandığını ifade etmek isterim. Milletimize üzülerek ve içimiz yanarak belirtiyoruz ki şu anda adli tıp kurumuna sevk edilmiş 29 şehidimiz var. 2’si sivil biri emniyet müdürü biri emniyet amiri olmak üzere toplam 27 polis arkadaşımız var. 166 şu ana kadar tespit edilen yaralımız var. 23’ünün 17’si şu anda ameliyatta 6’sı yoğun bakımda. 10 kişi gözaltına alındı.”
Sağlık Bakanı Recep Akdağ da şunları kaydetti: “Toplamda 106 ambulansla çok sayıda kurtarma ekibi ve 112 acil personelimizle müdahale edilmiştir. Hastanemizde kayıtlı yaralı sayısı 166. Şu anda ameliyat halinde olan 17 kardeşimiz var. 6 kardeşimiz de yoğun bakımda. Onların da 3’ünün durumu oldukça ciddi.”
Beşiktaş’ın resmi sitesinden yapılan açıklamaya göre, Özel Güvenlik Şube Emniyet Müdürü ve Kongre üyesi Vefa Karakurdu ve Kartal Yuvası Çalışanımız Tunç Uncu öldü.
Süleyman: 38 oldu
Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Vatan’da bulunan Emniyet Müdürlüğü’nde öğle saatlerinde yeniden açıklama yaptı. Soylu, “Şimdi yeni bilgileri milletimizle ve kamuoyu ile paylaşıyoruz. Biraz sonra 5 şehidimizin törenini burada Emniyet’te Vatan Caddesi’nde onları son yolculuğa uğurlayacağız. En son aldığımız bilgiler çerçevesinde şehit sayısı 38 oldu. Bunların 7’si sivil, 31’i polis, birinin ise henüz kimliği tespit edilemedi” dedi.
Soylu, 14 kişinin halen yoğun bakımda, 5’inin ameliyatta olduğunu belirterek, toplam 155 yaralının tedavi gördüğünü söyledi.
13 kişinin de gözaltına alındığını kaydeden Soylu, şöyle dedi: “Arkadaşlarımızın yaptığı değerlendirmeler çerçevesinde fail olarak PKK’yı işaret ediyor.”
Valilik revize etti
İstanbul Valiliği, yaralılar ilgili bilgileri revize ederek 19’unun yoğun bakımda olduğunu öğleden sonra açıkladı.
Kazakistan ziyareti iptal
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün gerçekleştireceği Kazakistan ziyareti ileri bir tarihe ertelendi.
Erdoğan ve Yıldırım’dan açıklama
Erdoğan, yaralananların tedavi gördüğü Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni ziyaret etti. Erdoğan, ziyaret sonrası, hastane önünde açıklama yaptı. Erdoğan, “Bu vatan, bir defa gerçek anlamda sahiplerinindir. Buraları var vatan yapmak için bin yıldır kan döküyoruz. Daha ağır bedeller ödeyecekler” dedi.
Hastane çıkışı basına konuşan Başbakan Binali Yıldırım da “Büyük ihtimalle PKK yaptı” dedi ve misliyle karşılık verileceğini ekledi.
13 kişi gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, öğleden sonra açıklama yaparak, soruşturma kapsamında 13 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi. Savcılık, sosyal medyadaki paylaşımlardan dolayı da 3 kişinin gözaltını alındığını ekledi.
TAK eylemi üstlendi
Teyrêbazên Azadiya Kürdistan (TAK), akşam saatlerinde yazılı bir açıklama yaparak eylemi üstlendi. TAK’ın web sayfasında yayınlanan açıklama şöyle: “10 Aralık 2016 tarihinde saat 22:30’da İstanbul Vodafone Arena Stadyumu ve Maçka’daki eş zamanlı eylemi Ş. Tirej İntikam Timimiz gerçekleştirmiştir. 100’e yakın polis öldürüldüğü, yüzlercesinin de yaralandığı bu eylemde 2 fedai yoldaşımız kahramanca şehid olmuşlardır.
Türk halkı TAK’ın direkt hedefi değildir. Nitekim Ş. Tirej İntikam Timi büyük bir titizlikle bu eylemi gerçekleştirmiştir. Ancak Başkan Apo’nun tutsaklığı devam ederken, TC-AKP faşizmi Kürdistan’da her gün analara işkence yaparken, genç kızların cenazeleriyle oynarken, çocukları katlederken Türkiye’de rahat bir yaşamın sürdürülebileceği beklenmemelidir. Türkiye halklarının bu faşizme artık dur demesi gerekmektedir.Çünkü bu kaostan sadece AKP faşizmi sorumludur.
