Prof. Ferhat Kentel, AKP'nin başta genç, kadın ve eğitimliler olmak üzere kendi seçmen kitlesi için de anlamlı bir referans olmadığını söyledi.

Prof. Ferhat Kentel, AKP’nin enerjisi ve toplumu taşıyıcı kapasitesinin tükendiğini kaydederek, “Zaten girmiş olduğu ittifaklar da onun için hayati nitelikte. AKP ile birlikte iktidara eklemlenen çıkar grupları da kaybetmemek zorunda. Ancak zora dayanan, baskıcı ve otoriter yöntemler de tam anlamıyla, bütün toplumu kuşatan bir totaliter yapıya dönüşemiyor. Hâlâ kontrol edilemeyen ve edilemediği sürece bütün otoriter ve manipülatif girişimleri boşa düşürecek bir enerji ve her ne kadar birleşik olmasa da güçlü bir muhalefet potansiyeli toplumda mevcut” dedi.

Ekonomik kriz

Türkiye’de demokratik potansiyeli tersyüz edecek bir manipülasyon kapasitesinin her zaman mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Kentel, daha da önemli olan değişkenin ekonomi olduğunu ifade etti. Prof. Kentel, "Ekonomide yaşanacak sıkıntıları siyasal, kültürel ya da ideolojik düzeyde cereyan eden sorunlarda olduğu gibi, milliyetçi dalgalar yaratıp, hamaset üreterek çözmek çok zor. Özellikle ekonomideki gidişat, toplumun içinde var olan huzursuzlukları arttırıp, derin bir AKP aleyhtarlığına dönüşmesinden ve bu dalganın altında kalmaktan korktukları için baskın seçim ile bu düşüşü mümkün olduğu kadar işleri atmaya çalışıyorlar” şeklinde konuştu.

İktidar gerilim istiyor

Toplumun son 4 yılda altıncı kez sandığa gitme durumuna da değinen Prof. Kentel, şöyle devam etti: “Toplum bu süreçten oldukça çok zarar görerek geçiyor. Gerilimden gerilime, travmadan travmaya, bölünmeden başka bölünmelere doğru geçen toplumsal kesimler her seferinde ‘cemaatçi’ yalpalanmalar üretiyor. Her seçim, gerilimi bir kere daha besliyor. Ama zannediyorum, yönetici otoritenin zaten istediği bu; Gerilimden fayda sağlamak, kendi tabanını ‘düşmanlar’ karşısında konsolide etmek ve egemen yapıyı korumak için gerekirse en radikal çarelere başvurmak. Toplumun tabii ki böyle bir gerilime hazır olması mümkün değildir. Ancak yaşanan bütün bu gerilimler bir şekilde bir zaman sonra yatışır. Fakat daha önemlisi yaşanan her travma ve açılan yara, ileride beklenmedik başka travmaları da besleyebilir.”

Keskin militarize dil

7 Haziran ve 24 Haziran arasında yaşananların seçimlere yansımasının çok farklılıklar içereceğinin altını çizen Prof. Kentel, AKP’nin keskin ve militarize dilinin klasik AKP seçmeni dışındaki kesimlere de ulaşabileceğini ve bir miktar etki yaratabileceğini söyledi. Prof. Kentel, şunları ekledi: "Ancak, yaşananlar AKP seçmen kitlesi içinde özellikle genç, eğitimli ve kadın olan bir kesim üzerinde derin etkiler yarattı. Onlar için AKP artık anlamlı bir referans değil."