
Tecavüze maruz kalan çocukların, tecavüzcü erkekler ile evlendirilmesine izin veren yasal düzenleme, kadınların tepkisi ile geri çekildi. Ancak hem Saray’dan hem de AKP’den gelen açıklamalara bakılırsa, iktidar düzenlemeden vazgeçmiş değil.
ANF muhabiri Arzu Demir’in sorularını yanıtlayan HDP İstanbul Milletvekili Avukat Filiz Kerestecioğlu, AKP’nin ”Resmi nikah yapamadıkları için mağdur olan aileler var" şeklindeki tespiti için, “Bu kesinlikle doğru bir tespit değil. Aslında çocuk istismarcılığını aklamak, üstünü örtmek için öne sürülen bir tez. Dedikleri gibi olsaydı, en azından getirdikleri düzenlemede bir yaş sınırlaması olurdu. “Aralarında şu kadar yaş farkı olan çocuklarda böyle bir mağduriyet varsa" denilirdi. Kamuoyunun, özellikle de kadın örgütlerinin baskısıyla geri çekmek zorunda kaldıkları düzenlemede ise hiçbir yaş sınırı yoktu. 50 ya da 70 yaşında olsun cinsel saldırıda bulunan kişiler cezasızlıkla ödüllendirilecekti. Geri çekilen tasarı budur” değerlendirmesini yaptı.
Tasarı yasalaşsaydı…
Kerestecioğlu, tasarının yasalaşması durumunda çocukların evlenmeye zorlanacağını, ailenin ve etrafın da baskısıyla, defalarca aynı cinsel saldırıyı yaşayarak devam ettirmek zorunda kalacağını ifade etti. Devamla ise, “Ekonomik güçleri yeterli olmayan aileler belki de para baskısı ile çocuklarını evlendirmeye mecbur bırakılacaklardı. Bu bahsettiklerimiz gerçekten vahşi şeyler. Çocukla istismarın çocukla evliliğin zaten yan yana asla gelmemesi gerekiyor. Çocukla oyununun, çocukla eğitimin yan yana gelmesi gerekiyor” diye konuştu.
Çocuk hakları komisyonu kurulmalı
Kerestecioğlu, tasarının değiştirilmesine yönelik ise konunun çocuk ve kadın örgütleri ile uzun uzadıya değerlendirilmesi, acilen Çocuk Hakları Komisyonu’nun kurularak faaliyete başlaması gerektiğini vurguladı.
‘Teyakkuzda olmalıyız’
AKP’nin ilk fırsatta sözkonusu düzenlemeyi gündeme getirmek için çabalayacağını, bu nedenle kadın ve çocuk örgütlerinin her zaman teyakkuz halinde olması gerektiğini söyleyen Kerestecioğlu, şunları ifade etti: “İstedikleri düzenlemenin, küçük değişiklikler ile yeniden pişirilip önümüze getirilmesine karşı hazırlıklı olmalıyız. Bu anlamda kadın ve çocuk örgütlerine güveniyorum. Zaten düzenlemeyi engelleyenler de onlar oldu. Ancak bizim öncelikli olarak ‘Olması gereken budur’ diyen bir deklarasyon yayınlamamız gerekiyor. Bunun için de her türlü destek mekanizmasının kurulması için mücadele etmeliyiz” dedi.
‘Meşru gösterilmesine izin vermeyeceğiz’
AKP’nin evrensel hukuk kurallarını, uluslararası sözleşmeleri hiçe sayarak, dini kurallar çerçevesinde meşru gördüğü bir anlayışı yasallaştırmak istediğini söyleyen Kerestecioğlu, şöyle konuştu: “Adalet Bakanlığı, 3 bin mağduriyetten bahsediyor. Bunlar kim? Yaşları nedir? Hiçbir bilgi, istatistik yok. Zaten istatistik veri yoksunu bir ülkeyiz, özellikle böyle olmaya da devam ediyorlar. Çünkü istatistik, veri aynı zamanda bazı şeylerin şeffaf olarak ortaya konulması demek. Bu da istemedikleri bir şey.
Komisyon görüşmeleri sırasında AKP’li bir milletvekili kendisine bir mektup geldiğini söyleyerek, "Ali Bey, benim çocuğum var ve eşim hapishanede. Biz birbirimizi severek beraber olduk" diye bir mektup okudu. Ben de ona karşı "Merhaba Ali Bey. 12 yaşında cinsel saldırıya uğrayan biriyim. Benim çocuğum var, beni zorla evlendirmek istiyorlar. Ailem, etrafımdakiler baskı yapıyor. 60 yaşında birinin tecavüzüne maruz kaldım. Bu benim için cinsel saldırının tekrar tekrar yaşandığı bir hapishane haline gelecek" diye bir mektup okudum. Şimdi hangi mektubuna inanacağız? Bakmamız gereken ikinci mektup elbette. Hiçbir şekilde çocuk istismarını meşru gösterecek bir anlayışı savunamayız, bunun da meşru gösterilmesine asla izin vermeyiz.”
HABER MERKEZİ