Hasankeyf Ilısu Barajı su tutmaya devam ederken, 10 köy sular altında kaldı. Hasankeyfliler ise yeni yerleşim yerlerine gitmek istemiyorlar.

METİN YOKSU / BATMAN

Yapımı devam ederken su tutma işlemleri başlayan Ilısu Barajı nedeniyle, en az 10 köy ile Botan ve Dicle Nehri’nin birleştiği yerde bulunan Mezopotamya’nın ilk liman kenti Tel Fafan sular altında kaldı. Batman Valiliği’nin, 8 Ekim’de eski yolun Su Çeken köyünden itibaren trafiğe kapatılarak, yeni yolun trafiğe açılacağı yönündeki açıklamasına rağmen bir gelişme yaşanmazken, yurttaşlar ilçeyi terk etmek istemiyor.

Yıkım devam ediyor 

Yıkımın devam ettiği Hasankeyf’te geçtiğimiz günlerde yapılan açıklamalarda, su seviyesinin Küçük Saray’ın penceresine kadar geleceği belirtildi. Küçük Saray’ın önünde aylardır devam eden liman çalışması sürerken, çarşı esnafı da yeni yerleşim yerlerine taşınmamak için diretiyor. Tarihi Hasankeyf Çarşısı’nda 11 yıldır kepenk açana esnaf Zeki Kaya, ”Hasankeyfliler olarak, her zaman tarihin yerinde güzel olduğunu söyledik. Gönlümüz yeni yerleşimi istemiyor. Yeni yerleşim ise taşınan eserlerin uzağında yapıldı. İnsanlar burayı ziyaret ederken, öncelikle tarihi görmeye geliyor. Biz esnaflar ve Hasankeyfliler, bu ziyaretlerden dolayı geçimimizi sağlıyoruz. Yeni yerleşimde birkaç eser taşındı ama bizden çok uzakta” diyerek, şehrin taşınmasına tepki gösterdi.

Zamana sıkıştık 

Bir diğer esnaf Zeydan Ayan ise taşınan eserlerin Hasankeyf’in küçük bir parçası olduğunu ifade ederek, ”Bu kanyonlar ve tarihi eserler benim çocukluk arkadaşımdır. Biz bu dağ ve kanyonlarda büyüdük. Buraları nasıl taşıyacaklar. Bakın Hasankeyf’te bir kaos var. Kimse olanlardan memnun değil. Yapılan açıklamalar hep belirsiz. Burada herkes yaşanan belirsizlik yüzünden çaresiz ve psikolojisi alt üst oldu. Burada bir sistem yok, zamana sıkışmış durumdayız” ifadelerini kullandı.

Yanlışta ısrar ediliyor 

Hasankeyf Yaşatma Girişi sözcülerinden Ali Ergül, Hasankeyf için mücadelenin hiçbir zaman geç olmadığını vurgulayarak, ”Hem yeni yerleşkedeki evlerin durumu hem de Hasankeyf 2 köprüsünün inşaatına baktığımızda, bu tarihte bir kapatılmanın olmayacağını tahmin ediyorduk. 1991 yılından bu yana neredeyse verilen hiçbir tarih karşılık bulmuyor. Bu durum Hasankeyf ve Dicle Vadisi’ni sular altında bırakmak için yapılan Ilısu Barajı ve HES’’in ne kadar özensiz bir proje olduğunu gösteriyor. Halkla hiç temas kurulmadan yapılan bu proje, başından itibaren yanlış kuruldu ve bu yanlışta hala ısrar ediliyor” dedi.

Derhal durmalı

Kadim toprakları sular altında bırakmak için yapılan projenin derhal durdurulmasını isteyen Ergül, şunları söyledi: “Fırat Nehri’nin yok edilmesiyle kadim Mezopotamya ciddi zarar görmüştü. Eğer Dicle Nehri de yok edilirse Mezopotamya kalmayacak. Herkesin bu yıkıma dur demesi gerekiyor.”