
Bilim-Teknik - GÜNDEMİ
2017 yılına merhaba demeye hazırlanıyoruz. Tam 2 bin 17 yıl.
Bugün kullandığımız ve 400 yıl kadar önce geliştirilen Gregoryan takvimi ya da Miladi takvim bilim dünyasında ciddi bir şekilde tartışılıyor. Zira bilim insanları ne Miladi ne Hicri ne de bugün kullanımda olan diğer takvimlerin bir anlam taşıdığını kabul etmiyor.
Bilim insanlarına göre insanlık için artık yeni „0“ı seçme vakti geldi. Ve bu „0“ Kürdistan’dan geçiyor.
İnsanlar dünyamızdaki yaşamın bir parçası olarak milyonlarca yıldır doğada varlıklarını sürdürüyor. Ama tarihimizin bir noktasında her şey o kadar dramatik bir şekilde değişti ki, insanlık tarihine göre oldukça kısa bir süre içerisinde tüm gezegeni kendi ihtiyaçlarımıza göre yeniden şekillendirdik. Avcı ve toplayıcı topluluklardan tarım ve inşaya geçişimiz insan türünü gıda zincirinin en tepesine yerleştirdi. Medeniyetin gelişimi artık artan bir hızda birçok fikri eski ve geçersiz kılmakta ve yerine yenilerinin koyulması gerekliliğini dayatmaktadır.
Miladi ya da Hicri Takvimde 0 yılı yok
Eski, demode, hükümsüz ve hatta saçma sapan fikirlerimizden biri de bize dayatılan 2016 ya da 1438 yılında olduğumuz safsatasıdır. Kendine tarihin başlangıcını yani 0 noktasını dini dayanaklar olarak alan bu sistemler sadece bu nedenle pratik değillerdir. Bir kere 0 yılı diye bir şey yoktur. Milattan Önce (MÖ) 1’den Milatan Sonra (MS) 1’e geçersiniz. Ve bu geçiş sırasında yaşanılan değişim 12 bin yıl önce yaşadığımız değişim yanında hiçbir anlam ifade etmemekte.
Bizim yeni bir 0 yılını seçmeye ihtiyacımız var. Bizi bir tür olarak, insanlık ailesi olarak temsil eden ve bütün kültürleri içine alan bir 0 yılı. Bugünkü medeniyetin ne zaman yaratılmaya başlandığını damgalayan ve insanlık tarihi bilincini toplumlara daha güçlü bir şekilde anlatan bir 0 yılı.
Tarihin 0 noktası: Göbekli Tepe
Bundan 12 bin yıl kadar önce bugün Urfa’da (Riha) bulunan Göbekli Tepe’de yüzlerce insan toplandı. İlk dönemlerinde tarım bilgisi olmayan ve metal işleyemeyen avcı ve toplayıcı topluluğuydu. Ellerinde sadece taş ve sopalar vardı. Ama onlar insanlığın o günkü en büyük yapısını inşa etti. Mısır’daki Piramitler inşa edilmeden 7 bin yıl önce.
Atalarımız 300 metrekarelik bir alanın üstüne daireler şeklinde birbirini tamamlayan taş sütunlar dikti. Her bir taş sütun 6 metre boyunda ve yaklaşık 40 ton ağırlığındaydı. Üzerlerinde çeşitli hayvan ve mistik yaratıkların figürlerini işlediler.
Bu yapının o dönem nasıl inşa edildiği konusunda yapılan tüm araştırmalar bir bilgi ortaya koyamadı. Ama şu bir gerçek ki o güne kadar hiçbir insan topluluğunda böylesi bir işbirliği ve organizasyon görülmemişti. Göbekli Tepe keşfedilene kadar ilk insanları bu düzeyde bir kapasiteye sahip olduğu bilinmiyordu.
Peki bunu neden inşa ettiler?
En popüler teori ilk insanların bu yapıyı dini amaçlar için inşa etmiş olduklarıdır. Bu yapı bir dönemin Tanrılarına adanmış bir tapınaktı.
Kesin olarak bildiğimiz şey ise bu yapının inşası ve çevresinde oluşan topluluk insan türü için yeni bir çağı başlattı. Göbekli Tepe’nin ardından Mezopotamya ve Levant’ta insan toplulukları dünyanın kendine sunduğu sığınakları bırakıp kendi dünyalarını inşa etmeye başladı.
Holosen Takviminin başlangıcı
Bilim insanlarına göre işte tam bu nokta insanlık tarihi için en uygun 0 noktası. Bu an bilim insanı Cesare Emillani tarafından 1993 yılında başlangıç noktası olarak önerilmiş ve bunu esas alan takvime de Holosen adı verilmesi düşünülmüştür.
