Yapılan açıklamalarda önceki akşam Başbakan Erdoğan başkanlığında yapılan süpriz "PKK ve KCK zirvesi"ne dikkat çekildi ve "Operasyonların talimatını Başbakan verdi" denildi.

TİVH: Zamanlama tesadüf değil

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Sekreteri ve Barış Meclisi dönem Sözüsü Metin Bakkalcı, operasyonların Kürt sorununu çıkmaza soktuğunu belirterek, "Başbakan Erdoğan dün akşam (21 Kasım)  MİT Müşteşarı ve Adalet Bakanı ile görüşüyor, ardından ise operasyon başlıyor. Bir de bizi salak yerine koyuyorlar. Başbakan çıkıyor bu operasyonların niye yapıldığını savunuyor, sonra da 'ben yapmıyorum' diyor. Kimse insanları kandırmasın, zamanlama tesadüf değildir" dedi. Bakkalcı, operasyonların ne hukuken ne de ahlaken bir yere konacağını belirterek, bu yöntemlerle kritik bir dönemeçte olan Kürt sorununun iyice çözümsüzlüğe doğru itildiğini kaydetti.

KESK: Keyfiyete son verilsin
Kamu Emekçileri Sendikları Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı Lami Özgen ise, hükümetin Kürt sorununun çözümsüzlüğünü dayattığını belirterek, yapılan gözaltıların keyfi olduğuna vurgu yaptı. AKP eliyle Kürt sorununun bir açmaza sokulmaya çalışıldığını kaydeden Özgen, "Hükümet bu açmazı legal Kürt siyasetine dayatmaya çalışıyor. Klasik güvenlik konseptinin bir parçası olarak bu operasyonlar yapılıyor. Bu hükümet artık buna son vermelidir. Bir an önce bu keyfi durum sonlandırılmalı, şimdiye kadar gözaltına alınan ve tutuklanan insanlar serbest bırakılmalıdır" şeklinde konuştu.

MAZLUMDER: Endişeliyiz
MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal da, yapılan operasyonların "siyasi nitelikli olmadığını" söylemenin insanları kandırmak anlamına geldiğini belirterek, bu son operasyonların anayasal süreci baltalar hale geldiğini kaydetti. Ünsal, yaşanan operasyonların endişe verici bir boyut kazandığına dikkat çekerek, "Bunlardan endişe ediyoruz. Kürt sorununda çözüm isteniyorsa bunlar yapılmamalı" dedi.

Eğitim Sen: Sıra kimde?
Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız da dün yaptığı basın açıklamasında "KCK" adı altında eşzamanlı operasyonlara tepki göstererek, "Sıra kimde korkusu her yere sindi. Türkiye sessiz, suskun bir toplum haline getirilmek isteniyor. Türkiye'de muhalif olan herkese karşı bir operasyon yapılıyor. Türkiye açık cezaevine dönüştürülüyor" diye konuştu.
Eğitim Sen Diyarbakır Şube Başkanı Kasım Birtek de gözaltına alınlar arasında üyeleri Yusuf Eminoğlu'nun da bulunduğunu anımsatarak, "Başbakan'ın, Adalet Bakanı ve MİT Müsteşarı ile yapmış olduğu görüşme sonrasında böyle bir hukuksuzluğun ortaya çıkması, operasyonların 'siyasi iradenin' isteğiyle yapılmış olduğunu çok net olarak göstermektedir" dedi. Birtek, operasyonları yürüten AKP Hükümeti'ne şu çağrıyı yaptı: "Gözaltı ve tutuklamalarla Kürtler ve emekçiler susturulmak isteniyorsa bu boşuna bir çabadır. Sonuç almadığı da ortadadır."

Tüm Bel-Sen'den oturma eylemi

Tüm Belediyeler ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) Diyarbakır Şubesi de dün Bağlar Belediyesi önünde yaptığı açıklama ve oturma eylemi ile gözaltıları kınadı. Açıklamayı yapan Şube Sekreteri Remzi Aydın, operasyonları kınadıklarını söyledi.

ANKARA