
Hollanda’da yaşayan politikacı, gazeteci ve akademisyenler, Strasbourg’ta 35 gündür devam eden süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde bulunanlar için çağrı yaptı. Çağrıda, geç olmadan grevcilerin taleplerinin karşılanması ve Avrupa Birliği’nin üzerine düşeni yapması gerektiği belirttildi.
Eski senatör ve Solidara Partisi Başkanı Düzgün Yıldırım: Onlar haklı bir dava için aç kalıyor ve direniyorlar. Sözüm ona demokrasi ile yönetilen Avrupa ülkeleri, sadece ekonomik çıkarları için harekete geçer. İnsan hakları söz konusu oldu mu, ne yazık ki kör ve sağırlar. Bu engeli kırmanın tek çaresi dayanışmak ve haksızlığa karşı birleşmektir. Artık herkesin kendi gücüyle katkıda bulunma zamanıdır.
KDP Hollanda temsilcisiÖmer Zawity: Avrupa Birliği samimi ise 34 gündür açlık grevindekilere isteklerini sormalı, sormuyorsa düşünmek lazım. Mesele ciddi olmaz ise insanlar açlık grevine yatmaz. Açlık grevini tüm ruhumuzla destekliyoruz.
KCK davalarını izleyen avukat Dündar Gürses: İnsanların mücadelesi bitmeyecek ve her şekilde sürecek. Tüm olanaklarını ortaya koyacak. Bu sürece karşı ayakta durmak için araçlar ne ise onu kullanacaktır. Malesef politikacılar, ülke çıkarları için sağır ve dilsiz olurlar. Bu tür durumlarda parlemento önünde mitingler yapılmalı ve açlık grevindekiler yalnız bırakılmamalı.
Sosyalist Parti (SP) Milletvekili Saadet Karabulut: Strasbourg’taki açlık grevini destekliyoruz. Avrupa Birliği ülkeleri, çıkarları gereği açlık grevine ilgili değiller. Ancak AB’nin bu tür durumlarda daha fazla ilgi göstermesi gerekiyor. Çünkü bu bir insan hakları olayı. AB ülkeleri eğer samimi ise Türkiye’nin geleceği için gerekenleri yerine getirmeli. Türkiye, 30 yıldır savaşarak Kürt sorununu çözemedi. Somut adımlar atılarak, Kürt-Türk halkının içine düştüğü bu çıkmazdan kurtulması gerekiyor.
GroenLinks partisinden Milletvekili Mehmet Şirin Uygun: AB ve uluslararası kurumlar, Kürtlerin sesini duymuyor. Avrupa basını da hemen hemen hiç görmüyor. Bu açlık grevcileri sayesinde belki Kürtleri biraz ciddiye alırlar. Önemli olan Avrupa Birliği’nin, Türkiye üzerinde siyasi baskı oluşturması. Mevcut vurdumduymazlık korkutucu. Avrupa Parlamentosu, Kürtlerin varlığını, isteklerini, mesajlarını ciddiye alıp destek vermeli ve Türkiye üzerinde bu konuda etkili olmalıdır.
Hollanda Basın Konseyi Üyesi gazeteci Mehmet Ülger: Avrupa basını Kürt sorununu görmezden geliyor. Özellikle tüccar mantığı var. Türkiye ile ekonomik çıkarları, demokratik çıkarların önünde geliyor. AB ülkeleri, Türkiye’yi sürekli basit taleplerle oyalıyor. Avrupa Birliği’nin çıkarlarına dokunmak gerekiyor. Belki o zaman bir şeyler yaparlar. Örnek olarak 100 bin kişi sokağa döküldüğünde tramvay ve arabaların durması...
Koerdish Academish Netwerk (Kürt Akademisyenler Ağı) Başkanı Ali Ghahrmani:
Açlık kendine şiddettir. AB bu şiddeti görüyor ama ses çıkarmıyor, ilgilenmiyor. Açlık grevindekilerin yaptıkları önemlidir ve kıymeti vardır.
