QSD Sözcüsü Miralay Telal Silo, Fırat’ın Gazabı Hamlesi’nin kendilerinin belirlemiş olduğu plan çerçevesinde yürüdüğünü, hamlede bölge halkıyla beraber Dêrazor Askeri Meclisi’nin de aktif rol oynadığını söyledi. El Senadid Komutanı Bender Deham El-Hadi de “Biz yakında Reqa’da olacağız. Herkesin bilmesini istiyoruz, gençler saflarımıza akın ediyor” dedi.

Cephedeki ANHA muhabirlerinin aktardığı bilgiye göre; Mekmen kolundan ilerleyen Fırat’ın Gazabı Eylem Odası savaşçıları dün sabah saat 07.00’de Berdan, Xerbî, Fenan, Şerqî, Tiyûs ve Til Zihmaq köylerini DAIŞ’ten kurtararak özgürleştirdi. Mekmen’in 23 km güneyine düşen Eb’u Xeşeb köyü de kuşatmaya alındı.

Dêrazor’un 67 km kuzey doğusunda yer alan Xirbet Melha köyünden ilerleyen dördüncü cephedeki savaşçılar ise 7 km ilerleme kaydettikten sonra saat 12.00 sıralarında 3 köyü DAİŞ’ten temizledi.

Hamle başarıyla devam ediyor

QSD Sözcüsü Miralay Telal Silo, ANHA’dan Silava İbrahim ve Dilşad Cûdî’nin hamleyle ilgili sorularını yanıtladı. Silo, “Fırat’ın Gazabı Hamlesi bizim belirlediğimiz planlar çerçevesinde yürüyor. Hamle bu planlara göre başarılar elde ederek ilerliyor. Son günlerde olumsuz hava koşulları savaşçılarımızın ilerleyişini biraz aksatmış olabilir; ancak güçlerimiz durmaksızın ilerlemeyi temel aldılar” dedi.

Üç koldan ilerleme

Güçlerinin kuzeyden, batıdan ve doğudan olmak üzere 3 koldan ilerlediğini; DAİŞ’i çepeçevre sarıp çembere alarak hareket alanlarını daraltmak istediklerini, böylece Reqa’nın tamamen kuşatılmış olacağını kaydeden Telal Silo, Mekmen ve Bîr Heba kollarının birleşmesiyle onlarca köy ve mezranın çembere alınıp tek tek özgürleştirilmeye başlandığı söyledi.

Dêrazor’un önemli desteği

Dêrazor Askeri Meclisi savaşçılarının ve bölge halkının desteğinin önemine işaret eden Silo, “Önümüze koyduğumuz plana göre Reqa’nın tamamen kuşatılması için Dêrazor’a bağlı bazı köylerin de alınması gerekiyor. Bu anlamda Dêrazor Askeri Meclisi savaşçılarının hamleye katılması ve ata topraklarını kendilerinin özgürleştirmesi oldukça önemli. Bölge halkının da desteği ise DAIŞ’in bölge topraklarından sökülüp atılması bağlamında stratejiktir” diye konuştu.

QSD’ye katılan ve ardından hem QSD hem de Uluslararası Koalisyon tarafından eğitilerek hamleye katılması sağlanan bölgeden 6 bin genç olduğuna dikkat çeken Silo, her ulustan ve inançtan halkın katılmasının başarısının altını çizdi. QSD bünyesinde olmayan grupların hamleye katılmasına yol vermediklerini, vermeyeceklerini vurgulayan Silo, “Türk devleti gibi karşıt güçlerin çıkarlarına göre hareket edenler ile rejimin kuklalarının yer alması mümkün değil” dedi.

Bölge halkı bizi destekliyor 

Bölge halkının ve aşiretlerinin sundukları desteği anımsatan Silo, şunları söyledi: “Yöre insanı savaşçılarımızı sıcak yürekleriyle, coşku ve sevinçle karşılıyor. Bu bakış açısı bölgenin yavaş yavaş özgürleştirilmesinden sonra gelişti. Bizim amacımız da halkın karanlıklardan kurtulması ve özgürce yaşamasıdır. Hamle çerçevesinde yürüttüğümüz operasyonlarda önceliğimiz, en az zararla sivil halkın DAİŞ’in elinden kurtarılmasıdır.”