Faşizm ya kendi eliyle ipini çekecek, ya da biz onu döktüğü kanda boğacağız. Yoldaşlarımızın dökülen her damla kanı TAK’ın fedai savaşçıları için yeni eylemlerin biricik talimatıdır. Kürt Halkı rahat olsun; bu korkunç savaşın kazananı biz olacağız!”
Sorumlusu AKP’dir

HDP, sivillerin de yaşamını yitirmesini kınayarak, “Bu acıların bir an önce dinmesi ve yenilerinin yaşanmaması için herkes elinden geleni yapmalıdır. Türkiye hem iç hem de dış politikada barış, demokrasi, insan hakları adına örnek bir ülke ve daha önemlisi politik aktör haline gelmelidir. Daha fazla gerginlik, kutuplaşma, düşmanlık ve çatışma üreten politikaları, dili ve üslubu, uygulamaları derhal sonlandırmak gereklidir. Bu gidişe dur demenin ilk adımı budur” dedi.
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Nuray Sancar imzasıyla yayımlanan açıklamada hükümetin politikaları eleştirildi: “Saldırının gerçekleştiği andan sonra kimi yetkililerin sorumsuz açıklamaları; hükümete yakın medyanın bugün attığı manşetler bu saldırının ortaya çıkardığı yıkımdan bir fırsat çıkarılmak istendiğini göstermektedir. Başkanlık sistemini içeren Yeni Anayasa taslağı Meclis’te iken patlayan bombaların doğrudan doğruya Başkanlık sistemine karşı olan iç veya dış düşmanlar tarafından yapıldığı iması yapılmış, hatta açıkça söylenmiştir.
Kamuoyu ve emekçiler bu tür açıklamalara 10 Ekim katliamından sonra da tanık olmuş. ‘Bu olaydan sonra oylarımız artıyor’ diyen bir Başbakanla da yönetilmiştir. Saldırıda dökülen kan kurumadan yapılan bu fırsatçı açıklamalar AKP/Saray hükümetinin, amaçlarına ulaşabilmek veya yönetebilmek için bu menfur saldırıların ortaya çıkardığı korku, güvensizlik ortamını maniple etmeye, bu olayda da Başkanlık sistemine halkı ikna etmenin bir aracı olarak kullanmaya çalıştığı görülmektedir. Kimse kan üzerinden siyaset yaparak abad olamaz. Onlarca bombalı saldırıya karşı önlem alamayan, uyguladığı politikalarla bu menfur saldırılara yeşil ışık yakan iktidar siyaseti çökmeye mahkumdur.Bu siyasetle daima mücadele edeceğiz. Kimsenin kan üzerinden hesap yapmasına izin vermeyeceğiz.”
Birleşik Haziran Hareketi (BHH) de yaptığı açıklamada, ülkeyi kan gölüne çeviren bu kaosun ve kaybedilen her bir canın sorumlusunun AKP-Saray rejimi olduğunu kaydetti. Açıklamada, “Düşmanlaşmayı kışkırtarak toplumda kamplaşmaya yol açan her türden şiddet eylemini kesin bir dille kınıyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz” denildi.
Türk Tabipler Birliği (TTB) yaptığı açıklamada, “Şiddet ve kaosa teslim olmayacağız. Toplumsal barış ve huzur içinde yaşama talebimizden, yaşam hakkı savunumuzdan vazgeçmeyeceğiz. Bir insanımızı dahi teröre kurban vermeyeceğimiz huzurlu günleri hep birlikte öreceğiz” ifadelerini kullandı.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkan Kani Beko imzasıyla yapılan açıklamada, her şiddet eyleminin ardından “saldırıları kınayan” ve “lanetleyen” açıklamalar yapmanın acıyı, gözyaşını, akan kanı durdurmaya yetmediğini belirtti. Açıklamada, Türkiye’de yükselen şiddetin nedeni olarak, AKP hükümeti işaret edilerek, “Daha önceki saldırılarda da ifade ettiğimiz gibi, ‘istikrar’ vaadi ile yönetime gelen bir iktidarın, ‘istikrar’ adına attığı her adımın Türkiye’yi daha da istikrarsızlaştırdığını sorgulamak zorundayız. İçeride ve dışarıda savaşı/çatışmayı tercih eden politikaları, bu ülkenin kurucu ilkelerinden olan ‘yurtta barış, dünyada barış‘ ilkesinin neden terk edildiğini sorgulamak zorundayız. Artık yeter! Tekrar tekrar aynı filmi izlemek, aynı acılarla karşı karşıya kalmak istemiyoruz. Terörle, şiddetle, çatışmayla, savaşla bu ülkenin hiçbir sorunun çözülemeyeceğini, ülkemizin ve insanlığın adım adım tüketilmekte olduğunu artık herkesin görmesini istiyoruz” denildi.
İSTANBUL