Göç uzmanı Utrecht Universitesi doktora öğrencisi Ali Aslan Yıldız: Kürtler neredeyse günde iki protesto yapıyor.Almanya nüfusuna vurduğunda 15 milyon Almanın protesto ettiğini düşünün. Uluslararası güçler, Arap dünyasındaki değişimlerden dolayı Türkiye’den yanalar. Bu nedenle Kürt sorununa gövenlikçi bir yaklaşım söz konusu. Diasporadaki Kürtleri etnik değilde pasaporttaki devletlere ait görüyorlar, bu da olumsuzluklar yaratıyor. Medyada sessizlik var. Kürtler artık en zora başvuruyor. Açlık grevine kitlesel destek olmalı.
BİRGÜL ROAVA/DEN HAAG
Açlık grevine destek
Fransa'nın Strasbourg kentinde devam eden süresiz-dönüşümsüz açlık grevi 35. gününe girdi. Her geçen gün sağlık durumu kötüye giden eylemcilere destek amaçlı Avrupa'nın birçok ülkesinden Kürdistanlılar dayanışma ziyaretinde bulunuyor. Ayrıca destek amaçlı dönüşümlü açlık grevleri de aralıksız sürüyor.
Son olarak Hollanda'nın değişik kentlerinden bir grup Kürdistanlı direnişçilere destek sunmak için Strasbourg'daki greve katıldı. Grup bugün Strasbourg'da gerçekleşecek Avrupa merkezli mitinge kadar eylemini sürdürecek. Kendileriyle Strasbourg'da devam eden açlık grevi hakkında görüştük. Eyleme katılmalarındaki duygu, düşüncelerini ve Strasbourg'taki açlık grevi eylemini nasıl algıladıklarını şöyle ifade ettiler:
Arslan Aktar(65): Ben Strasbourg'taki süresiz-dönüşümsüz açlık grevcileriyle 10 gün kalmıştım. Sonrasında Hollanda'ya döndüğümde onları sürekli rüyamda gördüm. Eğer kendileri kabul ederse Hollanda'ya geri dönmeyeceğim. Bir aydan fazla yürüttükleri bu direniş önünde saygı ile eğiliyorum.
Celal Çiwartayi: Eyleme katılmadaki amacım, Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan ve Kürt halkının mücadelesine sahip çıkmak. Ben bu temelde dört parça Kürdistan ve özellikle Kuzey Kürdistan'daki vahşeti protesto etmek için katıldım. Newroz'daki coşkudur beni bu eyleme getiren.
Kazım Baba: Bu eylem Öcalan üzerindeki tecritin kaldırılması ve Kürt halkına karşı sürdürülen siyasi imha operasyonlarına son verilmesi amacıyla yapılıyor. Yine gerillaya ve Newroz ile birlikte halka saldırılar yoğunlaştı. Tüm bunlara son verilmesi için katıldım. Ben bu açlık grevinin büyük bir kamuoyu yarattığına, yaratacağına inanıyorum.
Zeki Çıban(60): 'Öcalan'a özgürlük, Kürdistan'a statü' amacıyla başlatılmış olan açlık eylemine desteklemek, eylemcilerin yanında olmak istiyoruz. Yine Avrupa Konseyi ile CPT başta olmak üzere tüm dünyaya sesimizi bu şekilde duyurmak istiyoruz.
Fatma Dersim: Süresiz-dönüşümsüz açlık grevcisi arkadaşlar için kritik bir dönem. Onlar için endişeleniyoruz ve bu durumun uzamasını, onların zarar görmesini istemiyoruz. Arkadaşlarla dayanışmaya geldik.
Hêzil Amara: Türkiye'deki açlık grevlerinin devam etmesi bu direnişe daha çok güç kattı. Taleplerimizin sonuca varması temel hedefimizdir. Bu vesile ile bir direniş günüdür. Bizim için her gün 8 Mart, her gün Newroz olacaktır.
Nusret Yel: Açlık grevindeki arkadaşları görmenin duygusu farklı. Dayanışma amacıyla beş günlük grev yapıyoruz. Ama onların eyleminin devam etmesinin yarattığı burukluk var içimizde. Bundan dolayı karmaşık bir ruh hali yaşıyoruz.
Kudret Sancaz: Bir Kürt genci olarak 35 gündür Strasbourg'da açlık grevinde olan 15 arkadaşımıza destek olmak ve orada bulunmayı bir görev olarak görüyorum. Şu an Kürdistan'daki zindanlarda bulunan açlık grevindeki yoldaşlarımızı saygıyla selamlıyorum. Genç başladık, genç devam edeceğiz.
DEN HAAG