
Özgürlük yürüyüşçüleri Kürdistan’ın dört parçaya bölündüğü antlaşmanın yapıldığı Lozan kentindeki binanın önünde dün bir miting gerçekleştirdi. bugün İsviçre Parlamentosu’na yürüyecek.
Birleşmiş Milletlerden (BM) Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’ne (CPT) yürüyen Kürdistanlıların uzun yürüyüşü 4. gününe girdi. Fransızca „Özgürlük ve Adalet İçin Cenevre’den Strasbourg’a Yürüyüş“ pankartı, Öcalan resimleri ve bayrakları ile yürüyüşlerine devam eden Kürdistanlılar renkli bir görüntü oluşturuyor. Soğuk havaya inat devam eden yürüyüşte katılımcılar zafer işaretleri yaparak ve sık sık sloganlarla „Öcalan’a özgürlük“ talebini haykırıyor. Soğuk havadan da yine sarı-kırmızı-yeşil renkli eşarp, atkı, şapkalar ile puşilerle korunan eylemciler verdikleri molalarda içtikleri sıcak çaylarla kısmen de olsa ısınmaya çalışıyor. Sadece hava koşulları değil yürüyüş yolu da zorlu. Kimi zaman geçilen yollarda yürüyecek alan olmadığı için bazen tarla kenarlarında, çamurlara bata çıka da olsa yola devam ediliyor. Aralarında yaşlı kadın ve erkeklerin de bulunduğu yürüyüşçüler arasında sağlık problemleri de baş göstermeye başladı. Önceki gün -8 derecede 34 kilometrelik yürüyüşte rahatsızlanan 4 eylemci sağlık merkezlerindeki tedavileri ardından yürüyüşlerine devam etti. Farklı yaş, inanç, kültür, meslekten katılımcıların yer aldığı yürüyüşe Kürt halkının dostları da katılıyor. Uzun yürüyüşe aktif sunan MLKP’nin 5 üyesi dönüşümlü olarak yürüyüşün sona ereceği Strasbourg’a kadar eylemde yerini alacak. Önceki geceyi Morges’te Mors Loasis Kilisesi’nde geçiren eylemciler, içilen çaylar, edilen sohbetlerle kısmen de olsa yorgunluklarını atarak dün yine yollara koyuldu.
Lozan’da yanıt
Sabah 08.00’de yola koyulan Kürdistanlıların yürüyüşünün üçüncü etabı ise 14 kilometre. Hedef ise Lozan. 24 Temmuz 1923’te Kürdistan’ın resmi olarak dörde bölündüğü kent. Dört buçuk saatlik yürüyüş ardından Lozan’a ulaşan eylemcileri kent girişinde Kürdistanlılar tarafından“Öcalan’a özgürlük“ sloganlarıyla karşıladı. Kent merkezindeki yürüyüş ardından uzun yürüyüş eylemcileri sloganlar eşliğinde Lozan Anlaşması’nın imzalandığı Place de Rumine Köşkü’nün önündeki Riponne Meydanı’na girdi. Sarı-kırmızı-yeşil renklerin hakim olduğu meydanda Öcalan posterleri dalgalandı. Kürdistanlılar eyleme yoğun ilgi gösterirken İsviçreli siyasetçiler de mitinge katılarak destek mesajlarını iletti.
Parlamenter Vouruz: Bize düşen saygı duymak
Sosyal Demokrat Federal Parlamento Milletvekili Erick Vouruz yaptığı konuşmada, „Bu sert koşulları içinde yürümenize hayranım. Kürtler verdikleri bu mücadeleyle özgürlüklerini kazanmışlardır. Bize sadece buna saygı duymak kalıyor“ dedi.
Amed’deki coşkuyu gördüm
Lozan Kanton Milletvekili ve Sosyal Demokrat Parti Kanton Başkanı Nicola Roche ise 2011 genel seçimlerinde gözlemci olarak Amed’e gittiğini belirterek şöyle konuştu: „Diyarbakır’daki Kürtlerin coşkusu ile buradaki birbirine çok benziyor. Sizin taşıdığınız inanç ile Diyarbakır’daki Kürdün inancı birbirini tamamlıyor. Burada Diyarbakır’daki coşku ve inancı gördüm. Sizleri Strasbourg’a kadar yalnız bırakmayacağız.“
Avrupa insan hakları sınavında
Sosyal Demokrat Federal Parlamento Milletvekili Jofiame Oubert ise, Kürtlere yönelik artan baskılara dikkat çeken konuşmasında, Türkiye’nin yanısıra Avrupa ülkelerine de tepki gösterdi. Milletvekili Oubert, „Türkiye’deki Kürtlere uygulanan politikalar çok siddetli biçimde devam ederken Avrupa’da Kürtlere karşı çok sessiz biçimde bir politika izleniyor. Bunun en son örneğini de Roj TV’de gördük. Ama sizlerin burada yürüttüğü mücadele Avrupa’yı insan hakları açısından bir sınava zorlayacak“ dedi.
Mitinge Lozan Kanton milletvekili adaylarından Kürdistanlı İhsan Kurt da katıldı. Eylemciler ise konuşmalarında Kürtlerin artık statüsüzlüğü kabul etmediği belirterek Avrupa ülkelerine „Kürt halkının özgürlük mücadelesini ve taleplerini duyun“ çağrısında bulundu. Öcalan’ı esareti de Kürt halkının daha fazla kabul etmeyeceği mesajı verildi.
