
Yapımı yeni tamamlanan Tarsus T Tipi Kapalı Kadın Cezaevi açıldığı günden bu yana işkence, darp, kötü muamele ile gündemden düşmüyor. 52 tutsak uyarı amaçlı 5 gün süreli dönüşümlü açlık grevine girmişti. Koşulların düzeltilmemesi ve uygulamaların devam etmesi üzerine 15 Ağustos’ta 13 tutsağın başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi devam ediyor. Önceki gün Tarsus T Tipi Kapalı Cezaevi’ne giden İnsan Hakları Derneği (İHD)Tarsus Şube Başkanı Avukat Yılmaz Talay, görüştüğü tutsak Sinem Oğuz’un anlattıklarını paylaştı.
Avukat Talay, kadın tutsakların kaldığı cezaevinde ilk günlerde yaşanan ve basına da yansıyan hak ihlallerinin hala devam ettiğini belirterek, şunları aktardı: “Nakillerde çıplak aramalar, hakaretler ve işkence devam ediyor. Gardiyanların tutsaklara hakaret etmeleri ve cinsiyetçi küfürler ettikleri müvekkilim Sinem Oğuz ile yaptığım görüşmede tarafıma iletildi. Tutsaklar 15 Ağustos’ta süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine başladıklarını ve şuan açlık grevinde 13 kişinin olduğunu iletti.”
Kalan çocuklar da var
Tutsaklarla kalan çocukların da olduğunu kaydeden Talay, ”Yeni nakillerden Şemal Tutak’ın 1 yaşındaki çocuğu için ek gıda talep ettiği ancak verilmediği ve bu nedenle bebeğim kilo kaybı yaşadığı tarafıma iletildi” dedi. Talay, talepleri kabul edilip koşulları düzeltilinceye kadar açlık grevini sürdüreceklerini söylediklerini de belirtti.
MERSİN
Süngerli odada taciz
Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi’ni ziyaret eden Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi’nden Avukat Bünyamin Şeker, tutsakların işkenceye maruz kaldığını, süngerli odaya atılan kadın tutsakların erkek gardiyanlar tarafından taciz edildiğini aktardı.
Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi’ni ziyaret eden Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi üyesi Avukat Bünyamin Şeker, çok ciddi ve ağır hak ihlallerinin yaşandığı bilgisi verdi.
Sayımda bile işkence
Dışarıda yaşanan sıcak gündemin cezaevlerine ağır bir yansıması olduğunu dile getiren Şeker, sağlığa ulaşma, beslenme hakkı, spor aktiviteleri ve hatta yaşam hakkı konusunda bile ciddi hak ihlallerinin yaşandığını ifade etti. Van, Tarsus ve Elazığ cezaevlerinde son süreçte çok ağır ihlallerin yaşandığına işaret eden Şeker, Van’da çok sıradan bir sayım sırasında bile kadın tutsaklara fiziki şiddet uygulandığını söyledi. Tutsakların şiddete karşı slogan attığında erkek gardiyanların da katılımıyla 26 kadın tutsağın ağır fiziki şiddete uğradığını anlatan Şeker, olaya ilişkin avukatların cezaevine gitmesine de OHAL gerekçe gösterilerek engel olunduğunu aktardı.
Tek tip elbise dayatması
Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşananların Van’dan çok farklı olmadığını dile getiren Şeker, Elazığ’da tutsaklarla yaptıkları görüşmede işkencenin geldiği boyutu gördüklerini söyledi. Şeker, şunları anlattı: “Cezaevlerinde tek tip kıyafet tartışmaları yapılıyor. Daha bu durum yasallaşmamasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklaması üzerine cezaevlerine yoğun bir baskı aracı olarak yansımış durumda. Tutsaklar bu uygulamaya karşıdır. Ama buna rağmen cezaevi yönetimi baskılı tişörtleri ve gömlekleri toplamış. Cezaevlerini şimdiden buna hazırlıyorlar. Tutsakların resimli tişörtlerini toplayan cezaevi yönetimi ve gardiyanlar tutsaklara, ‘Neden bunu aldınız?’ diyerek darp edip tişörtler zorla alınıyor. Hasta tutuklular tedavi edilmiyor.”
Elazığ’da kadın tutsaklara yönelik de ciddi hak ihlallerinin olduğunu kaydeden Şeker, ortak yaşam alanlarına kamera takılmasını kabul etmedikleri için süngerli odaya aldığını bildirdi. Şeker, “Süngerli odada 2 kamera 24 saat açık bir şekilde tüm alanı görüntülüyor. Lavabo bile izleniyor. Yine süngerli odada iki cam var ve onun önünde sürekli erkek gardiyanlar geçerek, kadınları taciz ediyor. Bunlar, kadınların birebir bize anlattıklarıdır. Yine 4 kadın tutuklu gardiyanlara karşı çıktığı için saatlerce süngerli odaya alınıp, hiçbir ihtiyaçları karşılanmadı” diye konuştu.
İşkenceden çekinilmiyor
Süngerli oda ve askeri sayım gibi uygulamaların erkeklerin kaldığı koğuşlarda da yaşandığını aktaran Şeker, Yaşar Kırmızı adında bir tutsağın ayrı bir yere alınıp işkence edildiğini ve sonra Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlik İnfaz Kurumu’na sevk edildiğini belirtti. Şeker, “Önümüzdeki süreçte cezaevlerinde bu tür uygulamaların artacağını düşünüyoruz” dedi.