Tarihsel sorumluluk
Forum Haberleri —

DEM Parti
- Soykırım operasyonları, irade kırma baskıları hızından hiçbir şey kaybetmeden devam ediyor. Kürtler partilerle değil, devletin zorba, kayyumcu güçleriyle seçim yarışında.
RUŞEN TUTKU
Yaşam ve mücadelenin öğrettikleri nice sınamalarla gelişti, büyüdü. Şimdi zirveye tırmanma ve sonuç alma vakti. Verilen bedeller ağır ve halen verilecek gibi. Bu konuda çok ağır badireler atlatıldı. Büyük mücadeleyle Kürt ve Kurdistan gerçekliği inkârcılara kabul ettirildi. Yaşadıkları toprakların gerçek sahipleri, en eski halkı olduğu anlaşıldı. Verimli Hilal’in uygarlığını taşıyarak yurt edindikleri vicdanlarda yer edinmişti. Yazılmayan tarihin gerçekliğini tarihsel direnişleriyle yazdılar.
Kürt Özgürlük Mücadelesi ruhu kurutulmuş, egemenlerin “üstünü betonladım” dediği Kürt gerçekliğini savaşarak diriltti. Savaşarak güzelleşmek bu olsa gerek. Dağlarda vuruşarak kendi köküyle buluştu, kaybettiklerini kaybettiği yerde aradı. Yanlış yerde aramaya kalkışmadı, zaman kaybına gidilmedi. Zagros’un buzul yanına, Cudi’nin heybetine, Gabar’ın sisli yanına yaslanarak direnişin nasıl olacağını soykırımcı işgalcılara gösterdi. İradenin savaşı kendini yaratmak kadar topraklarıyla doğru buluşmayı getirdi. Özgürlüğe susanların dili olmayı bildi, haykırarak düşmanla kavgaya tutuldu. Her şeye şüpheyle yaklaşıp gerçekliğin kalbine aktı. Kavgada toprakla buluşanları gecelerin yıldızlarında bularak, gelecek için ışıklarında sabahları karşıladı.
Toplumsallığını yaratan bu paradigma şimdi Kurdistan’ın dört bir yanında mücadele halinde, direnişi daha büyütmek adına işgalcılara öldürücü darbeler vuruyor. Gerillanın kış koşullarında Medya Savunma Alanları’nda geliştirdikleri eylemlerle gelecek için direnişin nasıl olacağını kanıtladı. Elbette bu tarihsel direniş yalnızca gerilla güçlerine bırakılmayacak, her Kürt ve dostları bulundukları yerde dönemin ruhuna göre hareket etmeyi bilecek. Zaten bu sürecin diğer bir yanı Avrupa’da geliştirilen Önderlik üzerindeki tecridin kırılması ve fiziki özgürlüğünün sağlanması için kampanya başlatılmıştı. Bu kampanya birçok etkinlikle farklılaştırılarak devam ediyor. Sonuç alıcılığı bu sürece daha güçlü katılımla olacaktır. Her Kürt ve dostu bu kampanyanın ruhuyla Önderlikle buluşmayı bilecek, adeta kendini eğitme anlayışıyla yaklaşacaktır. Kürt gerçekliğini dünyaya anlatan Önder Apo ve gerilla direnişi olduğu tartışmasızdır. Bizi dünyaya anlatana, kabul ettirene borçlu olduğumuzu bilerek hareket etmek durumundayız. Yanlış hesap, rehavete yatma bizi sürecin ruhundan koparacaktır.
Rojava güçleri, halkları Türk soykırımcılığına karşı büyük kalkışlarla Önderliği sahiplenip direniyor. Gelişen devrimi Önderliğin emek ve felsefesiyle gerçekleştiğinin bilincindeler. Önderliği sahiplenmek, devrimi kalıcılaştırmak ve kazanımları korumak olduğunu görüyorlar. Bu özgürlük devrimi ezilen, sömürülen, ötekileştirilip emekleri çalınan halklar için halen ilham kaynağı.
Kuzey Kurdistan ve Türkiye’de yerel seçim süreci başladı. Kürtler bu sürece büyük özgürlük yürüyüşüyle start vermişti. Bu yürüyüşün zamanlaması, planlaması yerinde ve doğru yerlerde başlatılıp yürüyüş kısmı bitirilmişti. Ancak tarihsel süreç daha büyük hamle ve kazanımlarla devam edilmesi gerekiyor. Yürüyüş Kürtlerin ve halkların özgürlükleriyle buluşana kadar devam etmek durumunda. 31 Mart yerel seçim çalışmaları bu bilinçle ele alındığında kazanımları sahiplenme zemini güçlü olacaktır. Her yurtsever, vicdanlı, iman sahibi olan Kürtler sandık başına gittiğinde kendisiyle, yaratılan değerleriyle doğru yüzleşmeli, varlığıyla doğrudan temas kurulmalıdır. Kürt isyanlarının darağaçların gölgesinden halen kurtulmadığını unutmamalıdır. Yakılıp yıkılan binlerce köyü, enselerinden vurularak öldürülen yurtseverleri, şehirleri adeta cehenneme çeviren günleri akıllarından çıkarmamalı. Celladına aşık olma yaklaşımına mutlak anlamda öldürücü darbeyi sandıkta oylarıyla vermelidir.
Seçime az bir zaman kaldı. Seçimin güvenliğinden tutalım, herkesi sandık başına götürmek için ikna etmeye kadar tüm olanları düşünmek çok önemli. Anlaşılan kimi insanlarımız tepkiyle yaklaşıp sandığa gitmeme eğiliminde. Kürtler Kurdistan’da adil, demokratik bir ortamda seçime gitmiyor. Soykırım operasyonları, irade kırma baskıları hızından hiçbir şey kaybetmeden devam ediyor. Kürtler partilerle değil, devletin zorba, kayyumcu güçleriyle seçim yarışında. Eğer daha önceki seçimlerde kazandıkları yerlere yenileri eklenmese başarı yanı eksik olacağı unutulmamalı. Kurdistan’da devletin kendileri için kale dedikleri yerler bu defa sarsılsa Kürtlerin iradesi güçlenerek devam edecektir. Soykırımcı ve yandaşlarına gereken cevabı vermenin zamanı gelmiş, geçiyor bile. Dünün Kürt cellatları devletle kol kola girmiş Kürt halkından oy istiyorlar.
Güçlü bir sorumluluk ve bilinçle hamle sürecini doğru okumak durumundayız. Aksi taktirde sorumluluğumuzun bilincinde olmadığımız ortaya çıkacaktır.







