4 Temmuz’da Cebelitarık’ta el konulan petrol tankeri, İran-İngiltere ilişkilerinde kriz noktası olmayı sürdürüyor. İngiliz donanmasının, Cebelitarık’ta 4 Temmuz Perşembe günü Suriye’ye yasadışı bir şekilde ham petrol taşıdığı gerekçesiyle el koyduğu tanker, iki ülke arasındaki krizi derinleştiriyor. ABD’nin, 2015’te İran ile P5+1 ülkeleriyle (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa +Almanya ve AB) yaptığı Nükleer Anlaşma’dan çekilmesinin ardından Ağustos 2018’den bu yana İran’a karşı devreye koyduğu askeri, siyasi ve ekonomik yaptırımlarla başlayan krize, İngiltere de el koyduğu petrol tankeriyle dahil oldu. Kriz her iki ülkenin yaptığı karşılıklı açıklamalarla devam ediyor. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, İngiliz mevkidaşı Jeremy Hunt ile bir telefon görüşmesi yaptı. Zarif ‘yasadışı bir şey yok’ dedi Görüşmede İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’in, ABD’nin İran petrolüne uyguladığı yaptırımların yasadışı olduğunu ileri sürerek “Şartlar ne olursa olsun İran petrol ihracatına devam edecektir” dediği belirtildi. İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt ise muhatabıyla ‘yapıcı bir görüşme’ gerçekleştirdiğini ileri sürerek Twitter hesabında şu açıklamayı yaptı:”İran Dışişleri Bakanı Zarif ile az önce görüştüm. Yapıcı bir görüşmeydi. Grace 1’deki ham petrole ilişkin kaygılarımızın kaynağına ilişkin değil, varış yerine ilişkin olduğunu ve Suriye’ye gitmeyeceğine dair güvence verilmesi halinde Cebelitarık’taki yasal prosedürle birlikte salıverilmesini sağlayacağımızı tekrarladım.” Büyükelçi: Korsanlık Yaşanan gerginliğe ilişkin bir açıklama da İran’ın Londra Büyükelçisi Hamid Baidinejad’tan geldi. Baindinejad sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İran petrol tankerine el konulmasına tepki gösterdi. Baidinejad tankere el konulmasını yasadışı olarak nitelendirildi. İngiltere’nin yeniden böyle bir hata yapmaması gerektiğini de belirten Baidinejad “İran tankeri yasaları ve normları ihlal etmemiştir ancak İngiltere yaptığı korsanlıkla böyle bir harekette bulundu. Tanker ile taşıdığı petrol sevkiyatı serbest bırakılmazsa, İngiltere’nin hareketi yanıtsız kalmayacaktır” tehdidinde bulundu. İran, tankerin bir an önce içindekilerle birlikte serbest bırakılması için açıklamalar yaparken, İngiltere makamları da tankerin ambargoya rağmen yaptırımları kapsayan Suriye şirketine petrol taşımanın yasadışı bir uygulama olup olmadığının araştırıldığını açıkladı. Krizin kısa tarihçesi İngiliz ordusuna bağlı kuvvetler, 4 Temmuz Perşembe günü Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarını delerek İran’dan Suriye’ye ham petrol taşıdığı öne sürülen bir tankeri Cebelitarık Boğazı’nda durdurmuştu. İngiltere’ye bağlı Cebelitarık Özerk Yönetimi yaptığı açıklamada, Grace 1 isimli tankerin Suriye’deki Banyas rafinerisine ham petrol taşıdığına dair güvenilir bilgiler olduğunu belirtmişti. Özerk Yönetimin Başbakanı Fabian Picardo, “Bu rafineri Avrupa Birliği’nin Suriye’ye yönelik yaptırımlarına tabi olan bir kurumun malı” ifadesini kullanmıştı. Picardo, talebi üzerine operasyonun İngiltere Deniz Kuvvetleri’nin de katılımıyla gerçekleştirildiğini duyurmuştu. İran ise petrol tankerinin Suriye’ye gideceği yönündeki iddiaları kabul etmiyor. Olayın ardından İngiltere’nin Tahran Büyükelçisi İran Dışişleri Bakanlığı’na çağrılmış kendisine İngiliz kuvvetlerinin operasyonunun “bir çeşit korsanlık olduğu” söylenmişti. Reuters’a göre 300 bin tonluk Panama bandıralı tanker, Singapur merkezli IShips Management Pte Ltd. Şirketi tarafından idare ediliyor. Reuters’a göre petrol, tankere İran kıyılarında dolduruldu ancak bir belgede petrol komşu Irak’tan geldi. AB’nin Suriye’ye yönelik yaptırımları, 2011’de Beşar Esad’ın protestoları bastırma girişiminden kısa bir süre sonra yürürlüğe girmişti. HABER MERKEZİ