Bir süredir İstanbul Beyoğlu Belediyesi hummalı bir çalışma içinde. Birkaç yıl önce istiklal caddesindeki ağaçlar kesilerek cadde biçimsizleştirildi. İstiklal’in göbeğinde alışveriş merkezleri açıldı. Şimdi de sokaklarındaki masalar kaldırılıyor. Yine sokak sanatçılarının sanatlarını icra etmek için sokaklara inmelerine yasak koyuluyor.
Hükümetin içkili yerlere dönük yasaklayıcı uygulamalara gittiği haberleri yapılınca Türkiye Başbakanı “bugüne kadar içki içenlere bir şey dedik mi? Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar içiyorlar” demişti. Başbakan Tevfik Fikret’i yanlış okumuş. Tevfik Fikret, “Yiyin efendiler yiyin, bu hanı iştiha sizin, aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yiyin” derken çilingir sofrasında rakı içenleri kastetmedi. Tevfik Fikret bunu, kamunun kaynaklarını, milletin malını hırsızlayarak, hortumlayarak yemeyin demek için söyledi. Başbakan’ın bu sözlerinden bir süre sonra Hükümet bir genelgeyle karayollarının kenarlarında içki satmayı yasakladı. Şehirlerarası yollar şehirlerin içine de giriyorlar. Ve bu şehir merkezlerinde birçok tekel büfesi, içkili restoran yolların kenarlarında oluyor. Hükümet içki ve eğlence görünür olsun istemiyor. Tenha yerlerde, evlerin içinde, şehirlerin izbe köşelerinde içilsin eğlenilsin istiyorlar.
İstanbul’un yüzü Taksim ve AKP belediyesi bu fotoğrafın yüzünü değiştirmek istiyor. Taksim bir eğlence merkezi; yemenin içmenin, eğlenmenin yegane mekanlarından. İşte şimdi buranın sokakları boşaltılıyor. Deniyor ki hükümet Taksim’i eğlence merkezi olmaktan çıkaracak. Alış veriş merkezi haline getirilecek. İstiklal’in göbeğinde yükselen Demirören alışveriş merkezi bunun örneği ve bu iddiayı doğruluyor. Belediye çekeceği yeni fotoğrafa alışveriş merkezlerini eklemek istiyor. Taksim’deki mevcut doku ve eğlenceyi yok etmek istiyor. Önümüzdeki iki üç yıl içinde bunda başarı sağlayacaklar gibi.
Tarlabaşı’nda örgütlü Kürtler, siyah göçmenler, eşcinseller yaşıyorlar. Burnundan kıl aldırılmayan semtlerden sürülen travesti, LGBT bireylerinin barındıkları tek mekan. Taksim İstanbul ahalisinin rahat giyindiği, kendini rahat hissettiği yerlerin başında geliyor.
İstanbul’a uğrayıp Beyoğlu sokaklarında bir anısı, hikayesi olmayan kişi yok gibidir. İşte zabıta ve polis birlikte şimdi bu sokakları boşaltıyor. Sokaklar boşaltılınca Mis, Akarsu, Susam, Erol Dernek gibi sokaklardaki anılar, aşklar ve hikayelerde silinip yok olacak…
Taksim’deki sokak sanatçılarına yasak konulunca ve İstiklal Caddesi’nin ara sokakları boşaltılınca insan profili de değişecek. Amaç Taksim’deki sermayenin el değiştirilmesi. Önündeki masa sandalyeleri kaldırılan birçok kafe-bar ekonomik olarak zor durumda. Şimdiden birçok çalışan işten çıkartılıyor. Bu uygulama sonra erdirilmezse kafe-barların çoğu kepenk kapatacak. Birçok İşletmenin sahibi iflas edecek ve sermaye el değiştirecek. Bu yeni bir rant alanı da yaratacak. Sermaye el değiştirince Taksim’in insan profili de değişecektir. Amaçlanan budur.
Birçok kişi “oh işte ne iyi oldu, Beyoğlu’nun sokaklarında gezebiliyoruz. İçki içenlere, sarmaş dolaş olanlara rastlamıyoruz artık” diyor. İnsanların özgürlükleri alınıyor… Sokaklarda cadde kenarlarında içki içilmesinin yasalanması insanlığın büyük mücadeleler ile kazanmış olduğu özgürlüğü almak oluyor.
İstiklal Caddesi’nin ara sokakları ve Mis Sokak’taki sandalyeler, masalar boşaltılınca yalnız kalacak Taksim. Mis Sokak yalnız ve dostlarından arındırılıyor. İstanbul soğuk ve yalnız. Sıcak, başına buyruk ve dost olan Mis Sokak şimdi insansız ve yalnız. İstiklal Caddesi ve sokakları İstanbul’a benzemeye başlıyor…