Doğa ile gizli bir işbirliği içerisinde olan Kürt kadını, bu ilaçların formülünü tanrıça kültüründen beri koruyor. Dokunduğu her şeye anlam biçen animist Kürt kadını, ruhun sadece bedende olmadığına inanıp ve doğada başta bitkiler olmak üzere, her şeye bir anlam biçiyor. Bir nevi doğa ile telepati kuruyor. Mêrdîn topraklarına adım atar atmaz Mezopotamya kadının emeğinin aşikar olduğunu hissedebileceğiniz köylerden birinde yaşayan doğal tedavi ile ilgilenen Kürt kadını Şehem Doğan’ı (60) kadına has olan doğayla telepati kurma özelliğinin korunması gerektirdiğini söylüyor. Dogan, bu değerli işi kadınların daha iyi anladığını ve unutulmaya yüz tutmuş bu değerin, henüz unutulmadan her kadının merak duyması gerektiğini söylüyor.

Miras kalan formüller!

Yaptığı ilaç formüllerini ninesinden öğrendiğini söyleyen Doğan, bu ilaçların formüllerinin herbirinin farklı bir kadından ona miras kaldığını söylüyor. Doğan topladığı bitkilerden her birinin hangi hastalığa iyi geldiğini şöyle anlatıyor: “Soğuk algınlığı için, pûng (çorak toprak nanesi) kaynatıp içmek iyi geliyor. Mide ve bağırsak hastalığına da ava sûsê (meyan kökü suyu) içmek çok faydalıdır. Kolesterol için de gûriz (sığır otu) kaynatıp, suyunu sabah ve akşam olmak üzere birer bardak içmek iyi. Bu işlemi iki ay yaptıktan sonra, mide ve bağırsakla ilgili hiçbir sorun kalmıyor.”
Tıbba saygı duyduğunu ve büyük önem verdiğini söyleyen Doğan, geçmişimizden kalan otlarla tedavi mirasının da unutulmaması gerektiğini söylüyor. İnsanların başının çaresine bakmayı bilen varlık olduğunu belirten Doğan, metropolleşen şehirlerde, beyinin ve fiziğin giderek tembelleşip, çaresizleştiğini vurguluyor.

Kürtler yanık yaralarında uzman

Aklına gelen bitkileri peş peşe sayan Doğan “Şeker hastalığı için xerzîkrewî, berû (palamut), beîw (badem) gibi şeyleri kurutup havanda öğütüp, yemek çok faydalıdır. Papatya suyu, kalp sıkışmasına, sütte kaynatılan hîro da astım, bronşit ve zature için faydası var” diyor.
Kürt kadınlarının özellikle yanık yaralarını iyileştirmek için kendilerine has merhem formüllerinin olduğunu vurgulayan Doğan, “Vücuttaki en derin yanık için bile, bir fincan zeytin yağı, içine yarım mum karıştırıp kısık ateşte eritmeye bırakıldıktan sonra, elde edilen kremi yanığın üzerine her gün uyguladıktan birkaç gün sonra yanıktan eser kalmıyor” diyor. Doğan ayrıca derin çıkan suçiçeği için de, ceviz ve pekmezin beraber kaynatılarak lapa hale geldikten sonra bölgeye sürülmesini öneriyor.

Bazı pratik ilaçlar

İnatçı ve geçmeyen yaralar için hewajo merheminin iyi olduğunu söyleyen Doğan, “Çölde yetişen hewajo otunu kaynatıyoruz. Elde ettiğimiz su, palamut ağacı külü ve inek yağı ile beraber kaynatıp, merhem kıvamına getiriyoruz. Bu elde ettiğimiz merhem, akla gelebilecek her yara için çok faydalı” diyor. Doğan, son olarak şunları belirtiyor: “Deri altı sivilceleri için bizirkitan’ı ezip, sütle kaynatıp elde ettiğimiz kremi, bölgeye sürüyoruz. Geriye iltihap diye hiç bir şey kalmıyor. Kilo almak istemeyen insanlar da, sabah akşam birer tane sarımsak yutsun. Verem hastaları da, mümkün olduğunca çamlık bölgelerde yaşasın. Kürt, Türk, Ermeni, Süryani hiç fark etmeksizin tüm kadınlara tek bir ricada bulunacağım. Geçmişteki insanların, size miras bıraktığı tüm değerlere inanarak, sahip çıkın. Hiçbir şeyi gereksiz bulmayın. Bu kültür, bu güne kadar taşınabilmişse, elbet vardır bir doğru.”


ZEHRA DOÐAN / JINHA/MÊRDÎN