Öte yandan İsviçre'nin Cenevre kentinde Suriye'deki savaşı durdurmaya yönelik formüller üzerine uluslararası toplumun tartışmaları da pek umut vaadetmeyen bir şekilde devam ediyor.
Her iki gelişme de Kürtlerin geleceğini birebir ilgilendiriyor. Hem Kuzey hem de Rojava politikalarını Kürtlerin imhası ve yokluğu üzerine kuran tüm güçler kriz ve çözümsüzlük halinde. Kurnazlıklar, her tür açık, gizli, fiziki ve psikolojik saldırılar Kürtleri yakaladıkları bağımsız politik duruştan saptırmaya yetmiyor. 90 yıl önce Lozan'da sergilenen oyunu bugün Cenevre'de yinelemek isteyenlerin içine düştükleri çıkışsızlık karşısında Kürtler daha bir özgüvenle mücadelelerini kalıcı kazanımlarla taçlandırmaya çalışıyor.
İşte, Cenevre'de Kürtler dışlanarak zorlama 'temsilci'lerle bir kördövüşü sergilenirken, Kürtler Rojava'nın Cizîrê Kantonu ardından, Kobanî ve Efrîn de özerk yönetim ilanına gidiyor. Türkiye'de de, AKP Hükümeti'nin önünde Kürtlerle onurlu bir barış haricinde hiç bir çıkış yolu görünmüyor…
Genel tabloyu iyi okuyan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan bu nedenle net uyarıyor: "Hükümetin seçim hesabı yapması süreci bitirir!" Ayrıca dünya kamuoyuna "Rojava'ya kıymet ver" diye seslenen Öcalan, parlamenterler Sırrı Süreyya Önder ve Leyla Zana ile yaptığı son görüşmede sürecin ilerlemesinde Kürt birliğinin önemine göndermede bulunuyor.
Kürtler açısından Kuzey'de seçimlere yüklenmek, Rojava'da Demokratik Özerkliği kurumsallaştırmak, Güney ve diğer parçalarla Kürt Ulusal Konferansı'nı toplamak tarihi hamlenin önemli adımları olarak ön plana çıkıyor…
Tarihi hamle süreci
Türkiye'de hükümeti sarsan yolsuzluk skandalı ve ardından hükümetin yargı ve emniyet üzerinde kontrolü sağlamaya yönelik karşı hamleleri iç ve dış eleştirilere rağmen sürüyor. Siyasi tansiyon oldukça yüksek ve durumun normalleşmesine yönelik ip uçları ise pek görünmüyor.