“Call Girl” 1970’li yıllarda İsveç’te devleti yöneten üst düzey politikacıların seks skandallarını konu alıyor. 1977 yılında gazeteci Peter Bratt Dagens, Nyheter Gazetesi'nde 1969-1976 yıllarında Adalet Bakanı olan Lenart Geijer’in İsveç İstihbarat Örgütü (Sepo) tarafından devlet için güvenlik riski oluşturduğunu 1976 yılında Başbakan Olof Palme’ye yazılı olarak bildirildiğini yazdı. Makalede Geijer’in Bakan olarak görev yaptığı süre içinde Stockholm’deki bir randevuevinde çalışan küçük yaştaki kızlarla cinsel ilişkiye girdiği ve bu kızlardan bazılarının Stockholm’deki Polonya Büyükelçiliği yetkilileriyle ilişkileri olduğu belirtiliyordu.

Palme ve Geijer, yazılanların iftira olduğunu belirterek gazete aleyine dava açtılar. Davayı kaybeden Dagens Nyheter ve Peter Bratt, Geijer’e tazminat ödemek zorunda kaldı. 1978 yılında Expressen Gazetesi, Polis Müdürü’nün Olof Palme’ye yolladığı mektubu yayınladı. Sadece Geijer değil diğer bazı bakanların da 14-15 yaşlarındaki kızlarla para karşılığı cinsel ilişkiye girdikleri açığa çıktı.

Suç duyurusu yapıldı

“Call Girl”, 1970’li yılların ortalarında açığa çıkan ve uzun süre İsveç’in gündeminden düşmeyen “Genelev Yumağı” olarak adlandırılan skandalı konu alıyor. Sanat ve kültür çevrelerinden, kurgusu, çekimi ve müziğiyle olumlu eleştiriler almasına rağmen filmde Olof Palme’nin genç kızlarla para karşılığı ilişkiye giren biri olarak gösterilmesi tepkilere yol açıyor. Daha film gösterime girmeden pek çok kişi Parlamento Adalet Müfettişliğine başvurarak ifira atmak suçundan film yönetmeni hakkında soruşturma açılmasını istedi. Dün de Olof Palme’nin oğlu Mortan Palme, babasının küçük kızları kullanan bir pedofil olarak gösterilmesini kabul edemeyeceklerini belirterek suç duyurusunda bulundu.

Palme'yi andıran bölümlerin çıkarılması isteniyor

Filmin yönetmeni Mikael Marcimain ise filmde yer alan başbakanın devleti temsil eden bir sembol olduğunu ve Olof Palme olarak anlaşılmaması gerektiğini söyleyerek kendini savunmaya çalışıyor. Ancak hem kültür çevreleri, filmde gösterilen başbakan tiplemesinin kıyafet, davranış ve konuşmalarının içeriğiyle bilinçli olarak Olof Palme’yi andırmasını amaçladığını söylüyorlar.
Son bir kaç gündür tartışmalar politik bir karekter kazandı. 1982-1989 yılları arasında Kültür Bakanlığı yapan Bengt Göransson film aracılığıyla Palme’ye karşı 1970 yıllarda olduğu gibi nefret yayılmaya çalışıldığını söyledi.
Şimdi sanat ve politika çevreleri Parlamento Adalet Müfettişi’nin alacağı kararı merakla bekliyor. Sanat ve kültür çalışmaları hakkında dava açılması İsveç’te olağan dışı. Pek çok kişi Palme’yi andıran bölümlerin filmden çıkarılmasıyla sorunun çözülebileceğini ve dava açılmasına gerek kalmayacağını düşünüyor.


MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM