Zürih Kantonu’nda 24 Mart’ta yapılacak seçimlere aday olan Kürdistanlı ve Türkiyeli adaylar, ”Siyasette etkili olduğumuz oranda taleplerimiz gündem olur” diyerek, seçmenleri oy kullanmaya davet etti.

ABİDİN ÇETİN-ALİ ÖZŞERİK / ZÜRİH

İsviçre’de sonbaharda yapılacak federal seçimlerden önce kantonal düzeyde seçimler yapılacak. Zürih Kantonu’nda 24 Mart’ta yapılacak seçimde, kanton hükümetleri ve kanton meclisleri seçilecek. 180 milletvekili ve 7 kanton hükümeti  üyesinin seçileceği kanton seçimleri 4 yılda bir yapılıyor.  Genellikle göçmen karşıtı politikalarıyla bilinen SVP, FDP ve Yeşil Liberal gibi muhafazakar ve sağcı partiler halihazırda mecliste çoğunluğu oluşturuyorlar. 7 üyeli kanton hükümetinde sol cenahtan sadece 2 İsviçre Sosyal Demokrat Partisi (SP) temsilcisi var.

24 Mart’ta yapılacak seçimler için yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, göçmenlerin ağırlıklı olarak destekledikleri, Yeşiller Partisi’nden ve Alternatif Liste’den birer adayın Kanton hükümetine girebilme olanağı var. 18 seçim bölgesinden oluşan Zürih Kantonu’nda seçmenler, iki adaya birden oy verebilme hakkına sahip oldukları için tercihli oylar sonuçların belirlenmesinde etkili oluyor. Zürih Kanton seçimlerinde 20 Mart’a kadar mektupla oy kullanmayan seçmenler, 24 Mart pazar günü seçim merkezlerinde kurulan sandıklarda oylarını kullanabiliyorlar.

Türkiyeli ve Kürdistanlı adaylar

Kanton seçimlerinde Türkiyeli ve Kürdistanlı birçok aday da yer alıyor. Zürih Kanton Meclisine İsviçre Yeşiller Partisi’nden Muammer Kurtulmuş ve Sosyal Demokrat Parti (SP)’den Ali Gencer ile Winterthur Belediye Meclisine Sosyal Demokrat Parti’den (SP) aday olan Deniz Çetin, seçimlerle ilgili olarak Özgür Politika’ya açıklamalarda bulundu.

Göçmenlerin katılımı düşük

Muammer Kurtulmuş (İsviçre Yeşiller Partisi Zürih Kanton Meclisi adayı): Göçmenler yaşadıkları Avrupa toplumlarında siyasete yeterli duyarlılığı maalesef göstermiyorlar. Örneğin, Zürih Kantonu’nda oy verme hakkına sahip olan göçmenlerin sandık başına gitme oranları yüzde 12 civarında. Göçmenler ne kadar politikaya girip etkili olabilirlerse, o oranda da kendi hakları ile ilgili kazanımlar elde edebilirler. Kanton seçimlerinde birkaç yüz oy dahi sonuçlarda belirleyici olabiliyor. Avrupa’da siyasal alanda kurulan yakın ilişkiler Türkiye’deki demokratik mücadeleye olumlu katkılar sağlayacaktır.

Devam eden açlık grevleri Türkiye’de Erdoğan önderliğindeki anti demokratik uygulamalar, Kürtler ve diğer muhalefet üzerindeki baskılara karşı gösterilen en kapsamlı ve anlamlı bir çabadır. Açlık grevlerinin Avrupa kamuoyunun daha duyarlı olabilmesi için de daha etkili çalışmaların yapılması gerekir.

Haklarımızı savunmak için

Ali Gencer (Sosyal Demokrat Partisi (SP) Zürih Kanton Meclisi adayı): Uzun yıllardır Zürih’te yaşıyorum ve Sosyal Demokrat Parti içerisinde politika yapıyorum. Zürih Kanton Meclisi’nde ağırlık, göçmen karşıtı politikaları savunan sağcı ve muhafazakar partilerde. Bu dengeyi değiştirebilmek için çok yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Göçmenlerin çözülmeyi bekleyen; eğitimde ve iş hayatında fırsat eşitliği, entegrasyon başta olmak üzere birçok sorunu vardır. Yine son yıllarda Türkiye’den ve Kürdistan’dan İsviçre’ye iltica etmek zorunda kalan birçok insanımızın zor şartlarda yaşıyorlar ve özellikle de ucuz işgücü olarak  değerlendiriyorlar. Hem buradaki göçmenlerin hem de son yıllarda  buraya iltica etmek zorunda kalmış olan insanlarımızın haklarını savunabilmek için parlamentoda yani siyasetin merkezinde olmak zorundayız. Bu yüzden oy verme hakkına sahip olan tüm göçmenlerin oylarını mutlaka kullanmaları gerekir.

Bir Kürdistanlı olarak elbette tecrite karşı, Kürt sorununun çözümsüzlüğüne karşı yapılan açlık grevlerini, her alandaki mücadeleyi destekliyorum. Eylemlerin kritik aşamasına rağmen kamuoyu ve siyaset çevrelerinden beklenen yankıyı uyandırmaması, siyasette ve diplomasideki eksikliklerimizle de ilgilidir. Her anlamda siyasette etkili olduğumuz zaman, taleplerimizin de gündem olması o kadar etkili olur.

Temsiliniz yoksa, siz de yoksunuz.

Deniz Çetin (Sosyal Demokrat Partisi (SP) Winterthur Kanton Meclis Adayı: Uzun yıllardır 1 Mayıs Komitesi, SP Gençlik Örgütü JUSO içinde siyaset yapıyorum, Şu an Wintertnur Şehir Belediye Meclis üyesiyim. Siyasette etkili olma kararımda Şengal katliamı, Kobanê direnişi etkili oldu. Her alanda seslendirdiğim gibi Kürt halkının haklı mücadelesi ve göçmenlerin sorunları önceliğimdir. Halkımızın ve diğer göçmenlerin sandığa gitmesi ve onları savunacak adayları seçmesi çok önemlidir.

Türkiye’nin temel amacı Kürt dirilişinin bölgede etkili olmasını engellemektir. Bunun için Rojava devrimini boğmak istiyor, Efrîn’i işgal ediyor, Öcalan’a tecrit uyguluyor, Kürtlerin siyaset yapmasının önünü tıkamak için HDP’lileri, belediye başkanlarını, parti çalışanlarını tutukluyor. Elbette buna karşı her alanda mücadele edilmeli. Bizler de siyasette etkimizi arttırarak buna omuz vermeliyiz. Ama daha etkili olmak için siyasette partiler içinde, sivil örgütlenmelerde etkimizi arttırmalıyız.