AKP Hükümetinin Sur'a el konulmasını "Tarih bizim için tekerrür ediyor" sözleriyle tarihe atıfta bulunan Diyarbakır Kilisesi Ruhani Lideri Ahmet Güvener, "Bizim kaybetmemiz söz konusu değildir. Biz bu kiliseyi vermeyeceğiz. Burası bizim ibadet yerimizdir" diyerek el koymaya tepki gösterdi.

Amed’in Sur İlçesinde önce "yasak" ardından "acele kamulaştırma" kararı adı altına el koymaya çalışan AKP Hükümetine bir tepki de Diyarbakır Kilisesi Ruhani Lideri Ahmet Güvener'den geldi. Kilise, cami, han, hamam gibi birçok tarihi esere sahip ilçeye el konulmasını eleştiren Güvener, "Bizim için tarih tekerrür ediyor" sözleriyle tarihte yaşanan soykırım ve el koymalara dikkat çekti. 

1942 ve 1955 tarihlerinde de gayri Müslimlerin mallarına el konulduğunu hatırlatan Güvener, "Kilise bizim ibadet yerimizdir. Bir kiliseye el atamazsınız" dedi. "Ben yaptım oldu" diye bir kanunu kabul etmeyeceklerini vurgulayan Güvener, "Ama zaten kiliseler kamu yararına oluyor. Neyi kamulaştıracaksınız siz. Meryem Ana Kilisesi'nin bir cemaati var. Diyarbakır Kilisesi'nin bir cemaati var. Bu cemaatler zaten kamu yararı olarak kullanıyor. Daha nasıl bir şekilde siz bunu kamulaştırabilirsiniz ki?" diye sordu.


'Diyarbakır'ı dizayn ederseniz öldürürsünüz'

Sur'da çeşitli medeniyetlere ait eserlerin varlığına dikkat çeken Güvener, bu eserlerin yıkılarak Selçuklu ya da Osmanlı eserleri şeklinde restore edilmesine karşı duracaklarını da vurguladı: "Siz Meryem Ana Kilisesi'ni Selçuklu zihniyeti ile restore edemeziniz. Buranın bir kültürü vardır. Bir dokusu vardır. Bunu yapan insanlar kimdir onun o kültürünü taşıması lazım. Osmanlının ve ya Selçuklukların kafa yapısına göre Diyarbakır'ı dizayn edeceğiz derseniz Diyarbakır'ı öldürürsünüz." 


'Diyarbakır Toledo değil'

Medeniyetlere ait izlerin silinmesi Diyarbakır'ı kimliksizleştireceğine de vurgu yapan Güvener, "Bu restorasyon, kamulaştırma dedikleri şey kesinlikle bu kültürü öldürür. Diyarbakır'ı Diyarbakır olarak görmek lazım, Toledo değil" diye konuştu. Tarihi dokularla insanın birleştiğini de dile getiren Güvener, şöyle devam etti: "Siz bu insanların yüreklerini çıkartarak hadi robot gibi yaşayın diyemeseniz. Siz İsviçre'nin bütün güzelliklerini de getirseniz bu halk mümkün değil burada rahat edemez." 


'Kiliseyi vermeyeceğiz'

"Bizim kaybetmemiz söz konusu değildir. Biz bu kiliseyi vermeyeceğiz. Burası ibadet yerimizdir" diyen ve devam eden Güvener, sözlerine şu şekilde tamamladı: "Bunun kanuni zemini de yoktur. Devlet sadece kendini yıpratır. Çünkü kamu yararı gözetiliyorsa bu halk zaten burada kendisi ibadet ediyor. Mahkemelere müracaat edeceğiz. Makbuzlarımızı da kullanacağız. Sonradan devlet bu kesinlikle hem avukat hem de mahkeme parasını ödemek zorunda kalacak. Bizim mülkiyetimizi kaybetmemiz söz konusu değildir." 


 DİHA/AMED