SADİYE ESER / ADIYAMAN/MARDİN
Komagene Krallığı’nın başkenti Adıyaman’da Arsemia Antik Kent, Şeytan Köprüsü, Cendere Köprüsü ve Karakuş Tümülüsü ziyaretçilerini tarih yolculuğuna çıkartıyor.
Nemrut Dağı, Cendere Köprüsü, Karakuş Tümülüs’ü, Arsemia Antik Kenti, Eski Kahta Kalesi, Şeytan Köprüsü ziyaret edilebilecek mekanlar arasında yer alıyor.
Arsemia Antik Kenti
Tarihi mekanlar arasında olan Arsemia Antik Kenti, Adıyaman’ın Kahta ilçesi sınırları içerisinde. Nemrut güzergahı üzerinde bulunan bir müze ören yeri. Bir dönem Kommagene Uygarlığı’nın başkenti olan ve “Kale” olarak da isimlendirilen Arsemia Antik Kenti, savunma ve dini amaçlı tüneller kazmak için de kullanılmış antik bir kent özelliği taşıyor. Kommagene Kralı 1’inci Antiochos’un (MÖ. 62-32) atalarından Arsames tarafından Milattan Önce 3’üncü yüzyılda kurulan kent, krallığın yazlık yönetim merkezi olarak işlev görmüş. Biri içecek ve gıdaların depolandığı, diğeri ise dinsel işlevli olan basamaklı kaya dehlizi üzerinde Anadolu’nun en büyük dini ve sosyal içerikli Grekçe yazıtı bulunan iki mağara bulunmaktadır.
Şeytan Köprüsü
Adıyaman’ın Kahta İlçesinde Romalılar zamanında yapıldığı öne sürülen Şeytan Köprüsü, daha sonra Memlükler zamanında restore edildiği için de “Memlük köprüsü” ismini aldığı tarihi bilgiler arasında.
Cendere Köprüsü
Cendere (Cabinas) çayı üzerinde inşa edilen köprü de Roma İmparatoru Septimius Severus (MS. 193-211) döneminde 16’ncı Lejyon tarafından yaptırılan tarihi bir köprü. Yüksekliği 30 ve genişliği 7 metre olan köprü, 92 büyük blok taştan oluşan kemeri ile Antik Roma mimarisinin anıtsal bir örneği.
Karakuş Tümülüsü
Adıyaman’ın tarihi mimarisindeki bir diğer mekan ise, üzeri taşlardan oluşan tümülüs ve etrafında sütunların yer aldığı Karakuş Tümülüsü. Kommagene Krallık Ailesi’ne ait bir anıt mezar olarak bilinen Tümülüsün güneyinde sütun üzerinde kartal, doğusunda sütunlar üzerinde aslan ve boğa, batısındaki sütun üzerinde ise kral 2’nci Mithridates’in kız kardeşi Laodike ile tokalaşma kabartması yer alır. Doğudaki sütun üzerinde yer alan yazıta göre bu mezar 2’nci Mithidates’in (MÖ. 36-20 ) annesi İsias, kız kardeşi Antiochis ve yeğeni Aka’ya ait. Muazzam bir görüntüsü olan tümülüsteki heykeller fazlasıyla tahrip olmuş durumda. Tümülüs ilk göze çarpan kartal heykeli. Daha sonra görülen aslan heykelinin kafasının düşmüş olduğu, yanındaki boğa heykelinin ise yok olmak üzere olduğu görülüyor.
Zinciriye Medresesi
Mardin’e giderseniz uğramanız gereken tarihi mekanların başında Zinciriye Medresesi geliyor. Medrese merkez ilçe Artuklu’daki “Eski Mardin” olarak bilinen yerde bulunuyor. Mimarisiyle görenleri kendisine hayran bırakan medrese, kentte hüküm süren son Artuklu Sultanı Melik Necmettin İsa bin Muzaffer Davud bin El Melik Salih tarafından 1385 yılında yaptırılmış. Timur ve ordusuyla savaşmış olan Melik Necmeddin İsa’nın bir süre bu medresede hapsedildiği belirtiliyor.
Akustik bir mekan
Tamamen simetrik bir mimariye sahip olan medrese, doğu ve batı uçlarındaki dilimli kubbeleri ve doğu tarafına rastlayan yüksek anıtsal portali ile çok uzaklardan bile dikkat çekiyor. Dikdörtgen ve geniş bir alanı kaplamakta olan yapı, iki kat üzerinde avlu, cami, türbe ve çeşitli ek mekanlardan meydana gelmektedir. Şuan Kur’an kursu olarak kullanılan medresenin küçük mescidinin sağ tarafında Sultan İsa’nın Türbesi yer alıyor.
Medrese, eyvanlarındaki mimari yapısıyla da dikkatleri üzerine çekiyor. Doğumdan ölüme insan ömrünü simgeleyen eyvan, seslerinin birbirine karışmaması için iki derslik arasına yapılmış. Eyvanın sonunda bulunan ve mahşer alanını temsil eden havuz ise zamanında havuza yansıyan gök cisimleriyle astronomi dersleri için de kullanılmış. Yine medrese içindeki ses sistemi sayesinde ses bütün medresede yankılanabiliyor.