Kürdistan, Türkiye, Ortadoğu coğrafyası bir bütün olarak büyük çalkantıların, alt üst oluşların, savaş ve çatışmaların olduğu bir süreçten geçiyor. Bütün uluslararası güç odaklarının kendi dizayn ve projelerini yürürlüğe sokmaya çalıştığı, bunun için çeşitli ittifaklar geliştirdiği, savaş ve çatışmalar çıkardığı bir dönemde elbette başta Kürtler olmak üzere bu coğrafyadaki halkların da bir direnişi, bir yeni yaşam, birlikte ve eşit yaşam tasavvuru ve bunun için de bir mücadelesi söz konusu.
Bütün bu olup bitenler içerisinde yaşanan gelişmelere dair tanıklıklar ve tarih yazımı da ne yazık ki egemenlerin gözünden, egemenlerin tarih yazımının manipülasyonundan geçerek belgelenmektedir. Görsel ve yazılı medya aracılığıyla Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler; savaş alanlarından oluşturulan belgeler, güncelle ilgili başvurulan tanıklıklar hep emperyalist paylaşım savaşı veren büyük devletler ve bunların bölgedeki işbirlikçileri devletlerin, iktidar odaklarının gözünden ve onların çıkarlarını gözeten ve gerçekleri bu yönde manipüle eden bir tarzda aktarılmakta, belgelenmektedir. Böyle olunca da kanlı paylaşım senaryoları tezgahlayan, halkları birbirine kırdıran, her türlü örgütlü ve sistematize şiddet ve terörü uygulayan devletler özgürlük ve demokrasiyi savunan güçler olarak gösterilirken, yaşadığı alanları işgalcilerden savunan, onurlarını ve yaşamlarını korumak amacıyla özsavunma geliştiren güçler, halklar, gruplar da terörist olarak yaftalanmakta ve tarihe bu yönde belge düşülmektedir.
Denilebilir ki dünya tarihinde gerçekliğin bu kadar aleni bir şekilde, bu kadar utanmazca ve yüzsüzce ters yüz edildiği bir dönem daha yaşanmamıştır. Bütün bu gerçekliğin ters yüz ediliş süreci çok büyük paralar ve destekler verilerek özellikle Tv ve gazete yayınları üzerinden etkili bir şekilde sağlanmakta ve halklar büyük bir bilgi kirliliği ve yalan ve kurmaca üzerine kurulu bir dünyaya hapsedilmektedirler. Bu durum egemenliğin ve sömürünün sürdürülmesi için muazzam bir ortam yaratmaktadır. BBC adlı yayın kuruluşunun, DAİŞ ile Suriye Demokratik Güçleri arasında Reqa’da sivil ölümlerinin engellenmesi maksadıyla DAİŞ çetelerinin Reqa’yı boşaltması için yapılan anlaşmada sivillerin ölmesinin engellenmesi gerçeğinin üstü tamamen örtülmüştür. DAİŞ mensuplarının korunduğu ve güven içinde tahliye edildiği gibi bir yaklaşım sergilenerek DAİŞ gibi dünya tarihinin en barbar, en vahşi örgütünü yenilgiye uğratan, Ortadoğu halklarını bu beladan kurtaran ve binlerce mensubunu bu uğurda kaybeden Suriye Demokratik Güçlerini itibarsızlaştırmak ve böylece DAİŞ’le mücadelede sona gelinmesi itibariyle DSG gibi özgür ev özerk yapıların tasviye edilmesi için zemin hazırlamak bu haberin temel amacıdır.
Bütün bu gerçekliği ters yüz etme pratiği karşısında onurlu, eşit, özgür ve birlikte bir yaşam tasavvuru kuranların bütün bu mücadele süreçlerinde yaşananlara, deneyimlenen mücadele biçimlerine, direniş birikimine, yaşanan acı ve zulümlere ve elbette birlikte mücadelenin, yeni bir yaşam yaratma uğruna ortaya çıkarılan güzel pratiklerin tanıklığını yaratmaya ve bu tanıklığı belgelemeye ve bu tanıklık ve belgelemeyi etkin ve yaygın kanallarla diğer insanlarla, diğer halklarla paylaşmaya ihtiyacı var.
Özellikle içerisinden geçilen tarihsel sürecin ve bir önceki süreçler içerisinde cereyan etmiş olaylar, çatışmalar, direniş ve mücadele pratikleri, inşa çalışmaları, sanatsal üretimler, kadın mücadelesi gibi süreçlerle ilgili tanıklıkları belgelemek geleceğin inşasında ve bir hafıza yaratılmasında son derece önem arz etmektedir. Roboskî katliamı, Kobanê direnişi, Rojava devriminin halklar arasında ortak yaşam örme mücadelesi, Soma Maden faciası, Kürt legal siyasal hareketine dönük baskılar, tutuklamalar, Ankara Gar Katliamı, HES ve ekoloji direnişleri vb. yaşanmış ve yaşanmakta olan yüzlerce olayın binlerce tanığı var. Mutlaka bu süreçleri yaşamış insanlarla görüşmeler yapılmalı, bu süreçlere dair ulaşılabilen binlerce insanın duyguları, analizleri, yaklaşımları ve olayların yaşandığı yerlerdeki izleri mutlaka belgelenmelidir. Muhalif Tv ve gazete yayıncılığının en temel hareket alanları bunlar olmalıdır. Bugün muhalif Tv ve gazete yayıncılığı maalesef bu belgeleme meselesinde güçlü ve sistematik yaklaşım sergileyememekte bu konuda alanın iktidar odaklı manipülatif habercilik tarafından doldurulmasını engelleyememektedir.