Amed Farqin’de bulunan tarihi Zembilfiroş Kalesi’nde başlatılan restorasyon çalışması sırasında iş makinaları ile zarar verilen tarihi kalenin duvarlarındaki boşluklar ve çatlaklıklar yine çimentoyla dolduruldu. Amed Farqin’de bulunan tarihi Zembilfiroş Kalesi’nde başlatılan restorasyon çalışması sırasında iş makinaları ile zarar verilen tarihi kalenin duvarlarındaki boşluklar ve çatlaklıklar çimentoyla dolduruldu. Tarihte Mervanilerin başkenti olarak bilinen Farqin’de bulunan Zembilfiroş Kalesi, Roma ve Bizans dönemine ait olduğu belirtilen tarihi bir yapı. 2 bin 200 metre uzunluğu ve 25 metre yüksekliğindeki surlar, 50 burç ve 9 giriş kapısı şeklinde inşa edilen yapı, zaman içerisinde büyük tahribatlar gördü. Restorasyonuna başlanan kalenin etrafındaki evlerin yıkımı sırasında kale duvarları tahrip edildi. Bunlarla da yetinilmeyip, tarihi kale duvarlarındaki boşluklar ve çatlaklıklar çimentoyla dolduruldu. Kalenin hikayesi Zembilfiroş Kalesi, bir redd-i aşk destanının tanığı olan Zembilfiroş efsanesinin tanığı ve Mem û Zîn ve Siyabend û Xece kadar bölgede bilinen ve halk türkülerine konu olan tarihi bir yapı. Rivayetlere göre; Zembilfiroş, yörede hüküm süren bir kralın oğludur. Sefa içinde yaşayan Zembilfiroş, avlanmaya çıktığı bir günde gördüğü bir mezar ve mezardan dışarıya çıkmış iskelet parçaları onun ölüm gerçeğiyle yüzleşmesine neden olur. Yaşadığı sarayı, ihtişamı hiç arkasına bakmadan geride bırakarak eşiyle birlikte yollara düşen Zembilfiroş, diyar diyar gezerek zembil (Sepet) yapıp satar ve hayatını böylece idame ettirir. Ailesiyle birlikte sırtlarında çadırları, üstlerinde eski püskü elbiseleriyle köy köy, kasaba kasaba dolaşan Zembilfiroş, Silvan’a (Farqîn) gelir. Trajik son Tarihi kentin beyi olan Farqîn Beg’in eşi Xatûn Xan’ın dikkatini çeker ve Zembilfiroş’u, zembîl alma bahanesiyle saraya çağırır. Aşık olan Xatûn, aşkını dizelere döker. Ancak Zembîlfiroş, Xatûn’un aşkını reddeder. Xatûn, red cevabını kabul etmez ve Zembîlfroş çareyi kaçmakta bulur. Xatûn peşini bırakmaz, sora sora Zembîlfiroş’un kaldığı çadırı öğrenir ve bir gece çadırda kalmak için Zembîlfiroş’un eşine yalvarır. Karşılığında tüm mal varlığını ve mücevherlerini bağışlayacağını anlatır, sadece bir gece Zembîlfroş ile kalmak ister. Xatûn’un bu kadar yoğun ısrarı üzerine Zembîlfiroş’un eşi, çocuklarını da yanına alarak oradan ayrılır. Xatûn, Zembîlfiroş’un eşinin giysilerini giyer ve yatağa girerek Zembîlfiroş’u beklemeye başlar. Karanlık Farqin’e çökerken, Zembîlfroş zembillerini sattıktan sonra çadırına döner. Xatûn’un yatağında olduğundan habersiz, aynı yatağa uzanır. Ancak yataktaki kadının kendi eşi olmadığını, Xatûn’un ayağındaki gümüş halhalın çıkardığı sesten anlar. Bunu anlar anlamaz, çadırdan dışarı çıkar. Rivayetlere göre efsane, Zembîlfiroş’un, Xatûn’dan kurtulamayacağını anlamasıyla, gidip kendini kalenin burçlarından attığı anlatılır. O günden sonra tarihi kalenin adı Zembilfiroş Kalesi olarak kalır. AMED