Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği (OSAD) çalışanları, 12 Eylül 2012’de Türkiye ve Kürdistan’daki siyasi tutuklu ve hükümlülerin 68 gün süren açlık grevlerinin belgesel filmini hazırlıyor. Hazırlanan belgesel filmde, Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER), Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Dayanışma Federasyonu (TUHAD-FED), barolar, tabipler ve ailelerden destek alındı. Belgeselin konusu olan açlık grevleri, 1982’de girilen ölüm orucu ile paralel işleniyor. “Dema Evîn Dikeve Dil” adlı belgesel filmin yönetmenliğinde yer alan Haşim Aydemir ile Rojhilat Aksoy, dört ay süren belgeselin bir ay sonra seyirciyle bulaşacağını aktardı.


Ailelerle iletişime geçtik

Yönetmen Rojhilat Aksoy, açlık grevleri sürecinde tutuklu bulunan Azadiya Welat Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Tayip Temel’den gelen mektupta geçen “Dema Evin Dikeve Dil, Tirs Bardike” sözünün o sürecin duygusunu çok iyi verdiğini belirterek, belgeselin ismini de buradan aldıklarını ifade etti. Belgesel çalışmasına dört ay önce başladıklarını kaydeden Rojhilat, hazırlık sürecinde ulaştıkları herkesin, kendilerine duyarlı yaklaşarak destekte bulunduklarını dile getirdi. Belgeselde yer vermek üzere tutuklu ve hükümlülerin aileleriyle de iletişime geçtiklerini söyleyen Rojhilat, “Açlık grevleri döneminde cezaevleri komisyonunda yer alan kişilerle görüşüp o süreci takip eden baro, TUAY-DER, TUHAD-FED, ve Tabipler Birliği ile işbirliği içerisinde bu çalışmayı yürüttük” dedi.


Tarihi süreci belgeledik
Rojhilat, açlık grevleri karşısında halkın müthiş direnişi ve halk ile cezaevlerinin tek yürek oluşunun, kendilerini bu çalışmaya iten nedenlerden en önemlisi olduğuna işaret etti. “Biz de Kürt halkının geçtiği bu tarihi sürecin belgelenmesi gerektiği noktasındaydık” diyen Rojhilat, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Cezaevleri, genelde halkı tutuklulardan uzaklaştırmaya çalışır. Biz bu süreçte aslında tutukluların hiçbir zaman halktan uzaklaştırılamadığını, taleplerinin halkta yankı bulduğunu ve yalnız kalmadıklarını gördük. Diyarbakır’da o dönem gündüz biten eylemler akşam devam ediyordu. Işık kapatma eyleminden tutalım, halkın tencere ile tavalarla çıkarttıkları ses eylemleriyle, bitmeyen bir süreç idi. Biz bu noktada harekete geçtik. Böyle bir sürecin belgeselini yapma konusunda kendimizi zorunlu hissettik.” Rojhilat Aksoy,  ayrıca belgeselde kullanılacak materyaller konusunda Jin Haber Ajansı (JINHA), Dicle Haber Ajansı (DİHA), İMC TV ve diğer basın kuruluşlarının kendilerine destek sunduklarını da belirtti.


MIZGIN TABU / JINHA/AMED