Emillani’nin önerisi basitti. Mevcut yılların başına 10 bin yıl eklenmesini istiyordu. Yeni şu anda Holosen takvimine göre 12016 yılında olacağız ve iki hafta sonra da 12017 yılına gireceğiz.
HAZIRLAYAN: Doğan Barış ABBASOÐLU / abbasogludogan@hotmail.com
Yeni bir sıfır noktasını anlamı ne?

Bunun ne işe yarayacağını düşünenleriniz olacaktır. Her şeyden önce tarihe bakışımız konusunda yeni ve derinlikli bir bakış getirecek. Tarihi, insan gelişimini dönemlere ayırıp basitleştiren tarih anlayışı yerini bir bütünlüğe bırakacak.
İsterseniz yeni takvime göre kısa bir kronoloji yapalım:
0: Göbekli Tepe’de tarihin başladığını görüyoruz. Bu tapınakta kökleşen inanç sistemleri, toplumsal işbölümü insanlığın toplumsal hafızasına kazınacak temeller doğdu.
1000: Dünyanın büyük ihtimalle ilk şehri olan Eriha kuruldu.
2000: Dünyadaki ilerleme oldukça yavaştı. Eriha’nın kuruluşunu takip eden 1000 sene içerisinde az sayıda kalıcı insan yerleşimi kuruldu. Tarım daha da yayıldı ve hayvanlar evcilleştirildi ve ilk ticaret yapılmaya başlandı. Tarihin bu noktasında dünyada toplam 5 milyon insan yaşıyordu.
3000: Teknoloji giderek gelişti ve çömlekçilik yaygınlaştı. Çin, Hindistan ve Bereketli Hilal’de kültürel topluluklar ortaya çıktı.
4000: Bu dönemde insanlar ilk defa metali kullanmaya başladı. Kalay ve bakırı karıştırmayı öğrendiler.
(Gelişimin ne kadar yavaş olduğuna dikkat edelim lütfen. Bu dönemlerde insanların çok büyük çoğunluğu hayatlarında hiçbir belirgin değişiklik yaşamadan ölüyorlardı. Şu anda yaşayan bizlere 10 yıl öncesinin aletleri demode geliyor.)
5000: Bu dönemde ilk yazı ortaya çıktı ve tekerlek icat edildi. Güney Amerika’da Chinchorro kültürü insan mumyaladı. (Antik Mısır’dan 2 bin sene önce.)
7000: İlk bölgesel hakimiyet kuran kültürler ortaya çıktı. İndus Vadisi Uygarlığı, Yunanistan’daki Minos Uygarlığı ve Sümerler buna örnektirler. Bu dönemlerde Stonehenge (Türkçe uydurmasıyla Taş Mahal) inşa edildi ve Çin’de hanedanlar tarih sahnesinde yerini aldı.
Dünyanın nüfusu halen 30 milyon kadardı.
8000: Birçok egemen kültür farklı topraklarda belirdi. Güney Amerika’daki Olmek kültürü ortaya çıktı. Truva kuşatması bu dönemde yaşandı. Ortadoğu’da Mısır uygarlığı dışındaki medeniyetler işgalciler tarafından yok edildi ve Bronz Çağı sona erdi.
9500: Yunan şehir devletleri Pers istilasını püskürttü ve bu alandaki kültür Altın Çağını yaşamaya başladı.
9700: Büyük İskender Mezopotamya’ya büyük seferini yaptı.
9800: Roma İmparatorluğu dünyada egemen güç haline geldi.
9956: Sezar bu yıl öldürüldü ve o öldürüldüğü yıl dünyanın toplam nüfusu 300 milyon kadardı.
Kronolojimiz 10000 yılına geldiğinde bizim bugünkü Miladi Takvimimizin işlemeye başladığı zamana ulaşıyoruz. Bundan 622 yıl sonra yeni 10622’de ise Hicri Takvim başlıyor.
Bu andan sadece 2 bin yıl sonra insanlar Ay’da yürüdü. Şu andaki gibi tarihi ele aldığımızda 10 bin yıllık insan gelişimini ekside görüp bunu takvimlerimize katmıyoruz.
İtiraf edelim Göbekli Tepe’den başlayan takvimiz çok daha heyecan verici, çok daha derin ve geçmişimizi daha etkileyici hale getiriyor.
Tarihimizde yeni bir sıfır noktası herşeyden önce insan olarak kendimizi nasıl ele aldığımızı, nasıl düşündüğümüzü kökten değiştirebilir.
Kaynak: Kurzgesagt