
Türkiye’nin insan hakları karnesi bu yıl da değişmedi. Aralık ayına kadar devlet terörü nedeniyle tam 394 kişi yaşamını yitirdi. İnsan hakları örgütlerinin raporuna göre; 1 Ocak 2011- 30 Kasım 2011 tarihleri arasında Türk devleti, işkence sonucu 4, cezaevlerinde 35, “dur ihtarına uymadığı” gerekçesiyle 19, gösteri ve mitinglerde ise 6 kişiyi öldürdü. 11 ayda yaşanan çatışmalarda ise 330 kişi yaşamını yitirdi. Yani bir yıl içinde devlet terörü ve kamuoyunun tüm çağrılarına rağmen kesintisiz süren operasyonlar nedeniyle 394 kişi hayatını kaybetti. AKP döneminde Kürt çocukları da hedefteydi. AKP’nin 10 yıllık döneminde toplam 152 çocuk; 2011 yılının ilk 10 ayında ise 15 çocuk yaşamını yitirdi. 649 çocuk gözaltına alınırken, 187 çocuk da tutuklandı.
Tutuklamalar bu sene de hız kesmedi. Verilere göre, 7 bini aşkın kişi gözaltına alındı, yaklaşık 5 bin kişi de tutuklandı. Bunlardan 71’i gazeteci, 40’ı aşkını da avukat. Gözaltına alınanların 5 bin 331’i, tutuklananların da bin 589’u Kürt illerinden. Başta İnsan Hakları Derneği yöneticileri olmak üzere insan hakları ve barış savunucuları üzerindeki baskılar artmış, çok sayıda kişi tutuklanmış ve yargılamaya tabi tutulmuştur. Halihazırda 14 İHD yöneticisi tutuklu durumda. Örgütlenme özgürlüğüne yönelik ihlaller de artarak devam ediyor. BDP, ESP, SDP başta olmak üzere bir yılda 322 kişiye 89 yıl hapis cezası verildi. İşkence de eksilmedi. Sadece Kürt illerinde bin 337 kişi „devlet güçlerinden işkence gördüm“ diyerek insan hakları kurumlarından yardım istedi.
Tutuklamalarda dünya birincisi
Herkesin ‘terörist’ ilan edilerek tutuklandığı Türkiye’de son 5 yılda cezaevlerindeki kişi sayısı 2,5 misli artarak 130 bine dayandı. Tutuklu ve hükümlü sayısı resmi verilere göre 122 bin 404. Bunlardan 53.796’sı tutuklu, 70.278’i hükümlü. Yani tutuklu sayısı açık farkla önde. Cezaevlerinde 263 ağır hasta tutsak ise tahliye edilmeyi bekliyor. 135’i ölüm sınırında. Türkiye bu haliyle siyasi tutuklamalarda Çin’i ikiye katladı. Meclis’teki bütçe görüşmelerinde konuşan BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, AB raporlarına göre, 12 bini aşkın tutuklama ile Türkiye’nin dünya birincisi olduğunu açıkladı. Akat Ata, bir buçuk milyar nüfuslu Çin’de bile sadece 7 bin civarında siyasi tutuklu bulunduğuna işaret etti.
İnsan haklarıyla insandır
İnsan hakları savunucuları ile BDP’liler, İnsan Hakları Haftası vesilesiyle hafta sonu bir çok yerde ya alanlara çıkarak, ya da salon toplantıları yaparak Türkiye’nin bu kara tablosuna bir kez daha dikkat çekti. Bir çok ilde etkinlikler yapılarak, gözaltı ve tutuklamalara kaynaklık eden Terörle Mücedele Kanunu ile özel yetkili mahkemelerin kaldırılması, ‘KCK operasyonları’yla tutuklananların da serberst bırakılması istendi. İstanbul’da İHD’liler önceki gün Sultanahmet Parkı’nda „İfade vermek değil ifade etmek istiyoruz“ diyerek sessiz oturma eylemi düzenledi.
Kışanak: Boyun eğmeyeceğiz
Ayrıca dün de İstanbul’da BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanık’ın katılımıyla „Kürt sorunu, barışı ve çözüm önerileri“ başlıklı panel yapıldı. İHD tarafından organize edilen panelde konuşan Gültan Kışanak, Türk devleti ile AKP Hükümeti’nin Kürtler başta olmak üzere muhalif tüm kesimleri yok etmeyi hedeflediğine işaret etti. KCK operasyonlarının da bu kapsamda ele alan Kışanak, „Ama bizler bunlara boyun eğmedik, eğmeyeceğiz de. Özgürlük mücadelesi vermeye devam edeceğiz“ dedi.
Amed’de ortak ses
Amed’de de önceki gün İHD, MAZLUMDER, TİHV, Diyarbakır Barosu ve Diyarbakır Tabip Odası üyeleri birlikte yürüdü ortak açıklama yaptı. Ankara, Batman, Siirt, Urfa, Mardin ve Hakkari ile depremin vurduğu Van’da da açıklamalar yapıldı. Van’da Kültür Sarayı bahçesinde basın açıklaması yapan İHD Şube Başkanı Ömer Işık, „Deprem sonrası devlet bizi kaderimizle baş başa bırakarak, ölüme terk etti“ dedi. Diğer yerlerdeki eylemlerde, insan hakları savunucuları, 2011 yılının kara tablosuna karşı taleplerini sıraladı ve „İfade vermek değil, ifade etmek istiyoruz“ dedi. İnsan Hakları Haftası etkinlikleri 17 Aralık’ta son bulacak.
HABER MERKEZİ