Yakında Reqa’dayız 

Hamlede yer alan Şemar aşiretinin askeri gücü olan El Senadid Güçleri’nin komutanı Bender Deham El-Hadi, “QSD neredeyse biz de orada olacağız” dedi.

El Hadi, Reqa halkının 3 yıldır DAİŞ’ten acılar çektiğine işaret ederek “Bunu bütün dünya görüyor. Biz de bu halkın acılarını dindirmek için yol aldık. Bu da bizim görevimiz. Çünkü biz de Reqa’nın halkıyız. Kent halkını özgürleştirmeye gidiyoruz” diye konuştu. 

Kent merkezinde yaşayan bazı aşiretlerle iletişimleri olduğunu dile getiren El Hadi, aşiretlerin her seferinde DAİŞ’ten kurtarılmak için çağrıda bulunduğunu söyledi. El Hadi, operasyonun başarılı bir şekilde ilerlediğini, kendilerine “Yakında orada olacağız. Hazırlıklarınızı ona göre yapın” talimatının verildiği, güçlerinin Reqa-Dêrazor hattında birleştiğini belirtti. Büyük bir alanın DAİŞ’ten alındığını dile getiren El Hadi, “Reqa’ya her koldan yaklaşıyoruz. Hedefimize başarılı bir şekilde ilerliyoruz” dedi. Suriye halkının çeteci ve cihatçı anlayıştan çok çektiğine vurgu yapan El Hadi, “Biz yakında Reqa’da olacağız. Herkesin bilmesini istiyoruz. Özgürleştirdiğimiz her yerde gençler saflarımıza akın ediyor” diye konuştu. 



5 çetebaşı öldürüldü

DAİŞ’in Avrupa saldırılarını organize eden ve yabancı üyelerinin katılımını sağlayan emir Saleh Yehya El-Xezali Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu 5 çetebaşı, Reqa hamlesinde öldürüldü.

Edinilen bilgilere göre, operasyonun ilk 15 gününde DAİŞ‘in maliyeden sorumlu emiri Ebu Hazem El-Muhaciri, cephaneden sorumlu bölge emiri Ebü Ebdullah El-Cisri ve emirlerden Emiri Ebü Cendel El-Kiwiti, Tebqa Barajı bölgesinde öldürüldü. Yabancı ülkelerden üye temin eden emir Saleh Yehya El-Xezali Yılmaz ise Tebqa’nın doğusunda yapılan bombardımanda öldü. El-Meleki Ordusu (Meleklerin Ordusu) içinde yer alan Hollandalı Saleh, 2013 yılında DAİŞ’e katıldı. Yine, Tebqa Barajı’nda öldürülen DAİŞ’in güvenlik emiri Mihemed Sadêp’in aslen Mexribli (Fas) olduğu ve bir dönem Reqa’da maliye sorumlusu olduğu öğrenildi. Sorumlular da dahil son günlerde 225 DAİŞ‘linin öldürüldüğü bilgisi edinildi. 

DAİŞ’in öldürülen güvenlik sorumlusunun yerine Ebu El-Hesêna kodlu Mimbicli İbrahim El Kedro’yu tayin ettiği de belirtildi.


ABD: Zaman çizelgesi yok

Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer, “Şu anda güvenli bölgenin coğrafi lokasyonu konusunda betimleyici bir noktada değiliz” dedi.

Suriye’de güvenli bölge oluşturulması konusundaki soruları yanıtlayan Spicer güvenli bölgeler konusunda bir zaman çizelgesi öngörülmediğini vurguladı: “Şu anda başkan hem finansman hem de nasıl yapılacağı hususunda dünya liderlerinden taahhütler almak amacında. Genel anlamda bölge ülkelerinden kapsamlı bir taahhüde ihtiyacımız var.”

Suriye’de güvenli bölgelerin amacına ilişkin yorumunda ise Spicer, hem çatışma ortamı ve terör örgütü IŞİD’le mücadelenin nasıl ele alınacağı hem de insani yardım boyutunun nasıl işletileceği konularının belirleyici unsurlar olduğunu söyledi.


 ANHA / REQA