Parlamento’ya yürüyüş
Miting ardından yola çıkan eylemciler araçlarla İsviçre’nin başkenti Bern’e doğru yola çıktı. Eylemciler burada İsviçre Kürt Kültür Dernekleri Federasyonu (FEKAR) tarafından eylemciler ile dayanışma amacıyla yapılan panele katıldı.
Geceyi Bern’de geçiren eylemciler bugün İsviçre Federal Parlamento binasına yürüyecek. Parlamento önünde yapılacak eylem ardından Legnau’ya doğru yürüyüş devam edecek.
Evde oturmak haramdır
Kürdistan İslam Hareketi’nden Mele Salih:
Halkımızla birlikte burada yürümek tüm zorluklara rağmen çok güzel ve beni umutlu kılıyor. Başkan Apo’nun inançlı yolunda yürümek gurur verici bir duygu. Kürt halkına karşı zalimlerin uyguladığı zulme boyun eğmemek, riyakar, yalancı ve düzenbazların karşısında durmak için yürüyoruz. Bu neyi değiştirir ki diyenler varsa bugüne kadar yürütülen özgürlük mücadelesine bakmaları yeterlidir. Biz inancımız, geleceğimiz, kocaman bir halkın mücadelesi için yürüyoruz. AKP’nin polisi, savcısı, askeri, kimyasal gazı, zindanı varsa bizim de yüreğimiz ve inancımız var. Bu inanç ve yürek olduğu sürece onlar hep aynı sonucu yaşarlar. Biz Başkan Apo ile çoktan kazandık. Bu halk otuz yıldır kimliğini, bilincini, geleceğini, inancını, halk olmayı, haysiyetli ve onurlu olmayı kazandı. Biz kendimiz için yürüyoruz, kendimiz kazanıyoruz. Onların zulmü buna dayanmadı dayanamaz. Ben tüm halkımızı 18 Şubat’ta Strasbourg’da yapılacak yürüyüşe çağırıyorum. Herkes ama her Kürt o gün evde oturmayı kendisine haram ederek mitinge katılmalıdır.
İnançla yürüyoruz
Gazeteci-Yazar Mustafa Peköz: Kürtler son otuz yıldır özgürlük mücadelesi ile birlikte nereye basmışlarsa tarih yazdılar. Bugün de tarih yazılıyor. İnsanlar eksi sekiz derece altında çok inançlı bir şekilde yürüyor. Müthiş bir moral ve motivasyon var. Sayın Öcalan üzerinde uygulanan tecrit, yürüyüşçüleri keskin bir bıçak gibi biliyor. Kürdistan’a statü isterken mücadele azimleri katlanıyor. Bunları çok önemsiyorum. AKP Hükümeti’nin son zalimane girişimlerinin sonuç vermeyeceği buradaki irade ile ters yüz ediliyor. Ben yürüyüşçülerin geçtiği her alanda Kürtler tarafında karşılanmaları ve yürüyüşçülere destek vermelerinin yüksel moraller kazandıracağına inanıyorum. Kürt halkı eylemcilerine her alanda sahip çıkmalı ve Strasbourg finaline tüm Kürtler katılarak son yılların en görkemli buluşmasını gerçekleştirmelidirler. Kürt dostları da özellikle bugünler de kardeşlerinin yanında olduklarını hissettirmelidirler.
Ne yapılacaksa bugün yapılmalı
Ozan Maruf: Sanatçılarımızla, aydınlarımızla, kurum temsilcilerimizle ve halkımızla bu yürüyüşe katılarak uluslararası komployu kınıyoruz. Kürtlerin statüsüzlüğüne karşı durduğumuzu yine bu yürüyüşle gösteriyoruz. Böylesi tarihi anlarda her sanatçının kendi halkının yanında olması, siyasi iradesine, sanatçı kimliğine sahip çıkması gerektiğine inanıyorum. Zor koşullar altında yürüyoruz ama inançlı ve coşkuluyuz. Tüm sanatçı arkadaşlarıma şu çağrıyı yapıyorum; Kürt halkı tarihi günler yaşıyor. Bu günlerde yapılması gereken ne varsa bugün yapmalıdır. Yarın çok anlam ifade etmeyecektir.
Esas olan özgürlüğümüz gerisi teferruat
Siyasetçi Ahmet Çelik: Türk devleti her fırsatta ‘esas olan devlettir gerisi teferruattır’ diyor. Kürtlerin de özgürlüğü söz konusu oldu mu gerisi teferruattır. Bu yürüyüşteki gerçeklik de budur. Yürüyüşçülerin bu dondurucu soğuğa rağmen yürüyüşte yerini alıyor, gerisi teferruat olarak kalıyor. Yürüyüşçüler olarak beklentimiz, Bern, Basel ve Stasbourg’taki mitinglere Kürdistanlıların güçlü katılım göstermeleridir. Gerçekten çok önemli bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Yaşlı kadınlar, erkekler tüm zorluklara rağmen inatla yol alıyorlar. Yürüyüşümüzün diğer önemli bir yanı ise her inançtan insanların olması, aydınların, sanatçıların, yazarların, gençlerin ve halkın yan yana yürümesidir. Bu çok güzel bir birlikteliktir. Yol boyunca „Öcalan’a özgürlük“ sloganları eksik olmuyor. Geçtiğimiz güzergahlarda insanların bizlere ilgi göstermesi memnun edici.
ALİ ONGAN - LOZAN