
Zindanlarda 12 Eylül'de bir grup tutsakla başlayan direnişe binlerce tutsak katıldı. TUHAD-FED Genel Başkanı, dünden itibaren 72 cezaevinde açlık grevine katılan tutsak sayısının 10 bine ulaştığını belirtti. Günlerdir olduğu gibi dün de birçok merkezde tutsaklarla dayanışma eylemleri yapıldı.
Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED), dernek binasında yaptığı basın toplantısıyla açlık grevlerinin tüm cezaevlerine taşındığını teyid etti. TUHAD-FED Başkanı Zübeyde Teker, PKK'li ve PAJK'lı tutsaklarla birlikte KCK kapsamında tutukluların kaldığı 76 cezaevi; dördünün çocuk cezaevi olduğunu ifade ederek, "Bugünden itibaren 72 cezaevinde 10 bine yakın tutsak süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlamıştır" dedi.
"Tutsaklar neden bugün 10 bine yaklaşan bir sayı ile açlık grevine girdiler?" diye soran Teker, sözlerine şöyle devam etti: "Başbakan kalktı 'açlık grevinde hiç kimse yok. Yiyip içiyorlar. Şov yapıyorlar' dedi. Açlık grevleri başladığı günden bugüne açlık grevindeki arkadaşlarımız birçok hukuksuz uygulamaya maruz kaldı. Bu uygulamalarda amaç arkadaşlarımızı açlık grevi eyleminden vazgeçirmekti. Bu temelde ilk 10 güne yakın birçok yerde hazır su kullanmalarına, suyun yanında tuz ve şeker kullanmalarına bile izin vermeyen, müdahale eden cezaevleri oldu. Bu da yetmedi açlık grevinde oldukları için hücrelere konulan arkadaşlarımız oldu. Fiziki şiddete maruz kalan arkadaşlarımız oldu. Sürekli bir şekilde arkadaşlarımızı caydırmak için onların iradesini kırmaya dönük bir sürü politika yürütüldü."
Devletin gelinen noktada açlık grevindeki tutsakların taleplerine yönelik adım atması gerektiği yerde manipüle ederek itibarsızlaştırmaya çalıştığını kaydeden Teker, "Sürekli bir tehdit aracı olarak kullanarak, hafıza kaybı yaşandığı andan itibaren müdahale edeceğiz gibi açıklamalarla bu süreç gerçekten hükümet cephesinden krize dönüştürüldü. Geldiğimiz noktada bu taleplerin tartışıldığı zemini ortadan kaldıran bir yaklaşım var. Bunun karşılığında bugün itibariyle cezaevlerinde 10 bine yakın arkadaşımız bu söylemler ve bu yaklaşımlar üzerinden süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladılar" dedi.
Gülen de müdahaleyi meşrulaştırıyor
Fethullah Gülen'in açlık grevlerine ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Teker, bu açıklamaların açlık grevine yönelik yapılacak bir müdahaleyi meşrulaştırmaya dönük olduğuna işaret etti. Hükümeti sağduyuya çağıran Teker, şöyle konuştu: "Biz başından beri çağrı yapıyoruz. Bu taleplerin meşruluğu noktasında ailelerimizle birlikte yoldaşlarımızın, çocuklarımızın yanlarında olduğumuza dair, bu meşru taleplerin mutlak suretle gündeme getirilmemesi, tartışılması ve bir formül üzerinde uzlaşılması noktasında bir talebimiz var. Buna rağmen bu talepleri görmezden gelip, bu talepleri manipüle edip ve bu ölümleri kendi cephesinden meşrulaştırmaya çalışan bir Hükümet var. Yaşanabilecek bütün olumsuz gelişmelerin sorumlusu devlet ve hükümettir."
Açıklama ardından sivil toplum örgütlerinin de desteğiyle Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde basın açıklaması yapıldı. Barış Annesi Hava Kıran, devlet yetkililerine seslenerek, "Bu ülkede kirliliklerini dinle temizleyen Erdoğan ve Gül cezaevlerindeki bu haykırışı görmemezlikten geliyor. Biz kimsenin yurdunu işgal etmiyoruz. Biz sadece özgür bir ülke ve özgür bir önderlik istiyoruz. Bu isteğimiz için bedenlerini açlığa yatırmış çocuklarımız" dedi.
Cezaevi önlerinde nöbet
Kürt kadınlarının Batman M Tipi Cezaevi önündeki oturma eylemi sürüyor. Barış Anneleri tarafından Azadi Parkı'nda başlatılan açlık grevini yeni bir grup devraldı. Parka "Tutsakların talepleri taleplerimizdir", "Tabutlara değil, çocuklarımıza sarılmak istiyoruz" pankartları ve 14 Temmuz ölüm orucunun yıldönümünde bedenini ateşe veren Evrim Demir'in posterleri asıldı.
Siirt Demokrasi Platformu ise Siirt E Tipi Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı. Başta hükümet olmak üzere Meclis'teki tüm siyasi partilerin çözüm için adım atması talep edilen açıklama ardından düdük çalarak oturma eylemi yapıldı. Oturma eyleminden sonra yürüyüşe geçen gruba polis gaz bombaları ile saldırdı. Siirt BDP il binasındaki açlık grevini ise 5. grup devraldı.
Tutuklu yakınları BDP ve sivil toplum örgütlerinin desteğiyle Mardin M Tipi Kapalı Cezaevi önünde de açıklama yaptı. "Tecride son Öcalan'a özgürlük cezaevleri boşaltılsın" pankartı açıldı ve "Bijî berxwedana zindana" sloganı atıldı. Açıklama ardından cezaevi karşısındaki "Direniş Evi"ndeki nöbete devam edildi.
Midyat M Tipi Cezaevi önünde açlık grevine destek için başlatılan nöbet tutma eylemini 3. grup devraldı.
Nusaybin'de ise kadınlar Barış Parkı'nda oturma eylemi yaptı.
Adana'da Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) üyeleri İnönü Parkı'nda yaptıkları basın açıklaması ardından iki günlük açlık grevine başladı.
Mersin Demokratik Alevi Derneği dernek binasında yaptığı basın toplantısıyla, açlık grevindeki tutsaklara destek mesajı verdi.
Muş'un Malazgirt ilçesinde yapılan yürüyüşte "Ölümlere geçit vermeyeceğiz", "Ölüm değil çözüm" yazılı sarı, kırmızı ve yeşil önlükler giyildi.
Ardahan'da düzenlenmek istenen yürüyüşe de polis gaz bombası ve tazyikli suyla saldırdı.
Antep'teki açlık grevini 3. grup devralırken, Van'da il binası olarak kullanılan çadırdaki açlık grevi de sürüyor.
Ağrı, Erzurum'un Karayazı ilçesi, Iğdır'da açlık grevlerini yeni gruplar devraldı.
Dersim'de Direniş Çadırı'na polisin el koyması ardından açlık grevi BDP il binasına taşındı. Üniversite öğrencileri ise Tunceli Üniversitesi önünde oturma eylemi yaptı.
HABER MERKEZİ